BIST 100 77.803 % -0,93
DOLAR/TL 2,9480 % -0,05
EURO/TL 3,2818 % -0,06
Piyasalar
77.803
% -0,93
2,9480
% -0,05
3,2819
% -0,06
1,1129
% -0,03
9,29
-0,05
1.215,24
% 0,03
49,69
% -0,14
Merkez bankaları neden endişeye kapıldı?
Avrupa ve Japonya başta olmak üzere pek çok merkez bankası piyasa gelişmeleri karşısında çekmeye hazırlandıkları ellerini tekrar cephaneliklerine götürmek zorunda kaldı
GÖKHAN ŞEN* 01 02 2016, 15:19

Önce Avrupa Merkez Bankası (ECB) ardından da Japonya Merkez Bankası'nı (BOJ) endişeye sevk eden bazı gelişmeler var.

Bunlardan ilki, piyasaların büyüme endişelerini sert şekilde satmaları ve büyümenin de gerçekten zayıflama işaretleri göstermesi. Bunun yanında finansal stres de baş gösterince, üstelik politikalar zaten sıfır faiz zemininde yürüyor olmasına rağmen yeni destekler ve finansal mühendislikler görmeye başladık. Küresel ekonomik aktivitedeki yavaşlama ve piyasaların sert satışları, oldukça düşük ham madde fiyatları ile birleşince enflasyon hedefleri iyiden iyiye uzak görünmeye başladı.

Avrupa Merkez Bankası var olan aylık 60 milyar euro tutarındaki programını gözden geçirme kararı alırken, Japonya Merkez Bankası ise negatif faiz denizine adımını attı.

KÜRESEL BASKI ARTIYOR

Aşağıdaki grafikte hisse senetlerindeki sert düşüş görülüyor. Merkez bankaları müdahil olana kadar, sadece 1 ay içinde yüzde 10'dan fazla değer kaybetti. Önceleri hisselerdeki düşüşün geçici olabileceği umudu taşınsa da kanama durmadı. Hisse piyasaları dünya satın alma yöneticileri endeksinin gerileyeceğine dair bahse giriyorlar. Finansal endişeler ile bezenmiş yavaşlama korkusu her yanı sarıyor.

* MSCI Dünya Endeksi 1.562 puanda ve yıl başından bu yana %6,05 aşağıda
** JP Morgan Dünya Bileşik PMI ise 52.6'da. 50 seviyesi daralma ve genişleme arasında bir sınırı kabul ediliyor

Üstelik hisse piyasaları bu yavaşlamayı fiyatlayan tek cephe değil. Bonolar da bu furyaya katılıyorlar. Hafta sonu Çin'de açıklanan PMI verileri art arda yeni düşükler yapan serinin devamını getirdiler. Çin'de makro kompozisyon hizmetler lehine forse edilmeye devam edilse de ekonomik yavaşlama şiddetini hissettirmeye devam ediyor. Diğer yandan, enerji fiyatlarının 13 yılın dibinde gezmesi ve Japonya'da negatif faize geçilmesi de küresel bonolara iştahı artıran bir diğer gelişme.

Aşağıda Bofa Merrill Lynch'in küresel bono getirilerini gösteren endeksi var. Buna göre, getiriler %1,4 ile son 12 ayın dibine inmiş durumda. Yatırımcılar değil enflasyon beklentilerini yükseltmek, var olanı da eritiyorlar. Üstelik düşüşlerin sürmesi ile birlikte bu artık can sıkıcı bir safhaya da varmaya başladı.

İŞLER CİDDİ, MERKEZ BANKALARI DA

Yukarıdaki işaretler aynı yönü gösteriyor. Merkez bankaları karar alıcıların enflasyon beklentilerini canlandıramıyorlar. Zaten denge faizlerin olması gereken yer burası mı aslında? Onlar da emin değiller. Bu başka bir yazının konusu ancak önemli bir konu. Yani kısa vadeli faizler, herşeyden öte, zaten negatif mi olmalılar? Yatırımları ve tüketimi körükleyecek faiz seviyesi gerçekten de buraya kaymış olabilir, bilmiyoruz. Belki de Yapısal Durgunluk (Secular Stagnation) tezi tüm soğukluğuyla üstümüze çökmüş bu yapıyı tarif eden gerçek açıklamadır. Bu durumda iş merkez bankalarını aşacaktır.

Kafaları karıştıracak çokça argüman öne sürmek mümkün. Ne var ki merkez bankaları ellerindeki inanılırlık düzeyi yüksek bilgiler ile yola devam etmek zorundalar. Onlar da var olan piyasa fiyatlamasının sonuçları olacağını ve dünyanın enflasyon hedeflerine inanmadığını bize söylüyor. Piyasa satarak bunu sadece teyit ediyor. Şimdi merkez bankaları için daha da omuz verme zamanı. Finansal koşulları daha fazla gevşetme vakti. Sırada, -sıkça yazarak sıkıcı olma boyutuna vardığım gibi- Fed olmalı. Olmalı ki son açıklamalar 'kurunu rekabetçi hale getirmeye çalışan merkez bankacılığından örnekler' olmaktan çıksınlar.

Yukarı

Business HT×