BIST 100 73.391 % 1,20
USD/TRY 3,5210 % 0,49
EUR/TRY 3,7573 % 0,53
Piyasalar
73.391
% 1,20
3,5210
% 0,49
3,7573
% 0,53
1,0664
% 0,03
10,93
0,10
1.177,43
% 0,49
54,46
% 0,96

Avrupa'nın 'kemer sıkma' sınavı

Avrupalı yetkililer kemer sıkma politikaları üzerinden mali istikrarı sağlamaya çalışırken önemli bir noktayı unutuyorlar: Toplumsal istikrar

PROJECT SYNDİCATE - KEMAL DERVİŞ 04 03 2015, 14:42

Euro Bölgesi geçtiğimiz 5 yıl boyunca Akdeniz ülkeleri ve İrlanda'nın yanında Fransa gibi bir ülkede bile toplumsal tepkilere yol açan yoğun bir kemer sıkma ve reform politikası izledi. Euro Bölgesi liderleri yaklaşımlarını gözden geçirmedikleri sürece Yunanistan'da radikal Syriza partisinin kazandığı zafer, ileri dönemlerde Avrupa'da yaşanabilecek bir sosyal dönüşüm ve siyasi istikrarsızlığın ilk adımı haline gelebilir. Bir başka ihtimal ise bu durumun gerçekçi ve fayda sağlayacak bir biçimde Avrupa'nın ekonomik stratejisinin yeniden belirlenmesine yol açması.

Mali istikrar tabii ki borçların yeniden ödenmesini düzene sokmak ve yatırımcılara güven vermek açısından çok önemli. Fakat yeterince varlığı olan ve ne kamu hizmetlerine ihtiyacı olan ne de ciddi bir uzun vadeli işsizlik tehdidiyle karşı karşıya olmayanlar için kemer sıkma önlemlerini desteklemek çok daha kolay. (Zenginler aynı zamanda medyanın ve sınır ötesi sermaye akışlarının da genel olarak kontrolünü elinde tutuyor.)

Özellikle önlerinde çok fazla iş imkanı görünmeyen gençler başta olmak üzere milyonlarca çalışan için mali istikrar tek öncelik olamaz. İşsizlik sigortası kaldırıldığı zaman bunun sonuçlarına katlananlar bu insanlar oluyor. Ve bütçe kesintileri eğitime uzandığı zaman bundan etkilenen ve gelecekteki potansiyellerini yerine getiremeyecek olanlar da bu işçilerin çocukları.

Kemer sıkma politikalarından kaynaklanan sıkıntılar özellikle Yunanistan'da aşırı bir şekilde görülüyor. Emekli maaşlarında yaşanan kesintiler yaşlı insanların hayatlarının son kısımlarını rahatlık içerisinde geçirmelerini engelliyor. Vergisini ödeyen vatandaşların omuzlarına ağır yükler yüklenirken, zaten parasının çoğunu yurt dışında bir yere götürmüş olan zengin kesim üzerine düşeni yapmıyor. Sağlık sigortası gittikçe kötüleşirken, birçok kanser hastası hayatlarını kurtarabilecek ilaçlara ulaşamıyor. İntiharlar da yükselişte.

Bütün bunlara rağmen Yunanistan'ın kreditörleri bu gelişmeleri görmezden gelmeye devam etti. IMF Avrupa Departmanı eski direktörü Reza Moghadam'ın söylediği gibi bu durum devam ettirilemez ve büyümeyi teşvik edecek reformların hayata geçirilmesi durumunda Yunanistan'ın borcunun yarısı silinmeli.

Toplumsal istikrar da uzun vadeli ekonomik başarı için gerekli. Eğer bir ülkenin eğitim sistemi çocuklarının dijital ekonomide başarılı olmasını sağlayacak şeyler öğretemiyorsa o ülkenin refahı artamaz. Yine buna benzer bir şekilde eğer eşitsizlik, yoksulluk ve toplumsal yorgunluk radikal partileri güçlendiriyorsa o ülkede reform programları uygulamaya geçirilemez.

Zor zamanlar kapıya dayandığında göçmenler ve azınlıklar kolay hedefler haline geliyor. Joseph Stiglitz'in son dönemlerde altını çizdiği gibi eğer Almanya'da işsizlik oranı yüzde 30'larda olmasaydı Hitler de büyük ihtimalle göreve gelmeyecekti. Fakir bölgelerde yaşayan insanların şiddete çekilmesi veya terörist grupların cazibesine kapılması duruma çok yardımcı olmuyor.

Günümüzün şirket bilançoları veya hisse hareketleri ne gösterirse göstersin, bu temel toplumsal konular ciddi bir şekilde ele alınmadıkça katılımcı ve istikrarlı bir başarıdan bahsedilemez. Tabii ki mali titizlik elden bırakılamaz; eğer hükümet borç aldığı veya yeni bastırdığı paranın hepsini hemen harcasaydı yeni bir kriz ortaya çıkardı ve bu yine en çok fakirleri etkilerdi. Fakat toplumsal istikrar bir ülkenin ekonomik programının önemli parçalarından birisi olmalı, sonradan göz atılan bir konu değil.

Bir yandan toplumsal istikrar konusunda yalnızca konuşup diğer yandan taviz vermez kemer sıkma politikalarını uygulamaya geçirmek şu anda Avrupa'daki siyasi istikrarsızlığın en önemli nedenlerinden bir tanesi. Ekonomide toplam talep toplam arzın altına düştüğü zaman hükümetin kamu harcamalarını artırması gerekir.

Bununla beraber şu anda yoğun bir şekilde mikroekonomik olaylara yoğunlaşmış olan hükümetler aynı özeni toplumun en hassas kesimlerinin yaşam kaynakları, sağlık durumları, eğitimleri ve yaşam alanları gibi konulara da ayırması gerekir. Ve yüksek miktarda verileri analiz edecek yeni teknolojiler kullanarak sosyal programların verimliliğini artırmaları gerekirken, endişe yaşayan vatandaşların da katkıda bulunmalarını sağlamalılar.

Avrupa Komisyonu ve IMF hatalarını itiraf ettiler ve özellikle Yunanistan'a uyguladıkları programın bekledikleri sonuçları doğurmadığını söylediler. Buna rağmen her nedense Yunanistan'ın kreditörleri yeni hükümetle bir program uygulamaya geçirmek üzere görüşmeyi reddediyor. Bu devam etmemeli.

Geçtiğimiz 5 yıl finansal istikrarı sağlayabilmenin ne kadar zor olduğunu gösterdi. Fakat siyasal ve toplumsal istikrarı sağlamak ise bundan da daha zor göründü. Politika yapıcılar Basel III mali reformlarına harcadıkları çabanın en azından bir o kadarını toplumsal istikrarı nasıl sağlayacaklarına harcamalılar. Avrupa'nın gelecekteki refahı ve küresel rolü buna bağlı. 

Yukarı

Business HT×