BIST 100 108.489 % 0,05
USD/TRY 3,6710 % 0,69
EUR/TRY 4,3273 % 0,06
Piyasalar
108.489
% 0,05
3,6710
% 0,69
4,3273
% 0,06
1,1784
% -0,57
12,31
0,05
1.280,48
% -0,75
57,75
% 0,91

Dünya aşırı uçlarını törpülüyor mu?

Özellikle Avrupa'daki aşırılıkçı hareketlerin yükselmesi sonrasında “Acaba dünya İkinci Dünya Savaşı öncesi yaşanan bir kutuplaşmaya mı gidiyor” diye sorarken bu aşırı uçların belki de yavaş yavaş törpülenmeye başladığına dair işaretler geliyor.

Dünya aşırı uçlarını törpülüyor mu?
AKIN AYTEKİN* 12 10 2017, 08:36

Tanıdıklarınıza, sevdiklerinize, yakınlarınıza ve hatta belki de hiç tanımadıklarınıza nasıl bir 2016 yılı geçirdiğini sormayı hiç denediniz mi? Büyük ihtimalle denemediniz çünkü bütün dünya ve insanlık için harikulade şanssız bir yıl oldu. Gezegenlerin açıları, Merkür’ün retro olması veya başka herhangi bir konstelasyonu bunun nedeni olarak gösterebilirsiniz; anlamayacağımız için hayranlıkla ağzınızın içine bakıp “Valla doğru, ben de aslında böyle şeylere inanıyorum. Mesela ben ikizler burcunun tanımına birebir uyuyorum” diyeceğizdir.

Fakat henüz her şey kaybedilmiş değil. 2016 yılının (hatta belki de daha öncesinin) en can sıkıcı gelişmelerinden bir tanesi ABD ve Avrupa da dahil olmak üzere dünyanın dört bir yanında baş gösteren aşırı hareketlerin devlet yönetimlerine birer birer sızması oldu.

İngiltere Brexit ile piyasaları, Donald Trump ırkçı seçim kampanyasıyla insanlığı ve onun öncesinde Yunanistan, İtalya ve İspanya gibi ülkelerde aşırı sağ veya aşırı sola ait partiler senatolara girerek konvansiyonel siyaseti sarstı.

İşte tam “Acaba dünya İkinci Dünya Savaşı öncesi yaşanan bir kutuplaşmaya mı gidiyor?” diye sorarken bu aşırı uçların belki de yavaş yavaş törpülenmeye başladığına dair işaretler geliyor.

Öncelikle İngiltere’den başlayalım. Geçtiğimiz yılın Haziran ayında bir referandum ile Avrupa Birliği’nden (AB) ayrılma kararı alan İngiltere’de törpülenme süreci aslında referandumdan hemen sonra başladı. Frentik bir şekilde ayrılmayı savunan İngiltere Bağımsızlık Partisi (UKIP) lideri Nigel Farage toplamda dokuz yıl yönettiği partisinden referandum “zaferine” rağmen istifa etti. Avrupa Birliği’nin de İngiltere’ye ayrılırken mümkün olan en ağır acıyı yaşatma isteği sonrası süreç daha da zorlaştı ve ayrılık için göreve getirilen hükümet içinde de kavgalar başladı. Geçtiğimiz hafta Başbakan Theresa May’in “İngiliz rüyası”nı anlatmak için yaptığı konuşma bir kâbusa dönüştükten sonra çığ gibi büyüyüp Dışişleri Bakanı Boris Johnson öncülüğünde liderliğinin sorgulandığı dedikodularını ayyuka çıkardı. May kendi liderliğine olan güvenden emin olmadığı için yeniden liderlik seçimine gidemediği gibi partisi Muhafazakâr Parti de halkın kendilerine olan güvenini kestiremedikleri için bir erken seçime gidemiyorlar. 

 

İşte tüm bunların ışığında bir başka “aşırı uç” Fransız Marine Le Pen’in de AB ve euroya karşı tutumunu yumuşatmaya başladığı görülüyor. Mayıs ayında Macron’a karşı yüz kızartıcı bir seçim mağlubiyeti yaşayan Le Pen artık eurodan ayrılmadan da Fransız vatandaşlarının hayat standartlarının yükseltilebileceğini belirtiyor. Reuters’in haberine göre Valeurs Actuelles dergisine bir yorum yazan Le Pen, “Eurodan veya Avrupa Birliği’nden ayrılmadan Fransızların hayatını birkaç alanda iyileştirmek mümkün … Fransa halkını duyduk” diyor. Seçim yenilgisine kadar sergilediği aşırı tutumdan dolayı o dönemde halkı duyup duymadığını sorsak herhalde Le Pen’in cevabı “duydum ama yanlış anladım” olacaktır. 

Okyanusun diğer tarafında Donald Trump’a olan destek kasırgalara verdiği cevabın ardından yaklaşık bir puan artmış olsa da hâlâ yüzde 38 ile bugüne kadar herhangi bir ABD başkanına verilen desteğin en düşük seviyelerinde. Öyle ki ABD futbol liginden basın kuruluşlarına, kendi dışişleri bakanından eski ABD başkanlarına kadar birçok kişiye sataşan Trump’a yönelik soruşturma da son hızla ilerliyor. Bu soruşturma konusunu aklımızın bir köşesinde sürekli tutmak lazım. Özel savcı Robert Mueller bir jüri oluşturdu ve Trump’ın oğullarından bir tanesini sorguya aldı bile.

Bunların yanında İtalya’da da 2018’in Mayıs ayında yapılacak genel seçimler öncesinde parlamentonun üst ve alt kanadının farklı seçim sistemlerini harmonize etmeye yönelik çalışmalar başladı. Bu çalışmaların arkasındaki temel hedef: Aşırılıkçı bir ajanda izleyen Beş Yıldız Hareketi’ni seçimlerde parlamento dışında tutabilmek. 

Velhasılıkelam karanlıkta geçirdiğimiz 2016’dan sonra 2017 biraz daha Nazım’ın o meşhur Nikbinlik şiirini hatırlatıyor: Güzel günler göreceğiz, güneşli günler

* BloombergHT Editörü. ABD’nin Westminster College üniversitesinde ekonomi – siyasal bilimler eğitimi almasının ardından 2010 yılında Türkiye’ye dönerek gazetecilik yapmaya başladı. Daha önce the Wall Street Journal gazetesi ve Reuters haber ajansının İstanbul ofislerinde çalıştı. 

** Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve BusinessHT'nin editöryel politikasını yansıtmayabilir. Ayrıca burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değil, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

Yukarı

Business HT×