BIST 100 73.940 % 0,75
USD/TRY 3,5291 % 0,23
EUR/TRY 3,7764 % 0,51
Piyasalar
73.940
% 0,75
3,5291
% 0,23
3,7764
% 0,51
1,0698
% 0,32
11,00
0,07
1.168,03
% -0,80
54,77
% 0,57

Para politikasında yeni dönem

Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı enflasyon raporu sunumunda para politikasında sadeleşme mesajı verdi. Peki bu ne anlama geliyor?

SELÇUK OKTAY 30 07 2015, 11:21

Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, enflasyon raporu sunumunda yaklaşık 5 yıldır uygulanan geleneksel olmayan para politikalarından çıkış sinyali verdi.

"Fed'in verdiği mesajların uzun vadeli faiz oynaklığını azaltıcı etkisi var. Bu bizim de normalleşmeye geçebileceğimiz anlamına geliyor" diyen Başçı, "Ağustos ayında teknik çalışmaları bitireceğiz. Para politikasında normalleşmeye ve sadeleşmeye hazırız" ifadelerini kullandı.

Merkez Bankası, 2010 sonrasında piyasalardaki yüksek belirsizlikler nedeniyle daha esnek bir para politikası ihtiyacı olduğunu savunarak, tek bir politika faizi yerine faiz koridoru ve zorunlu karşılık mekanizmalarının kombinasyonlarından oluşan geleneksel olmayan bir politika uyguluyordu.

Başçı bugünkü sunumunda Ağustos ayında teknik çalışmaların tamamlanacağını ve yeni para politikası çerçevesinin anlatılacağını belirtirken zamanlaması konusunda net bir mesaj vermedi.

Uzmanlar Başçı'nın verdiği bu mesajların önemli bir dönüşüme işaret ettiğini belirtti.

 

Burgan Bank Başekonomisti Haluk Bürümcekçi, sunumdaki sürprizin ortodoks para politikalarına dönüş çalışmalarının başlatılmasına yönelik ifadeler olduğunu söyledi. Bürümcekçi, kademeli olacağı söylenen bu geçişin hangi hızla gerçekleşeceğinin belirsizliğini koruduğunu ancak Başkan’ın geçmişteki hareket tarzına bakıldığında bu tür iletişimlerin hemen hayata geçirildiğini ve bu kez de böyle olabileceğini dikkate almak gerektiğini vurguladı.

Bürümcekçi, "Klasik bir para politikası uygulamasına dönülecekse en azından mevcut ortalama fonlama maliyetine yakın yani daha yüksek bir gösterge faizi (mevcut yüzde 7.5’e göre) ve daha dar bir faiz koridoru (yüzde 7.25 - 10.75) ile karşılaşacağımızı yani koridor üst sınırının aşağı çekilme ihtimalinin olduğunu dikkate almak gerekiyor" değerlendirmesini yaptı.  

HSBC Bank Hazine Direktörü Fatih Keresteci ise para politikaları açısından dönüşüm olarak yorumlanan sadeleşme çalışmalarının gerekli ve anlamlı bir adım olarak gördüğünü söyledi. Keresteci, "Koridor sisteminden çıkılıp eskiden olduğu gibi,ortodoks para politikası olarak nitelendirilebilecek bir şekilde, tek bir kısa vadeli faiz oranından bahsediliyor. Ama bu oranın, sıkılaştırma ya da gevşetme olarak yorumlanmaması gerektiği de vurgulanıyor. Para politikasının normalleşmesi ya da basitleştirilmesinin, birçoklarının aksine gerekli ve anlamlı bir adım olarak görüyorum" değerlendirmesini yaptı.  

Bazı ekonomistler sadeleşme açıklamasının örtülü bir faiz artırımına işaret edebileceğini düşünüyor.

Bu konuda Keresteci, "Finansal mühendisliğin nimetlerinden faydalanmaya devam edilerek faiz artırımı yapılmadan para politikasını biraz daha sıkma yönünde bir adım atılabilir" değerlendirmesini yaptı. 

Başçı toplantının soru-cevap kısmında para politikalarında sadeleşme ile ilgili sadece teknik bir çalışma istediklerini, sıkılaştırıcı ve gevşetici niteliği olmayan nötr bir politika olduğunu, detayların Ağustos'taki PPK toplantısı sonrasında duyurulacağını söyledi.

Merkez Bankası, gecelik faizler ve haftalık repo faizi ile piyasayı 3 yoldan etkiliyor. Bunların ağırlık ortalaması olan ağırlıklı ortalama faizi ise önemli bir gösterge kabul ediliyor. Eğer "nötr" bir politika uygulanırsa bunun mevcut fonlama faizine (yüzde 8,5) yakın bir yerde olması ihtimali yüksek olabilir. Bu da yüzde 7,5 olan politika faizinin 1 puan üzerine işaret ediyor.

2008 Eylül ayında krizin derinleşmesi ve reel ekonomik aktivitenin çökmesi, merkez bankalarını miktarsal genişleme, kredi genişlemesi, faiz taahhüdü gibi çok sayıda geleneksel olmayan para politikası uygulamasına yöneltmişti.

Bu aşamada Türkiye Merkez Bankası geleneksel olmayan para politikası araçlarının kullanımına geçmişti. Bu kapsamda Aralık 2010 tarihi itibariyle faiz koridoru uygulanmasına başlanmıştı. Ekonomideki belirsizliklerin ortadan kaldırılması ve sermaye akımlarındaki dalgalanmaların döviz kuru ve ekonominin geneli üzerindeki olumsuz etkilerinin yumuşatılmasının amaçlandığı 'Faiz Koridoru', TCMB’nin gecelik borç verme ve borç alma faizinin arasında kalan aralık olarak tanımlanıyor. Faiz koridoru uygulaması sonrasında 2011 Eylül ayında ise Rezerv Opsiyon Mekanizması kullanılmaya başlamıştı.

Piyasalar da Merkez'in para politikalarında dönüşüme gittiği görüşünde. TEB Yatırım stratejisti Işık Ökte, Başçı'nın açıklamalarının ortodoks politikalara geri dönüşün başlangıcı olarak yorumlanabileceğini belirtti. Ökte, "Faiz koridorunun ortadan kaldırılıp tek faize geçiş dönemi başlamış olabilir" değerlendirmesini yaptı.

Yukarı

Business HT×