BIST 100 73.391 % 1,20
USD/TRY 3,5341 % 0,37
EUR/TRY 3,7342 % -0,61
Piyasalar
73.391
% 1,20
3,5353
% 0,41
3,7351
% -0,59
1,0565
% -0,93
10,93
0,10
1.178,90
% 0,12
54,00
% -0,84

Citi ve HSBC neden çıkıyor?

Yabancı bankalar Türkiye'de daha az kar elde ediyor. Citi ve HSBC'nin Türkiye'den çıkışının ise başka nedenleri de var. Açıl Sezen'in yazısı

AÇIL SEZEN 11 03 2015, 12:14

İçerideki kutuplaşmayı, kamplaşmayı, gerilimi anlamak için dahi olmak gerekmiyor. Ama karşılıklı öfke bazen o kadar uç noktalara ulaşıyor ki, ülke olarak aklımızı nerede düşürdüğümüzü sorgular hale geliyoruz.

Örneğin devlet eliyle banka batırmaya çalışıyor ya da ülkeden çıkan yabancı bankalara bakıp 'oh ne güzel oldu, çıksınlar da ekonominin ne kadar kötü olduğu görülsün' diyebiliyoruz.

Son HSBC ve Citibank hikayeleri bunun örneği. Citi'nin Akbank'tan çıkışının Türkiye ekonomisiyle ilgisi çok sınırlı. Piyasayı izleyenler bunu çok net biliyor. Citi-Akbank modeli Turkiye'de denenmemiş bir modeldi ve başarısız oldu. Azınlık olarak bir Türk bankasının ortağı olmak, temettü geliri de olmayan bir bankacılık sisteminde istenen katkıyı yaratmadı.

STRES TESTİ

Citi değer artışına oynadı ama bu da kendi ülkesindeki kriz dönemine ve stres testine çarptı. Sermaye yeterlilik rasyosu Fed testinde 5'in altında kaldı. Bu çıkışın, GE'nin Garanti Bankası'ndan çıkışından pek farkı yok. İkisi de Türkiye operasyonları gayet kuvvetli olduğu halde kendi regülasyonları nedeniyle çıkmak zorunda kaldı. 

 

Sonuçta iki partide elindeki hisseleri satıp çıktı. 

"Citi Akbank öncesinde kendi operasyonunu da küçülttü ama" diyenler çıkabilir, bu doğrudur. Ama zaten Türkiye'de yüklü hisse yatırımını Akbank üzerinden yapmış olan, kendi küçük operasyonunu büyütemeyen bir Citi vardı. 

Ayrıca Citi'nin Akbank öncesi Türkiye operasyonunda yapılan yanlışlar da efsane halinde konuşulur, bilinir (500 dolar yatırmak için gittiğiniz banka şubesine x-rayden geçerek müşteri alınması gibi). Türk bankacılık pazarı bireyselde hacme ulaşmadıktan sonra yeterince gelir üretmiyor, bu bilinen bir gerçek. Citi de bu nedenle 2013 yılının Şubat ayında bireysel taraftan çıktığını açıklamıştı. 

HSBC ÖRNEĞİ...

Gelelim HSBC meselesine. CEO Stuart Gulliver'in Türkiye operasyonuna ilişkin sıkıntısı yeni değil. Bunu sanırım 2 yıl kadar önce katıldığım bir bilanço sonrası telekonferansta gündeme getirmiş ve performanstan memnun olmadığını açıkça söylemişti. 

Son mesajı Meksika, Brezilya ve Türkiye operasyonuna 1 yıl süre verildiği oldu.

Bu soruyu eski CEO Martin Spurling'e bir basın yemeğinde sormuş ve yanıt alamamıştım: "HSBC'nin dünyada 20 yıldır faaliyet gösterdiği, üstelik satın alım yaptığı, ancak hala 10-15. sırada olmasına rağmen faaliyetini sürdürdüğü kaç pazar var?"

HSBC o günden bugüne kadar bu soruya yanıt bulamadı. 

DEMİRBANK ÖRNEĞİ

Oysa 2000 yılında aldıkları Demirbank, battığında Türkiye'nin 5 büyük özel bankasından biriydi. Tamam aldığında menkul kıymet portföyü batıktı ama zaten bu nedenle koskoca bankayı sadece 300 milyon dolara almışlardı. Satın aldıklarında Demirbank gayet başarılı bireysel bankacılık yapıyordu ve yaygın bir müşteri ve şube ağı vardı. 

Üstelik bunlara Boyner Grubu'ndan aldıkları Advantage Card'ı da ekleyin. 

Tüm bunlara rağmen istedikleri ivmeyi sağlayamadılar. 

BÜYÜME FIRSATINI KAÇIRDILAR

Ayrıca 2006-2010 döneminde Türkiye'de tüm bankacılık sektöründe kartlar yeniden dağıtılırken de yatırıma girmeyi tercih etmediler. 

Bir dönem Denizbank, bir dönem Oyakbank ile görüştüklerini biliyoruz. Ancak bunu Londra üst yönetimlerine sorduğumda da hep aynı yanıtı aldım. 

"Bizim alım kriterlerimiz var. (5 kriter anlatıyorlardı.) Bu şartlara uyarsa alınır. Üstelik bizim aldığımız ne olursa olsun fiyatının kendi kriterlerimize uyması gerekir."

Türkçesi, "ucuz banka" arıyorlardı. Ama o dönem ucuz banka bulma dönemi değildi. Yapılan her satış bir öncekinin kat kat üzerinde değerlemelerle gerçekleşti. 

Sonuç şu ki, HSBC Türkiye'de ucuz banka ararken ucuza aldığı bankadan oluyor. 

Yukarı

Business HT×