BIST 100 104.539 % -0,46
USD/TRY 3,9553 % 0,90
EUR/TRY 4,7212 % 1,55
Piyasalar
104.539
% -0,46
3,9553
% 0,90
4,7212
% 1,55
1,1933
% 0,69
14,15
-0,06
1.288,37
% -0,24
63,86
% 0,49

Yatırımcıların neyi beklediğini gösteren grafik

Yatırımcıların merkez bankası beklentileri gittikçe artıyor

Yatırımcıların neyi beklediğini gösteren grafik
MARK GILBERT 29 08 2016, 10:16

Hisse piyasalarının "endişe duvarını tırmanmasıyla" ilgili eski deyişi duymuşsunuzdur: Ekonomik görünüm bulanık olsa bile yatırımcılar ileriye baktığında ve daha iyi günlerin geleceğini umut ettiğinde hisse fiyatları yükselir.

Peki ama iyi günler bir türlü gelmiyorsa? Ya ABD hisselerinin son haftalarda kırdığı rekorlar merkez bankalarının bir sonraki adımlarıyla ilgili boş umutlar üzerine kuruluysa?

Bugüne kadar işin zor kısmını, borsadaki varlıkların değerini yükselten ve hem hükümetler hem de şirketler için tahvil piyasalarında borçlanma maliyetlerini rekor düşük düzeylere indiren para politikası yüklendi. Ancak görünüşe göre, azalan verim yasası merkez bankalarının çabalarının, küresel ekonominin patlamasını engellemekten başka bir işe yaramamasına neden oluyor. Bitmek bilmeyen faiz indirimleri ve parasal gevşeme adımları ekonominin çökmesini durdursa da, güçlü bir büyüme yaratabilmiş gibi gözükmüyor.

İşte bu yüzden de herkes hükümetlerin hangi mali adımlar atabileceklerini konuşuyor. Çünkü bu adımlar altyapı projelerinde harcamak üzere borç almak, yani bir başka deyişle iş yaratmak, büyümeyi artırmak ve geleceğe yatırım yapmak için en kısa yol gibi gözüküyor. ABD, İngiltere, Japonya ve Euro Bölgesi, hepsine bel sıkma politikalarını gevşetme ve ellerini ceplerine atma konusunda çağrı yapılıyor. 

Ancak son günlerde iyice artan bu konuşmalar kükremeye dönüşmüş durumda - ki bu da mali adımların hayal kırıklığı yaratacağına ilişkin spekülasyonları artırıyor. 

Aşağıdaki grafiğe bakıldığında beklenti konuşmalarının son haftalarda ne kadar yükseldiğini görmek mümkün.

Daha önce mali teşvik konuşmaları en son Ocak 2009'da bu kadar artmıştı ve o sırada ABD hükümeti, ekonomiyi ayağa kaldırması umuduyla 814 milyar dolarlık Amerikan Toparlanma ve Yeniden Yatırım Yasası'nı getirmeye hazırlanıyordu.

Bugüne bakıldığında büyüme yine hız kesmeye başladı. Geçen Cuma açıklanan verilere göre, en son çeyrekte ABD ekonomisi sadece yüzde 1,1 büyüdü. Bu oran 2008'in başından daha iyi (ve kimse o zamanki derin resesyonun tekrarlanmasını beklemiyor), ancak yine de mali teşvik konuşmalarının bu kadar arttığını anlamamızı sağlayacak kadar yavaş.

Piyasalarda ise her Ağustos'ta olandan daha fazla endişe hakim. Hisselerin, tahvillerin ve para birimlerinin tatil dönemi için bile olağandışı seviyede sakin olması nedeniyle fiyatlar da arada kalmış durumda. Hedge fonlar ise gözden düştü. Havada neredeyse yaklaşan bir kıyamet hissi hakim.

O zaman pek çok yatırımcının aklındaki soru şu: Standard & Poor's 500 endeksinin bu yıl başından bu yana yüzde 7, tüm dünyadaki hisselerin toplam değerinin ise yüzde 10 yükselmesini sağlayan büyüyü ne bozabilir?

Hayal kırıklığı yaratabilecek pek çok unsur var: Yeni seçilecek ABD başkanı altyapıyı yenileyeceğine dair güçlü vaatlerlerde bulunamazsa, Japonya anlamlı yatırımlar yapma konusunda yine başarısız olursa, Almanya Euro Bölge'sinde parasal adım atılmasını önlemeye devam ederse, İngiltere hükümeti ekonomi politikalarını "resetleme" sözünü yerine getirmezse grafikte gözüken hayaller çok sert bir şekilde yıkılabilir. 


*Bloomberg International köşe yazarı Mark Gilbert'in Bloomberg View için kaleme aldığı makaleden çevrilmiştir.

**Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve BusinessHT'nin editöryel politikasını yansıtmayabilir. Ayrıca burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değil, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

Yukarı

Business HT×