BIST 100 9.716,77 % -0,05
USD/TRY 32,5408 % 0,01
EUR/TRY 34,9430 % -0,09
Piyasalar
9.716,77
% -0,05
32,5368
% 0,00
34,9440
% -0,08
1,0727
% -0,02
44,89
0,00
2.335,06
% 0,11
89,28
% 0,30
En son haberlerden haberin olsun istemez misin?

2018 Bütçesi cebimize nasıl yansıyacak?

2018 Bütçe Kanun Tasarısı'nın mali tablolara yansıması nasıl olacak?

2018 Bütçesi cebimize nasıl yansıyacak?
EMRAH AKIN* 23 10 2017, 10:17

2018 Bütçe Kanun Tasarısı 17 Ekim’de TBMM’ne sunuldu. Bütçe Kanunları, önemli mali ve ekonomik perspektifler içeren metinler. Bütçe Tasarı’nın gelir tahminleri, 2018’de karşılaşmamız muhtemel mali tabloya ilişkin ciddi işaretler taşıyor. Önce Tasarı’nın temel büyüklüklerine, sonra da 2018’decebimizden çıkacak vergilere bakalım.

2018 Bütçesi’nin temel büyüklükleri…

Maliye Bakanı Sn. Ağbal’ın açıklamalarından ve TBMM’ne sevk edilen Bütçe Kanun Tasarısı’ndan gördüğümüz kadarıyla 2018 için planlanan temel bütçe büyüklüklerimizi aşağıdakigibi özetlemek mümkün.

Bütçe Giderleri
762,8 milyar TL
Faiz Hariç Giderler
691,1 milyar TL
Bütçe Gelirleri
696,8 milyar TL
Vergi Gelirleri(*)
599,4 milyar TL
Bütçe Açığı
-65,9 milyar TL
Faiz Dışı Fazla
5,8milyar TL
 (*) Red ve iadeler dâhil667,3 milyar TL

2017 için hedeflenen 46,9 milyar TL bir “bütçe açığı”; yılsonunda 60 milyar TL’yi rahatlıkla aşacak gibi görünüyor. 2018 için öngörülen açık rakamı da oldukça iddialı ve 2018’de de kuvvetli genişletici maliye politikasının uygulanacağına işaret ediyor. Kurumlar Vergisi ve MTV’deki artışlarla somutlaşan vergi artışlarının yanında, 2018’de çeşitli vergi indirim ve teşvikleri de görebiliriz.

2018 için öngörülen açık tahmini eğer tutturulursa, 2018 sonunda bütçe açığının GSMH’ya oranının %1,9 ila %2,2 bandında gerçekleşeceğini ve konuyla alakalı Avrupa Birliği’nin %3’lük MasstrichtKriteri’nin2018’de de sağlanacağını söyleyebiliriz.

Özetle, bütçe açığında 2018’de planlanan ciddi artış; kamu kesiminin önümüzdeki yıl genişletici“maliye politikaları” ile yine ekonominin içinde olacağına işaret ediyor.

Şimdi, kısaca 2018’de toplanması planlanan başlıca vergi gelirlerinin (red ve iadeleri dikkate almadan) ayrıntısına bakalım.

GELİR VE KURUMLAR VERGİSİ RAKAMLARI BİZE NE SÖYLÜYOR?

2018’de “Gelir Vergisi” tahsilatının 127,3 milyar TL olması öngörülüyor. Bu 2017’yekıyasla yüzde 13,4civarında bir artış anlamına geliyor.“Kurumlar Vergisi” tahsilatının ise 2017’yekıyasla yüzde 24 artışla 70,7 milyar TL olması bekleniyor.Yani kurumlar vergisinde artış beklentisi, gelir vergisindekindenoldukça yüksek. Kurumlar vergisine ilişkin gelir tahmini yapılırken, yüzde 20 olan vergi oranının yüzde 22’ye yükseleceği ve bunun da geçici kurumlar vergisini artıracağı dikkate alınmış gibi görünüyor.

