BIST 100108.615% 1,32
USD/TRY3,4940% -0,70
EUR/TRY4,1286% -0,23
Piyasalar
108.615
% 1,32
3,4940
% -0,70
4,1286
% -0,23
1,1814
% 0,45
11,61
-0,08
1.290,13
% 0,47
51,67
% -1,99

Asya 1997 Krizi'nden ders çıkardı mı?

Krizden 20 yıl sonra aciliyet hissine yeniden ihtiyaç var

Asya 1997 Krizi'nden ders çıkardı mı?
MICHAEL SCHUMAN 19 06 2017, 11:17

Güney Kore eski başkanı Kim Dae-jung, bir keresinde bana 1997 Asya Finansal Krizi sonrası reform ruhunu gözler önüne seren bir hikaye anlatmıştı. Paniğe uğramış Seul'lu bir ziyaretçi kendini dinleyecek kişiler ararken, Kim Dae-jung, Vietnam'da resmi bir gezideydi. O kişi sonradan Kore'nin en büyük ikinci şirketi Daewoo Group'un parlak kurucusu Kim Woo-choong'du. Hanoi'de kahvaltı ederken, işadamı Kim Woo-choong şirketlerinin iflasa doğru gittiğini söyledi ve yardım için başkana yalvarmaya başladı.

Geçmiş zamanlarda böylesi bir hareket işe yarayabilirdi. Kore başkanları zamanında ekonomik büyümeye hızla katkıda bulunabilen 'chaebol' adı verilen büyük ölçekli aile şirketlerini desteklemeleriyle bilinirlerdi. Bu durum ekonomik krizle sonuçlanan borç, aşırı kapasite ve rüşvet sorununu doğurmuştu.

Başkan Kim, her ne kadar sancılı bir süreç olduğunu bilse de bu şirketlere karşı yeni bir yaklaşımın gerekli olduğunu düşünüyordu. O gün Daewoo'nun kurucusunu sadece şu öğüdü vererek geri gönderdi: "Kendi problemini kendin çöz!". Daewoo kısa bir süre sonra iflas etti. 

O gün verdiği karar cesur bir hareketti fakat bu karar yetkililerin ülkeyi ekonomik krizden kurtarmak için vermeleri gereken onlarca zor karardan sadece biriydi. 20 yıl önce bir Temmuz ayında, Asya'nın en iyi ekonomilerinden bazıları - Kore, Endonezya, Tayland ve Malezya- derin bir borç batağına sürüklendi, yatırımcılar çekildi, para birimleri çöktü, şirketler battı.
Ben o zamanlar Seul'da muhabirdim ve görünüşe göre her hafta beraberinde yeni reformlar getiriyordu.

Bankalar kapandı, şirketler yeniden yapılandı, holdingler dağıldı ve pazarlar açıldı. Endonezya otokrasiyi bırakıp demokrasiye yöneldi. Bazı durumlarda yasama, reform uğruna sert yaptırımlarla birçok insanın canını yaktı. Cakarta büyük çaplı isyanlar süresince alev alev yandı. Memurlar, utançlarından ailelerine kovulduklarını söyleyemedikleri için her sabah takım elbiselerini giyip bütün gün parkta otururdular. Fakat Asya, finansal krizden her zamankinden güçlü çıktı. Çünkü başkanlar, bakanlar ve teknokratlar çoğu zaman zorlayıcı sorumluluklarından kaçmadılar. 

Maalesef 1997'deki o ruh büyük ölçüde kayboldu. Son yıllarda Asya reformlarından ziyade riskler ve problemler karşısında bile sakin kalmasıyla bilinir oldu. Ancak yeni risklerle karşılaştıkça hükümet yetkililerinin 20 yıl öncekine benzer ruhu yakalayıp o ruhla uyuşan kararlar vermesi gerekecektir.

Örneğin, 20 yıl önce Kim Dae-jung, Daewoo'nun fişini çekti ama Dae-jung'un varisleri, chaebol başkanlarının gücünü azaltıp kendi hakimiyetlerini arttırmak yerine başkanların suçlarını örtbas etmeye devam ediyorlar. Bu hareketlerinin sonuçları da ağır oluyor. Geçtiğimiz yıl başka bir chaebol kökenli firmanın yolsuzluk skandalı, son Kore başkanını görevinden etti.

Politikacıların ataleti ekonomik büyümeye zarar veren bir diğer faktör. Endonezya'nın dünyanın en büyük gelişen ekonomilerinden biri olması gerekirken, aşırı regülasyonlar ve zayıf iç yapı yüzünden büyümeleri yalnızca yüzde 5 civarlarında seyrediyor. Çin Başkanı Xi Jinping ve Hindistan Başbakanı Narendra Modi yapacakları reformlar hakkında büyük konuştular ama yalnızca çok azını gerçekleştirdiler. 

Çin uyarı işaretlerine aldırmaksızın Asya Kaplanları olarak da bilinen Hong Kong, Singapur, Güney Kore ve Tayvan'ı da pençesine alan borç tuzağının içine düştü. Uluslararası Ödemeler Bankası'nın verilerine göre Çin'in borçlarının gayrisafi yurtiçi hasılasına oranı 2016 sonunda yüzde 257'yi buldu. Aslında borç seviyeleri tüm Asya'da kritik seviyelerde olmasa da artmaya devam ediyor.

Güney Kore'nin yeni başkanı Moon Jae-in yeni bir değişim dalgasının habercisi olabilir. Jae-in amacının chaebolların ve onları yöneten ailelerin dizginlenerek daha küçük şirketlerinin önünün açılması gerektiğinin sinyallerini verdi. Endonezya Başkanı Joko Widodo bir çok farklı sektörünün yabancı yatırıma açılmasıyla beraber vergi affını da getirdi. Umalım ki fabrikalara karşı düzenlenmiş iş yasalarını da düzeltebilir ki ekonomileri tekrardan canlanabilsin.

Reform yapmak başka çareniz kalmadığında çok kolaydır. Fakat Asya ülkeleri fazla değişikliğe gitmeden sırtlarını üretim kazancından çok borçlara yaslamayı tercih ediyorlar. Daha fakir ülkelerde hane halkı refahının sağlanması gecikmeli olacaktır. Daha önce 1997'de yaşandığı gibi ekonomideki düzensizlikler birikerek krizden kaçınılmayacak noktaya gelindiğinde, kurtulmak için ihtiyaç duyulan sıradaki Kim Dae-jung bulunabilecek mi? 

 


 

* Gazeteci ve yazar Michael Schuman'ın Bloomberg View için kaleme aldığı makaleden çevrilmiştir. 

** Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve BusinessHT'nin editöryel politikasını yansıtmayabilir. Ayrıca burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değil, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

Yukarı

Business HT×