BIST 100 75.758 % -0,23
USD/TRY 3,4748 % 0,93
EUR/TRY 3,6711 % 0,40
Piyasalar
75.754
% -0,23
3,4741
% 0,91
3,6707
% 0,39
1,0562
% -0,50
10,94
0,31
1.166,65
% -0,35
54,23
% 0,63

Davranışsal ekonomi tartışması

Amerikalı ekonomist Richard Thaler'ın çıkardığı 'Misbehaving' adlı yeni kitap, davranışsal ekonomi hakkındaki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Peki davranışsal finans hayatımızda ne kadar önemli?

NOAH SMITH - BLOOMBERG 10 06 2015, 10:02

Amerikalı ekonomist Richard Thaler'ın çıkardığı 'Misbehaving' adlı yeni kitap, davranışsal ekonomi hakkındaki tartışmaları yeniden alevlendirdi.

Makroekonomi alanına henüz girmeyi başaramayan davranışsal ekonomi, makroekonomistler tarafından pek de ciddiye alınmıyor.  Mesela geçen yıl, Michigan Üniversitesi'nde makroekonomist olan Christopher House davranışsal ekonomiyi "geçici bir moda" ve tam bir başarısızlık olarak değerlendirmişti. 

Ama makrocular bu yeni alana ne kadar direnirse dirensin, finans dünyası bu teorinin getirdiği yeni fikirleri benimsemiş gibi görünüyor ve davranışsal finans hiçbir engel tanımadan yolunda ilerliyor.

Bunun bir nedeni, tanımlardaki farklılıklar. Birçok ekonomiste göre davranışsal ekonomi, psikolojik bulguları kullanarak kişisel davranışı değiştirmek demek. Davranışsal finansın ise çok daha geniş bir tanımı var; piyasada zaten mevcut olan veriyi kullanarak beklenenden daha fazla verim almanın şans yardımı olmadan mümkün olmadığını savunan Etkin Piyasa Hipotezine (EPH) uymayan herşey, davranışsal finansa alanına giriyor.

Bu çok daha genel bir kavram. Standart finans teorisinin yanıldığını göstermek, psikolojinin bu yanılgının nedeni olduğunu göstermekten daha kolay. Mesela Robert Shiller'in ünlü keşfini örnek alın - hisse fiyatlarının temel prensibin garantilediğinden daha çok dalgalanıyor olması. Yale'li ekonomiste Nobel ödülünü kazandıran bu bulgu, sıklıkla davranışsal finansın bir zaferi olarak değerlendiriliyor.

Ama Shiller fiyatların bu kadar yükselmesinin nedenini bulmadı. Bunun birçok nedeni olabilir. Ve bu nedenlerin birçoğu psikoloji kaynaklı, ama Shiller'in spesifik bir psikolojik teori veya deney sunmasına gerek kalmadan bulguları "davranışsal" olarak sınıflandırıldı. Aslında EPH'nin öncüsü olarak tanınan Eugene Fama tarafından sunulan standart teorileri yanlış çıkaran herşey davranışsal olarak adlandırılıyor. 

Bu tabi spesifik pjikolojik teorilerin finans alanında başarı yakalayamadığı anlamına gelmiyor. Mesela, 2013'de Chicago Booth School of Business'dan Kelly Shue ve Stefano Giglio'nun yayınladığı "No News is News: Do Markets Underreact to Nothing?” adlı araştırmada yazarlar, alım teklifi sunulmuş şirketlerdeki anormal fiyat hareketlenmelerini öngörmek için psikolojik bir fikir olan dikkatsizliği kullanıyor.

Bir şirket, başka bir şirketi satın alma beyanında bulunduğunda, satış gerçekleşmeden ya da iptal edilmeden önce belli bir anlaşma dönemi oluyor. Eğer anlaşmaya varılırsa, satın alınan şirketin hisse fiyatları yükseliyor; eğer satış iptal olursa, fiyatlar düşüyor. Bu yüzden anlaşmanın gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini bilmek yatırımcılar için çok yararlı olabilir. 

Ama sorun, satın alma haberi duyulduktan sonra birleşmenin başarılı olma olasılığı sabit kalmaması. Anlaşmalar genellikle ya çok kısa bir süre içinde, ya da çok uzun bir zaman sonra düşüyor. Bu tıpkı iş görüşmelerinden cevap beklemeniz gibi birşey: ya çok kısa bir sürede red gelir ya da işe alınmadığınızı haber vermeye tenezzül bile etmezler. Bu yüzden satın alınan şirketin fiyatları anlaşma duyurulduğundan sonra bir süre yükselip, sonra düşer. Araştırmanın adında da geçtiği gibi, bu bilinen bir haber, gerçekten de yeni bir haber değil.

Buna rağmen Shue ve Giglio, insanların dikkatsiz olduğunu biliyor. Hiçbir şey olmuyor gibi göründüğünde, insanlar genellikle daha görünür eylemli başka olaylara odaklanır. Bu yüzden Shue ve Giglio, yatırımcıların satın alınan şirketleri fiyatlandırırken geçiş sürecini gözardı ettikleri varsayımında bulundu. Fiyatların birleşme haberinden sonra vakit geçtikçe yükselmeli ve düşmeli ama Shue ve Giglio bunun değişebileceğini öngördü. 

Ve haklı çıktılar. Satın alınan şirketlerin fiyat hareketi vakit geçtikçe yavaşlıyor. Bu da, zeki yatırımcılar için satın alma fırsatı sunuyor. Shue ve Giglio, bir yatırımcının bu yanlış fiyatlandırmadan faydalandığı müddetçe yüklü kazançlar elde edeceğini hesapladı. 

Bu davranışsal finans için bir zafer. Olağanüstü olmasa da küçük, güçlü, ve enteresan bir zafer. Ve finans alanında böylesine bir zafer yeterli. Makroekonomistler genelde herşeyin büyük teorilerini istiyor, ama finans araştırmacıları sadece işe yarayan şeyler bulmakla ilgileniyor. Bu yüzden eğer psikolojiden gelen sezgiler size artı para kazandırabilecekse, onları değerlendirin. 

Ekonominin felsefi kaldı yerde finans pragmatik oluyor. Ve davranışçılık bütün araçlar içinde kullanabileceğiniz başka bir araç. 

Davranışsal finansın başarı lisesi aslında epey uzun. Hiçbir finansa giriş dersi davranışsal finanssız tamamlanamaz. Bu alan, fiyatlardaki anormallikleri tanımlamanın yanı sıra bireysel yatımcıların çok sayıda önyargıdan muzdarip olduğunu ve sonuç olarak da varlıklarının bundan kötü etkilendiğini gösteriyor. Bu aslında milyonlarca insanın cebini etkileyen bir buluş. 

Bu yüzden, eğer bir makroekonomist size bir daha davranışsal ekonominin modasının geçtiğini söylerse, onlara davranışsal finansın hala hayatta ve gayet iyi durumda olduğunu söyleyin.

Yukarı

Business HT×