BIST 100 73.391 % 1,20
USD/TRY 3,5210 % 0,49
EUR/TRY 3,7573 % 0,53
Piyasalar
73.391
% 1,20
3,5210
% 0,49
3,7573
% 0,53
1,0664
% 0,03
10,93
0,10
1.177,43
% 0,49
54,46
% 0,96

Likidite tahvilleri destekleyecek

Fed’in yüksek faiz oranları beklentisi tahvillerde kaybın yaşanmasına neden olurken 5 trilyon dolarlık likidite fazlalığının varlık fiyatlarını destekleyeceği belirtildi

BLOOMBERG NEWS 14 07 2015, 10:41

Amerikan Merkez Bankası'nın borç piyasasını alt üst edeceğinden endişeliyseniz bir de şunu düşünün; dünyada tahvil almak için nadiren bu kadar çok nakit görülmüştür.

Amerika'daki yüksek faiz oranları beklentisi tahvillerde en büyük çeyreklik kaybın yaşanmasına sebep olurken, JPMorgan Chase & Co. global ekonomide yaklaşık 5 trilyon dolarlık para fazlalığının talebi destekleyip varlık fiyatlarını arttıracağını belirtti. 1990'dan beri hanehalkı, şirketler ve yatırımcıların bu büyüklükte para fazlalığını elinde tuttuğu yanlızca dört dönem oldu ve her seferinde de piyasalar yükseldi. 

"Dünya beklenmeyen bir likidite fazlasıyla karşılaştı," diyen JP Morgan strateji uzmanı Nikolaos Panigirtzoglou, Fed'in sıkılaşma politikalarının likidite fazlalığını değiştirmeyeceğini belirtti. 

Dünya'daki merkez bankalarının kredi krizinin ardından finansal sisteme trilyon dolarlar sürmesi sayesinde son yıllarda ciddi bir nakit fazlalığı oluştu. Daha güçlü ABD ekonomisi Fed'i dip seviyelerdeki faizleri artırmaya daha da yaklaştırsa dahi, tüm bu ekstra para tahvillerde 30 yıldır süren boğa piyasasını genişletebilir. 

YUNANİSTAN KRİZİ

Yunanistan'daki finansal çöküş ve Çin borsasındaki erime, yatırımcıları güvenli tahvillere yönlendirdi. Ancak yine de Wall Street, Fed'in faiz arttırımına gitmesi halinde özellikle Amerikan hazine tahvillerinde görülmesi beklenen satış dalgasına hazırlanıyor.

JPMorgan da bu konuda pek çok uyarıda bulunsa da, son analizi olayların bu şekilde gerçekleşmeyebileceğini gösteriyor.

Bankanın derlediği verilere göre, ABD, Japonya ve Avrupa’daki tahvil alım teşvikleri ve gelişen piyasalarda artan banka kredilendirmeleri sayesinde, sirkülasyon halinde olan toplam nakit miktarı 67 trilyon dolar. Tahmini talep ise 62 trilyon dolar.

Dünyadaki para miktarı; küresel ekonominin değeri, finansal varlıklar ve bireylerin olası riske karşı biriktirdikleri nakit miktarını aştığı zaman bu durum ortaya çıkıyor. 

'ENDİŞEYE GEREK YOK'

Bugünkü para fazlalığı 2014 Temmuz'unda elde edilen 7 trilyonluk rekor rakamdan düşük, ancak hala para bolluğunun görüldüğü ve varlık fiyatlarını arttığı üç dönemden (1990-1995, 2002-2004 and 2009 ortası-2010 ortası) daha belirgin. Ve bu miktar tahvil ve hisselerin piyasa değerleriyle karşılaştırıldığında, oran hala krizin öncesi dönemlerin çok daha üzerinde. 

AllianceBernstein Holding LP başkanı Ashish Shah, "Boğa piyasasının sonunun geleceğinden endişeli değiliz. Toplamda işleme sokulması gereken likidite durumu iyi" diyor.

İyimser havanın bir nedeni de Amerikan ekonomisinin yatırımcıların tahvillerden çekilmesine sebep olacak kadar güçlü enflasyon ve ücret büyümesi yaratamaması. 

FAİZ BEKLENTİLERİ

Avrupa, büyüme ve enflasyonu hızlandırmak için uğraşırken, Uluslararası Para Fonu (IMF) Çin ve Yunanistan etkisinin piyasalarda türbülans yaratarak küresel büyümeye tehdit oluşturacağı konusunda uyardı. 

Bu da Fed’in faiz konusunda sabırlı olabileceği anlamına geliyor. Fed’in Haziran ayındaki toplantısında yetkililer; Amerikan ekonomisinin bu yıl içinde faiz artışına uygun hale gelecek kadar güçlenmesini beklediklerini söyleseler de, gelecek yıl için faiz beklentilerini çeyrek puan kısarak yüzde 1,625’e indirdiler.

Londra merkezli M&G Investments yatırım yöneticisi Jim Leaviss, "Traderlar, yatırımcılar ve fon yöneticileri şaşıracak gibi durmuyorlar. Tahvil fiyatlarıyla ilgili gerçekten karamsar olmak istiyorsanız, tahvil faizleri ve Fed fonlama faizinin kriz öncesi seviyelere geri döneceğini düşünebilirsiniz, fakat bu şimdilik olası gözükmüyor" dedi. Finansal krizden önce faizler yüzde 5’i geçmişti.

DAHA ÇOK ACI

RBS Securities ABD hükümet tahvili strateji uzmanı William O’Donnell'a göre, faizler hala bu kadar düşükken, piyasada ne kadar likidite fazlası olursa olsun, ekonomi hızlanmaya ve Fed faizleri artırmaya başladığında tahviller de yatırımcılar için yeterli rahatlık sağlamayacak. O’Donnell, "Bu faiz seviyeleri toparlanan bir ekonomi tablosuna uymuyor," diyor.  

Gain Capital Holdings araştırma direktörü Kathleen Brook, "Bu kadar çok nakit tahvil fiyatlarını destekliyor olsa bile, en sonunda balon riskini arttırabilir ve daha fazla acıya neden olabilir. Bu likidite varlık fiyatlarında sürdürülemez bir ralliyi tetikleyebilir ve yeni bir krizin tohumlarını atabilir," diyor.

Kısa vadede ne olursa olsun, DA Davidson & Co sabit getiri stratejisti Sharon Stark, emekli sayısındaki artışın ve az riskli getiri arayan emeklilik fonlarının, önümüzdeki yıllarda tüm dünyada tahvil talebini destekleyeceğini söylüyor.

Bir yandan da Avrupa ve Japonya’da merkez bankalarının parasal genişlemeyi hızlandırması, yatırımcıları bu yıl tahvil arzında 400 milyar dolarlık bir açıkla karşı karşıya bırakıyor.

"Yatırım için kullanılabilecek nakit miktarı hala dikkate değer ve bu Fed faiz oranlarının arttırımıyla değişmeyecek," diyor Stark. "Tahvil faizleri daha uzun sure düşük seviyede seyredecek."

Yukarı

Business HT×