Vurgulamakta yarar var, Türkiye ölçeğindeki bir ülke için kurumlar ve gelir vergisi rakamlarının pek tatmin edici olduğunu yine de söylemek zor. Bu durumun temel nedeni ise “kayıt dışı ekonominin”oranının GSMH’nın yüzde 20 ila 25’i arasında seyretmesi ve türlü önlemlere rağmen düşürülememesi. Özetle, kayıt dışı ekonomiye ciddi bir neşter vurmadan bu iki vergiden beklenen performansın görülmesi oldukça zor.Yüzde 22’ye yükseltilen kurumlar vergisi oranının, kayıt dışı ekonomi ile mücadele yolunda olumsuz bir etkisi olacağını da öngörmemiz lazım.

VERGİLERİ YİNE ÖTV VE KDV SIRTLAYACAK!

2018’de de ÖTV hem toplam bütçe gelirlerimiz içinde hem de toplam vergi gelirlerimiz içinde en yüksek paya sahip gelir kaynağı olarak dikkat çekiyor. 2018 için planlanan ÖTV geliri yüzde 8,4 artışla 147,5 milyar TL. Özetle 2018’de vergi gelirlerimizin yaklaşık yüzde 22’si ÖTV’den gelecek ki bu oldukça yüksek bir oran.

ÖTV’nin içerisinde de her zaman olduğu gibi “petrol ve doğalgaz ürünleri (68,5 milyar TL) ve tütün mamulleri (37,8 milyar TL)” başı çekiyor. Arkalarından da 23,5 milyar TL ile “motorlu taşıt araçları” geliyor. ÖTV’de planlanan artış -geçtiğimiz yıllara kıyasla- bir miktar düşük. Bu durumu 2018’de iç ekonomi çok hareketli olmayacak şeklinde de okuyabiliriz.

Belirtelim, ÖTV, KDV’nin matrahına girdiği için ek bir KDV yükü de yaratıyor. Çok kaba bir hesapla, üzerinden toplam 147,5 milyar TL ÖTV alınan tüm ürünlerin %18 KDV’ye tabi olduğunu varsayarsak; bu ürünler üzerinden ÖTV nedeniyle yaklaşık 26,5 milyar TL de ek KDV tahsil edileceğini söyleyebiliriz.

ÖTV konusunda dikkat çekici iki noktayı daha paylaşalım. ÖTV kaynakları arasında en yüksek artışlar yüzde 124,4 ile “kolalı gazozlar” ve yüzde 30,5 ile “dayanıklı tüketim ve diğer mallarda” karşımıza çıkıyor. Kolalı gazozlardaki artış, torba yasa tasarısı ile ÖTV kapsamına dahiledilen meyveli gazozlar ve enerji içeceklerinden kaynaklanacak gibi görünüyor.

Dayanıklı tüketim ve diğer mallarda vergi, ÖTV’nin torba liste de denilen 4 sayılı listesine göre alınıyor. Bu listede, beyaz eşyalardan, elektronik ve kozmetik ürünlerine kadar geniş bir yelpazedeki mallar var. Bütçe tasarısındaki ciddi artış rakamına bakarak, 2018’de bu listeye bazı yeni malların gireceğini öngörebiliriz.

2018 için tahsili öngörülen ÖTV ve KDV (dâhilde122,4 milyar TL ve ithalatta 107,8 milyar TL) toplamı322,9 milyar TL civarında. Diğer bir anlatımla, 2018’detoplam vergi gelirlerinin yüzde 56’dan fazlası sadece ÖTV ve KDV’den gelecek. Bu tabloya bakarak, 2018’de de vergi gelirleri içerisinde ağırlığın yine “dolaylı vergiler” lehine olduğunu söylemek mümkün; kaldı ki bu rakamların içerisinde 2018’de 15,3milyar TL’yeulaşacak olan Banka ve Sigorta Muameleleri ve 4 milyar TL’likÖzel İletişim Vergisini de eklemiş değiliz.

