BIST 100 104.539 % -0,46
USD/TRY 3,9553 % 0,90
EUR/TRY 4,7212 % 1,55
Piyasalar
104.539
% -0,46
3,9553
% 0,90
4,7212
% 1,55
1,1933
% 0,69
14,15
-0,06
1.288,37
% -0,24
63,86
% 0,49

Eylül ayını anlamaya çalışırken...  

Küresel piyasalar, Harvey Kasırgası, Kuzey Kore tehdidi ve merkez bankaları belirsizliği ile eylül ayına başlıyor

Eylül ayını anlamaya çalışırken...  
ARZU TOKTAY 05 09 2017, 15:17

Ağustosun  ikinci yarısı piyasalar için hareketli geçti. Gündem maddeleri, piyasalar eylül ayı içerisinde de volatilite artışına gebe izlenimi verirken bardağın dolu tarafından bakınca harekette bereket olabilir. 

Öncelikle son on günde yaşananlara bakacak olursak;

Harvey Kasırgası'nın ABD'ye maliyetinin 75 ile 125 milyar dolar arasında olacağı tahmin ediliyor. Enerjiden ulaştırmaya istihdam kapasitesi yüksek birçok sektörün faaliyet gösterdiği Teksas eyaletinde yaşanan felaketin ekonomik olumsuz etkisi yüksek yorumları var. Korkulan olmayabilir, rafineriler hızlı bir şekilde üretime dönebilir. Altyapı yatırımları ve bölgenin yeniden inşası ekonomik aktiviteye ivme kazandırabilir.

Piyasa etkisine gelince, hatırlayalım Katrina Kasırgası petrol fiyatlarını haftalar boyunca süren bir etki ile yukarı taşımıştı. Bu kez rafineri ürünler “benzin ve fuel oil” dışında enerji piyasasında kasırga etkisi göremedik. Nedeni o zamandan bu yana Amerikan ekonomisinin enerji bağımlılığının azalmış olması. 2005 senesinde Amerika en büyük petrol ithal  atçılarından biri iken 2017 senesinde üretici ve ihracatçı ülke olarak iyi bir konuma geldi. 

İşin ilginç yanı kasırga sonrası piyasalar son tarihi 29 Eylül olan borç limiti konusunda daha iyimser düşünüyor, neden mi?

Harvey’in yaraları bir an önce sarılmak istenirken, politika yapıcılar limit artırımı konusunda ağırdan almayacak beklentisi oluştu. Daha da ilginç olanı bir doğal afet ve aynı dönemde bölge ülkelere tehdit bir ülke Kuzey Kore ardından Trump’ın  ABD lehine eko politikalar arayışı sanki her geçen gün anlam kazanıyor. Basın öncesinde sürekli negatif yorum yaparken durum değişiyor ve en önemlisi “Trump iyimserliği” artıyor. Ticaret anlaşmaları, vergi reformu ve eylül sonu borçlanma limiti gündemdeyken Başkan’ın eli güçleniyor mu?

Piyasa algısı ne kadar önemli bir kez daha anladık. Tehdit bir ülke, hiddetli bir kasırga ve ağustos ayı istihdam verisine rağmen,  geçtiğimiz haftanın son işlem gününde;

ABD 10 yıllık tahvil faiz oranları yüzde 2,16 seviyesine yükseliyor, S&P 500 endeksi kritik 2475 seviyesine doğru yol alırken Dolar Endeksi (DXY) kafasını kaldırmak için çabalıyor.

Ağustosta istihdam genelde beklenti altında kalırmış ancak sonrasında artan tüketici güveni ile moraller yerine gelmiş. Geçelim bunları önemli olan algı ve liderliğini kaybetmek istemeyen ABD'nin ekonomik ve politik arenada daha kararlı adımlar atacağına yönelik inanış güçleniyor. 

Haftaya başlarken Kuzey Kore yine sıcak gündem ve 9 Eylül ülkenin kuruluş yıl dönümü. Ne söyleyebiliriz bölge ülkeleri kafalarını eğsin her an bir füze teğet geçebilir..  Tepkiler sertleşirken askeri müdahale ihtimali piyasalar için önemli bir risk unsuru olarak “hafiften” fiyatlanıyor. "Hafiften" diyoruz çünkü bu ihtimalin gerçeğe dönüşmesi çok daha büyük karışıklığa yol açabilir.

Öte yandan, Avustralya (RBA),  Kanada (BOC) ve Avrupa (ECB) olmak üzere üç merkez bankası toplantısı var. Kanada tarafında, yüzde 0,3 olarak açıklanan haziran büyüme rakamı, eylül ayı faiz artırım olasılığını 55,5 seviyesine yükseltti. Ekimde faiz artırımı yüzde 74,6 ile daha yüksek olasılık ve Kanada Doları’nın karara tepkisi takip edilmeye değer.

Avustralya için 2018 yılından önce bir faiz artırımı tahminler içerisinde yer almazken haftanın primadonnası Avrupa;

ECB temmuz toplantısı sonrasında oluşan varlık alımlarını azaltma konusunu bu toplantıda ele alacak mı? Bankanın ekonomik tahminlerini gözden geçireceği bu toplantıda enflasyon tarafında aşağı yönlü bir güncelleme olacak mı? Varlık alım programına ilişkin detayların oluşmadığı ve euroda değer kazanımı ve diğer enflasyon destekleyici göstergelere bağlı olarak enflasyon tahmininin aşağı yönde güncellendiği bir sonuç “Euro negatif”.

Aksi olarak varlık alımlarını azaltma ve zamanlamanın konuşulduğu ve bir çerçevenin oluştuğu senaryo euronun yeni yüksek denemesi için ideal ortamı yaratır. Şimdilik bu olasılığı zayıf ihtimal olarak görüyoruz banka bu tarz bir açıklama için daha uygun ekonomik koşullar istiyor olmalı. Bekleyip göreceğiz.


 * İstanbul Üniversitesi İngilizce İşletme Fakültesi mezunu  Stratejist Arzu Toktay,  eğitim hayatını İşletme İktisadı Enstitüsü Finansal Kurumlar Yöneticiliği programı ile tamamlayarak 1993 yılında iş hayatına atıldı. O tarihten bu yana aracı kurum, portföy yönetimi, özel bankacılık, vadeli ve opsiyon piyasası ve araştırma bölüm yöneticiliği olmak üzere finans sektörünün çeşitli alanlarında çalıştı. Haziran 2017'den bu yana uzmanlığı olan döviz ve emtia piyasasında analiz ve danışmanlık faaliyetlerine lisanslı olarak devam etmektedir.

** Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve BusinessHT'nin editöryel politikasını yansıtmayabilir. Ayrıca burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değil, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

Yukarı

Business HT×