BIST 100 75.727 % -0,27
USD/TRY 3,4772 % 1,00
EUR/TRY 3,6724 % 0,43
Piyasalar
75.727
% -0,27
3,4772
% 1,00
3,6724
% 0,43
1,0561
% -0,51
10,94
0,31
1.159,86
% -0,93
54,33
% 0,82

Analiz: Tarımda Çin etkisi (2)

Çin'in her geçen yıl artan tarımsal ithalatı birçok ülkenin tarımsal üretim ve fiyat dengelerinde oynaklık yaratıyor. Orta ve uzun vadeli tarım politikası olan ülkeler ise Çin'in ithalatını fırsata çeviriyor

İRFAN DONAT 24 03 2015, 10:04

Çin'deki ekonomik büyüme ve değişimin küresel tarım politikalarına olan yansıması herkesi yakından ilgilendiriyor. Bir önceki analizde Çin'in tarım sektörü açısından artan ithalat talebinin nedenlerine değinmiştik. Bu değişimin diğer ülkelere yansıması da küresel tarımda arz-talep dengesi ve fiyat dalgalanmaları açısından kritik önemde.

Çin, tarım sektörünün geleceğine yönelik politikaları, kendi dış politkasının da bir parçası olarak görüyor. Son yıllarda sınırları dışında başka ülkelerden satın alınan ya da kiralanan tarımsal arazileri ve tarımsal yatırımlar da bu politikaların bir parçası niteliğinde. Bu açıdan, Çin'in gıda güvenliği ve kendi içinde arz-talep dengesini sağlamak adına dünyanın farklı bölgelerinde tarım arazilerine milyarlarca dolarlık yatırımları devam ediyor. Pekin Yönetimi, başta Afrika olmak üzere Asya ve Latin Amerika bölgesinde - özellikle az gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkelerde - tarım yatırımlarına ağırlık veriyor.

Çin, ithalat politkalarında da farklı kaynaklara yönelerek hem ileride yaşanacak olası ambargo riskini bertaraf ediyor hem de daha düşük fiyat konusunda avantaj elde ediyor. ABD Tarım Bakanlığı'nın raporundan bir örnek vermek gerekirse ABD, son yıllarda Çin'in en fazla mısır ithal ettiği ülkelerin başında geliyordu. Ancak Pekin Yönetimi, mısır ithalatında sadece ABD'ye bağımlı kalmamak için kapılarını 2012'de Arjantin ve Ukrayna'ya da açtı ve ithalat yaptığı ülke yelpazesini genişletti.


Tüm bu gelişmeler ışığında, Çin'in tarımsal politikaları küresel ekonomilerde kendi içinde risk ve fırsatlar barındırıyor.

Risk yaratıyor çünkü birçok ülkenin tarımsal üretim ve tüketim dengelerinde oynaklıklara sebep olabiliyor. Arz-talep dengesinden olumsuz etkilenen ülkeler ise daha çok, az gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkeler oluyor.

Örnek mi?

Dünyanın önemli pamuk ithalatçıları arasında olan Çin, bu piyasada yıllar içinde önemli dalgalanmalar yarattı ve yaratmaya devam ediyor. 2006 yılında 5 milyar dolara kadar çıkan pamuk ithalat hacminin 2009'da 2 milyar dolara gerilemesinin ardından 2012'de 11.8 milyar dolara yükselmesinin uluslararası piyasalarda pamuk fiyatı üzerinde yarattığı etkiyi tahmin etmek zor değil. Çin şuan ise dünyanın lider pamuk üreticisi ve en büyük ithalatçısı konumunda. Yani küresel pamuk piyasasında Çin'in izlediği politika diğer ülkelerin üretim ve fiyatlarını da etkisi altına alıyor.

Bunun en somut yansımasını Türkiye'de yaşadık. Son dönemde Çin'in sahip olduğu stok sebebiyle pamuk ithalatını azaltması söz konusu piyasayı olumsuz etkiledi. Dünya pamuk fiyatları son yılların en düşük seviyelerini gördü. Bu gelişmelere paralel olarak Türkiye'de pamuk üreticileri zor durumda kaldı.

Bir başka örnek ise soya fasulyesi tarafında.

Çin’de hayvansal ürünlere talep artıyor. Bu da soya gibi birçok hayvansal üretimde önem arz eden yem bitkilerine talebi yükseltiyor. Dünyada 260 milyon ton soya üretiliyor. Ticarete konu 100-105 milyon ton soyanın 70-75 milyon tonunu tek başına Çin alıyor. Söz konusu alım ya da stoklamalar piyasadaki fiyat artışı ya da dalgalanmalar açısından bir başka etken.

Peki fırsatlar nerede?” diye sorarsanız o da her geçen gün artan gıda talebi ve değişen tüketim alışkanlıkları ile birlikte Çin'in birçok ülke açısından potansiyel bir pazar olma niteliği. Ancak bu pazardan pay almak o kadar kolay değil. Türkiye gibi ülkelerin Çin'e tarımsal ürün ihracatı gerçekleştirmesi için fiyatlarda rekabet avantajı elde etmesi gerekiyor.

Artık tarımda politikalar oluşturulurken iç piyasa ve dengeler kadar yurtdışı pazar ve küresel piyasa dengelerinin de daha dikkatli gözetildiği bir süreçteyiz. Özetin özeti, Türkiye gibi ülkeler kendi içerisinde orta ve uzun vadeli tarım politikalarını oluşturamadığı sürece Çin gibi ülkelerin attığı her adım ya da aldığı her karar arz ve talep dengesi açısından kendi içinde bir risk barındıracaktır. Fırsatı yakalamak ise ülkelerin geliştireceği üretim-verimlilik-rekabet-pazarlama koşullarına bağlı. 

"Tarım'da Çin Etkisi" analizinin ilk bölümünü okumak için 

#pagebreak#

Yukarı

Business HT×