Bu aşamada altını çizmemiz gereken bir nokta da enflasyon konusu. Nispi vergilerin karakteristiği gereği, ürünlerin fiyatına ve dolayısıyla enflasyona yansımaları da ciddi oluyor. Örnek verelim, Merkez Bankası’nın hesaplamalarına göre, üzerinden %65,25 nispi ÖTV alınan bir paket sigarda meydana gelen 1 birimlik maliyet artışı, sigara fiyatına tam 8 kat yansıyor. Bu durumun doğal sonucu olarak küçük maliyet artışları bile enflasyonu dramatik şekilde arttırıyor. Özetle ÖTV ve KDV oranlarındaki her artışın enflasyon politikasına da ciddi bir zarar verebileceğini öngörmek lazım.

MOTORLU TAŞITLAR VERGİSİNE NE GETİRECEK?

TBMM gündemindeki yasa tasarısı nedeniyle,Motorlu Taşıtlar Vergisi son dönemin en popüler vergisi. Torba yasa ile ilan edilen dramatik -akabinde bir miktar düşen- artış oranı ve 2018’den itibaren iktisap edilecek otomobiller için getirilen “taşıt değeri” kriteriyle MTV oldukça dikkat çekiyor. MTV’nin 2018 bütçe tasarısı içindeki büyüklüğü yüzde 22,7 artışla 13,6 milyar TL. Önceki yıllardaki MTV artış oranlarının yüzde 10-15 bandında olduğunu da belirtelim.

Altını çizmekte yarar var, 1 Ocak 2018’den itibaren satın alınacak araçlara uygulanacak “taşıt değeri” kriteri2018 ve takip eden yıllarda MTV gelirlerini ciddi biçimde arttırmaya aday.

Neredeyse hiç tahakkuk ve tahsilat sıkıntısı olmayan MTV, 2018 bütçesi için de sağlam ve güvenilir bir vergi geliri olarak karşımıza çıkacak gibi görünüyor.

HARÇLAR,DAMGA VE ÖZEL İLETİŞİM VERGİSİ

2018’de“azalış” öngörülen tek vergi Özel İletişim Vergisi (ÖİV). Şu an TBMM gündeminde olan torba yasa tasarısı ile üçlü oran yapısından yüzde 7,5’lik tek bir orana geçilen ÖİV için 2018’de cebimizden 4 milyar TL çıkacak. 1999 Marmara Depremi’nin ardından “geçici” olarak getirilen ve sonradan kalıcı hale gelen ÖİV, bütçe içerisindeki yerini hala koruyor.

2018 Bütçe Tasarısı içinde Damga Vergisi de 18 milyar TL ile yerini almış durumda. Bu rakam 2017’ye göre Damga Vergisi’nin %16,8 artacağı anlamına geliyor. Geçtiğimiz dönemde, Damga Vergisi yükünün azaltılması için atılan ciddi adımlara rağmen, Damga Vergisi hala bütçede ciddi bir ağırlığa sahip.

Ülkemizi “iş yapma kolaylığı endekslerinde” alt sıralara çeken, sözleşme taraflarını kayıt dışısözleşme yapma konusunda motive eden, sözleşme yapma özgürlüğünü zedeleyen ve yarattığı ciddi maliyetler nedeniyle uluslararası yatırımların ülkemize çekilmesini zorlaştıran damga vergisinin daha ciddi miktarlarda düşürülmesi veya kaldırılması için 2018’de ek adımların atılması yararlı olacaktır diyebiliriz.

Harçlar da bütçenin önemli kalemleri arasında. Çok geniş bir yelpazeye yayılan harçlar için 2018’de yüzde 22,2’lik bir artışla 23,7 milyar TL bir gelir tahsilatı bekleniyor.Bu tutarın 13,4 milyar TL’sinin de tapu harçlarından geleceğini belirtelim.

TASARI’DA DİKKAT ÇEKEN DİĞER NOKTALAR NELER?

Tasarıya bakınca 2018’de 12 milyar TL “Para Cezası” salınacağı da görülüyor. Bu tutarın 3,2 milyar TL’sinin “Trafik Para Cezası” olmasının planlandığını söyleyelim.

