BIST 100 75.727 % -0,27
USD/TRY 3,4772 % 1,00
EUR/TRY 3,6724 % 0,43
Piyasalar
75.727
% -0,27
3,4772
% 1,00
3,6724
% 0,43
1,0561
% -0,51
10,94
0,31
1.159,86
% -0,93
54,33
% 0,82

Yeniden Soğuk Savaş Enerjisi

Ukrayna, enerji politikaları üzerinden yürüyen İkinci Soğuk Savaş'ın başlangıcı sayılabilir

BARIŞ ESEN 16 03 2015, 20:12

Rus atasözüne göre “Kiev Rusya’nın annesi, St.Peterburg kalbi ve Moskova da beynidir.”

1991’de Sovyetler Birliği’nin çöküşü ile soğuk savaşı sona erse de tamamen nihayete ulaşmadığı ileri sürülebilir. Varşova Paktı dağılırken karşıtı NATO genişleyerek varlığını sürdürdü. Şu an mesele NATO’nun artık Ukrayna aracılığı ile Rusya sınırına kadar dayanması.

Rusya ile ABD-AB bloğu arasında enerji politikaları üzerinden yürüyecek mücadelenin çıkış noktası ise Ukrayna. Ukrayna tarih boyunca Batı ile Doğu arasında bir anlaşmazlık ve mücadele alanı konumda yer aldı. Ukrayna tarihi anlamıyla ve ismiyle zaten Rusya için “okraina” yani “kenar bölge”, “hudut toprakları” demek.

Rusya soğuk savaşın bittiğinin ilan edilmesi sonrası NATO ve ABD ile ilişkiler kurdu ve potansiyel düşman olarak algılamaktan bir süre vazgeçti. Ancak özellikle Putin gibi güçlü bir lider ile yeniden tarihini, Avrasya kültürünü ve Ortodoks inancını ve soğuk savaş söylemini pekiştirdi. Putin’in yaklaşımı daha fazla zenginlik için daha az siyasal ve ekonomik özgürlük olarak da tanımlanabiliyor. Ekonomik refahı tehdit eden son gelişmeler Putin için de ciddi bir test. Özellikle ABD-AB yaptırımları Putin’e olan desteği yüzde 80’lerin üzerine taşırken ulusal gurur ve Batıya karşı mücadele direnme söylemini güçlendirdi. Putin karakterindeki bir liderin geri adım atması ise zor görünüyor.

Bu yeni soğuk savaş sürecinin taraflarından biri olan Rusya enerji ülkesi. Rusya dünyanın en büyük doğalgaz ,petrol ve kömür rezervlerine sahip ülkelerinden bir tanesi. Rusya dünyanın en büyük birinci doğalgaz ihracatçısı ve ikinci doğalgaz üreticisi. Ülke ayrıca dünyanın en büyük ikinci petrol üreticisi ve ihracatçısı konumunda.

Putin, ülkesinin yeni askeri doktrinlerini onaylarken doktrinde en önemli dış tehdit olarak "NATO'nun askeri potansiyelinin artması" gösterildi. 2010 yılında değişen askeri doktrine göre NATO’nun Rusya sınırlarına doğru genişlemesi en büyük tehdit oldu. Rusya bu dönemde Ukrayna’yı tampon bölge olarak tarif ederken ülkenin bu özelliğini kaybedip NATO’nun ileri karakolu konumuna gelmesi asıl sıkıntıyı doğurmakta. NATO üyeliği yolunda adımların atıldığı Ukrayna bağlantısız ülke statüsünü iptal eden yasayı onaylarken,NATO'ya katılıp katılmama kararını Ukrayna halkının vereceğini açıkladı.

Rusya ekonomisi büyük oranda petrol ve doğalgaz üretimi ve satışına bağlı. Rusya’nın federal bütçesinin yaklaşık yüzde 50’si ihracat yaptığı hidrokarbon kaynaklarından elde ediliyor. Ancak 2014 yılının ikinci yarısında ham petrol fiyatları sert bir şekilde gerilemeye başladı. Brent tipi ham petrolün fiyatı Haziran 2014’teki 115 dolar zirvesinden bu yana yaklaşık yüzde 50 düşerek 60 doların altına indi. Petrol fiyatlarındaki düşüş enerji ihracatçısı olan ülkeler Rusya, İran ve Venezüela’yı olumsuz etkilerken enerji tüketicisi ülkeler Çin ve ABD ise bundan olumlu yönde faydalandı.

