BIST 100 74.426 % 1,12
USD/TRY 3,5175 % -0,19
EUR/TRY 3,7907 % -0,08
Piyasalar
74.426
% 1,12
3,5175
% -0,19
3,7907
% -0,08
1,0775
% 0,10
11,00
0,07
1.172,97
% 0,22
54,72
% -0,40

İhracatta işler çok da kötü değil

İhracat rakamları pek iyi gitmiyor. Ancak biraz daha dikkatli bakıldığında durumun sanıldığı kadar kötü olmadığı görülüyor

TDM 04 05 2015, 16:35

 Türkiye İhracatçılar Meclisi’nden gelen Nisan verileri bu durumu teyit etti. Ancak durumun sanıldığı kadar da kötü olmadığına işaret eden birkaç husus var, bunların da gözden kaçırılmaması gerekiyor.

TDM ekibi Business HT için analiz etti.

1) Her şeyden önce – örneğin son Nisan TİM rakamında olduğu gibi – ihracata (euronun  dolara karşı değer kaybetmesini kabaca göz önüne almak için) sepet bazlı bakılırsa, ihracatta artış var.  Bu bir anlamda ‘miktar’ olarak bakıldığında ihracatımız hiç de fena gitmiyor demek.

2) İkinci ihmal edilmemesi gereken konu, ithalatımızın da ciddi kısmının Euro cinsinden olduğu.  Bundan dolayı– hatta TUİK rakamlarına göre euro cinsinden hafif ticaret açığı verdiğimizden (Euro bölgesine olan ticaret açığımız ise daha da yüksek), bunun net makro etkisi  yok gibi. Yani ihracattan kaybettiğimizi hatta daha fazlasını ithalattan kazanıyoruz – tabi ihracatçı bazında değil, genele makro bakarsak. Doğrusu da o.

3) Öte yandan bilindiği gibi petrol fiyatındaki düşüş dış ticaret tarafında çok işimize yarıyor.  Geçen sene Türkiye 50 milyar dolar civarı (net) enerji ithalatı yaptı; bu faturanın  bu yıl 10-15 milyar kadar azalması şaşırtıcı olmayacak.  Bu kontratların yeni fiyatlara uyarlanması zaman aldığından gecikmeli gelen bir etki ama etkinin önümüzdeki aylarda iyice belirginleşmesi şaşırtıcı olmayacak.

4) Bütün bu etkileri bir araya getiren parametre ‘ticaret hadleri’ (terms of trade) dediğimiz gösterge –yani ihracat/ithalat fiyatlarının birbirine oranı. Bunun artması ülke lehine oluyor çünkü ticaret dengemiz miktarlar değişmese de, iyileşiyor...  Bu istatistik de TUIK tarafından yayınlanıyor.  Elimizdeki en son veri Şubat; bu ay itibariyle durum grafikte gösteriliyor.  Genelde Türkiye olarak ticaret haddimiz açısından şikayet edilecek bir durum yok.

5) Son olarak – yine lehimize olan -- iki mekanizmadan daha bahsedelim.  Yapılan çalışmalar (örneğin TCMB) Avrupa’ya ihracatın kalite ve büyümeye hassas olduğunu, kurun ikincil planda olduğunu gösteriyor.  Avrupa’daki kıpırdanma bu açıdan işimize yaramalı, yarıyor da.

6) Ayrıca kur genelde sepet olarak da değer kaybediyor.  Doğrudur, Euro’ya karşı daha az değer kaybetmesi miktar olarak bu Bölge’ye ihracatımızı olumsuz etkiler; ama sonuçta kur dolara karşı da çok hızlı değer kaybetmiş oluyor, bu da bize ihracatımızı başka bölgelere yönlendirmemize yardımcı olacak bir faktör...

Özetle, paritenin ihracatımıza negatif etkisi var, ama bu etkiyi daha kapsamlı değerlendirmeye çalıştığımızda durum hiç de o kadar kötü değil.

Yukarı

Business HT×