Tasarıya göre 2018’de “kamu lojman” satışlarından 5 milyon TL bekleniyor. Uzun süredir tartışılan bir konu olan lojman satışına ilişkin olarak yakın dönemde Sn. Ağbal, üçbin kamu konutunun satışından 500 milyon TL gelir beklendiğini belirtmişti; ancak bu rakam tasarıya henüz yansımamış gibi görünüyor.

2018’de vergi gelirleri için 67,9 milyar tutarında bir “red ve iade” bekleniyor. Bu red ve iade rakamı sonrasında vergi gelirleri nette 599,4 milyar TL’ye düşüyor. Red ve iade tutarı içinde en büyük pay her zaman olduğu gibi 56,4 milyar TL ile KDV’ye ait.  

Bütçenin gider tarafına da kısaca bakalım…

762,8 milyar TL olarak öngörülen bütçe giderleri içindeki aslan payı 299,4 milyar TL ile “cari transferlere” ait. Cari transferler, kamunun cari nitelikteki mal ve hizmet alımlarını finanse etmek için yaptığı karşılıksız ödemeleri kapsıyor. 2017’de cari transferlerin 249,3 milyar TL öngörüldüğünün de altını çizelim.

Bu rakamın üzerine, 66 milyar TL öngörülen “mal ve hizmet alım giderleri” de eklenince, kamu kesiminin 2018’de iç piyasada oldukça etkin olacağı öngörülebilir.

Giderler içinde ikinci büyük kalem 183,1 milyar TL ile “personel giderleri”. 2018’de 71,7 milyar TL “faiz gideri” öngörüldüğünü de vurgulayalım.

SORUMLU VERGİCİLİK BAKIŞIYLA…

 2018 Bütçe Kanun Tasarısı’na bakınca, bütçe ve dolayısıylavergi gelirlerimizinhala büyük oranda “dolaylı vergilere” dayanıyor olduğu görülüyor. Dolaylı vergilerin, ekonomik konjonktürünolumsuz etkilerine çok daha hızlı tepki verdikleri düşünülünce, 2018’de yaşanabilecek ekonomik dalgalanmaların, bütçe gelirleri üzerinde -özellikle de ÖTV ve KDV kanalı üzerinden- ciddi etkisi olacağını öngörebiliriz. Muhtemel ekonomik dalgalanmalar ve genişletici maliye politikaları neticesinde ortaya çıkacak olan gelir ihtiyacının, 2018’de de ek vergisel tedbirleri sürekli gündemde tutacağını söylemek mümkün. Bu tedbirlerin içerisinde, ÖTV ve KDV’yi sıklıkla duymamayı ve kayıt dışı ekonomi üzerinden yaratılacak doğrudan vergi tahsilatı ile bu muhtemel ihtiyaçların karşılanmasını dileyelim.

*Emrah Akın, YMM, Şirket Ortağı, KPMG Türkiye Vergi Bölümü. Lisans eğitimini Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde Kamu Yönetimi; yüksek lisansını ise Boston Üniversitesi’nde Finansal Ekonomi alanında tamamlamış; aynı dönemde, Harvard Üniversitesi’nde İşletme Ekonomisi alanında da öğrenim görmüştür. İş hayatına Maliye Müfettiş Yardımcısı olarak başlamış, 2006-2008 yılları arasında Gelir İdaresi Başkanlığı Ankara Vergi Dairesi Başkanlığında Grup Müdürlüğü görevini yürütmüştür. 2010 yılında Maliye Başmüfettişliğine atanmış, aynı dönemde “Maliye Bakanlığı Merkez Rapor Değerlendirme Komisyonu” ile “Maliye Teftiş Kurulu Rapor Değerlendirme Komisyonu” Üyeliklerinde de bulunmuştur. 2011’de Ekonomi Bakanlığı, Bakan Özel Danışmanlığı görevine atanan Akın, 2013 yılında kamudaki görevinden ayrılarak uluslararası danışmanlık ve denetim şirketi KPMG’ye katılmıştır.

** Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve BusinessHT'nin editöryel politikasını yansıtmayabilir. Ayrıca burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değil, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

Yukarı

Business HT×