Ukrayna krizi nedeniyle Batı ile gerilimin tavan yaptığı bu dönemde enerji fiyatlarındaki sert geri çekilme Rusya ekonomisine oldukça zarar verdi. Rusya’nın para birimi Ruble, Dolar karşısında 2014 yılında yüzde 46 oranında değer kaybetti

Şayet yeniden bir soğuk savaştan bahsediliyorsa elbette farklı kutupların müttefik bulma çabaları da göz önünde bulundurulmalı. ABD ve AB’nin yaptırımlarına karşı bu yeni soğuk savaşta saflar netleşirken Rusya,Çin ile yakınlaşmaya başladı. Rusya ile Çin arasındaki ekonomik işbirliği artarken iki ülkenin ticaret hacmi son altı yılda 40 milyar dolardan 90 milyar dolara ulaştı.

Enerji denkleminde bahsederken Avrupa’nın bir çok ülkesi gibi mücadele alanı Ukrayna'nın da doğalgaz tüketimi konusunda Rusya'ya mahkum olduğuna dikkat çekmek gerek. Rus Gazprom'un Avrupa'ya gönderdiği gazın yüzde 50’si Ukrayna üzerindeki boru hattından geçiyor. Fiyat ve siyasi anlaşmazlıklar nedeniyle geçmiş on yılda Rusya iki kez 2006 ve 2009'da Ukrayna'ya verdiği gaz miktarında kesintiye gitti. 2014 yılı içerisinde Haziran-Kasım aylarında yine anlaşmazlık nedeniyle Rusya, Ukrayna’ya gönderdiği doğalgazda kesinti yaptı.

Avrupa'nın gaz ihtiyacının üçte birini Rusya karşılıyor. Almanya, Avusturya, Macaristan ve Sırbistan Ukrayna üzerinden gelen hat ile Rus doğalgazına bağımlı konumda. Bulgaristan,Estonya, Finlandiya,Litvanya,Letonya Slovakya’nın arasında olduğu altı AB ülkesi ise doğalgazda tamamen Rusya’ya bağlanmış durumda, Gazprom bu ülkelerin tek gaz tedarikçisi. Avrupa’nın en büyük ekonomisi Almanya ham petrolün yüzde 35’ini, doğalgazın yüzde 38’ini ve taşkömürün yüzde 25’ini Rusya’dan alıyor. Almanya doğalgaz tüketiminin sadece yüzde 15’ini kendi kaynaklarından sağlıyor.Almanya ayrıca Hollanda ve Norveç’ten doğalgaz ihtiyacını karşılamak için ithalat yapıyor.

Eurostat verilerine göre Avrupa Birliği doğalgazın yüzde 30’unu,petrolün yüzde 35’ini,katı yakıtların da yüzde 26’sını Rusya’dan temin ediyor. Avrupa’nın Rusya’ya olan enerji bağımlılığını azaltacak çözümün ise ABD’den gelebileceği düşünülüyor. Özellikle Amerikalı Cumhuriyetçi milletvekilleri ABD ve Ortadoğu’daki müttefik ülkelerden yapılacak tedariklerle Doğu Avrupa’yı Rusya’ya bağımlılıktan kurtarmak istiyor. Ancak ABD’de sıvı doğalgaz yurtdışına şuan ihraç edilmiyor ve sıvı doğalgaz yükleme limanları yapım aşamasında.

Enerji mücadelenin düzlemi olurken düşük petrol fiyatları Rusya’yı olumsuz etkilemekte. AB ise Rus gaz ve petrol kaynaklarına bağımlılığı nedeniyle Moskova’ya karşı yeterince rahat adımlar atamayabilir. Eli en rahat görünen ABD’de ise gelecekte ihtiyacından daha fazla doğalgaz ve petrol üretmesinin Rus lider Putin’i sıkıştırmak açısından bir fırsat oluşturacağı kanısı hakim.ABD 2016 yılında ayrıca Demokrat Obama sonrası yeni liderini seçecek. Dolayısıyla Batı ile Rusya arasında gerginlik daha da tırmanabilir hatta Ukrayna ile sınırlı kalamayabilir. Oynanan oyun her ne kadar enerji düzleminde yaşansa da temellerinde yeniden soğuk savaş ya da daha hafif tabirle Batı ile bir “serin savaş” vardır.

Yukarı

Business HT×