BIST 100 75.002 % 1,91
USD/TRY 3,4634 % -1,73
EUR/TRY 3,7190 % -1,97
Piyasalar
75.006
% 1,91
3,4641
% -1,71
3,7195
% -1,96
1,0735
% -0,27
10,82
-0,18
1.171,48
% 0,09
53,79
% -2,09

HSBC ve yabancı yatırım

HSBC'nin çıkış kararı Türkiye'nin doğrudan yatırım çekme stratejisini gözden geçirmesi gerektiğine işaret ediyor

BARIŞ BALCI 11 06 2015, 10:52

İngiltere'nin varlık değeri en büyük bankası olan HSBC banka tarihinin en önemli strateji değişimlerinden birini açıkladı. Yeni stratejiye göre banka Asya'ya büyük önem verirken Brezilya ve Türkiye operasyonlarını kapatma ve toplamda 25 bin kişiyi işten çıkarma kararı aldı. Ayrıca bankanın merkezinin Londra'dan Hong Kong'a taşınması da halen masada.

Öne çıkan bu manşetlerin ardında ise çok önemli makro ekonomik gerekçeler açıklandı. HSBC CEO'su Stuart Gulliver Asya'nın HSBC karlılığına katkısının son 10 yılda yüzde 33'ten yüzde 64'e çıktığının altını çizdi. Bu karlılığın artmasında ise Asya'nın giderek birbirine bağlanan dünyada önemli ticaret merkezlerinden biri olması yatıyor. 1995'te 6.7 trilyon dolarlık dünya ticareti içinde yüzde 26 payı olan Japonya dışı Asya'nın payı 2013'te yüzde 42'ye kadar yükseldi. Bu rakam 'Gulliver'in gezilerini' neden Asya'ya yönlendirdiğini gösteren en temel gerekçe olarak gözüküyor.

HSBC SUNUMUNDA DOĞRUDAN YATIRIM VURGUSU

Gulliver'in Türkiye'yi de yakından ilgilendiren bir başka makro gerekçe ise doğrudan yabancı yatırımlar. 1.4 trilyon dolarlık dünya toplam doğrudan yatırım akımlarının yüzde 56'sı HSBC'nin öncelik verdiği pazarlarda (ABD, Çin gibi) gerçekleşiyor.

Türkiye ve Brezilya ise bu akımların yüzde 1'inden küçük bir payını oluşturuyor. Bu rakamlar ve Brezilya-Türkiye ikilisinin 18.7 trilyon dolarlık ticaretten yüzde 2'ye yakın pay alması Stuart Gulliver'in yatırımcılara altını çizdiği konulardan biriydi.

Elbette HSBC’nin Türkiye’den çıkışında yerel faktörler de rol oynadı. HSBC Türkiye'de büyük ölçeklere ulaşamamasında yerel rekabete ayak uyduramaması önemli faktörlerden oldu. Sözgelimi Varlık değeri açısından üçüncü sırada olan Garanti HSBC Türkiye'nin varlık değerinden 6 buçuk kat daha fazla. Yine Brezilya'da üçüncü banka HSBC'den 6.3 kat daha  büyük. 

 İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi  ve Bankacılık Araştırma Merkezi Müdürü Kadir Tuna bu faktörleri şöyle sunuyor:

Türkiye’de yerli sermaye ile kurulmuş olan bankaların yoğun rekabetin olduğu bir piyasa var. Müşteri ihtiyaçlarını ve yerel piyasa şartlarını çok iyi analiz eden bankalar hızlı ve karlı büyürken bu yapıya ayak uyduramayan HSBC gibi bankalar bu pastadan pay almakta zorlanıyorlar. Bireysel müşteri alternatif dağıtım kanalları güçlü ürün çeşitliliği fazla olan bankalar ile çalışmayı tercih ediyor. Son verilere göre HSBC 287 şube ile faaliyet gösteriyor. Bu şubelerin coğrafi olarak yaygınlığı olmaması müşterileri açısından olumsuz algılanan durumlar biri. HSBC aynı zamanda gerek bireysel gerekse ticari kredilerde piyasa şartları üzerinde fiyatlamalar nedeniyle müşterilerin çalışma istediği banka sıralamasında geride kaldı. Daha sayabileceğimiz birçok nedenle Türkiye’deki esnek piyasa koşullarına ayak uyduramadı. #pagebreak#

Ancak bu faktörlerin yanında HSBC’nin gelecekteki gelir kaynağı ekseninin başta Çin olmak üzere Asya’ya kayacağını ve çıktığı Brezilya ve Türkiye’de düşük doğrudan yatırımları işaret etmesi önemli. Keza Türkiye özellikle son yıllarda 10-15 milyar dolar yıllık doğrudan sermaye yatırımı arasında sıkışmış durumda. 

İKİNCİ DALGA NEDEN GECİKTİ?

Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Burak Saltoğlu doğrudan yabancı yatırımda ikinci dalganın gerçekleşmediğini belirterek bu tıkanmayı açıklıyor. Saltoğlu “Türkiye'nin ürettiği markalı şirketler, bankalar, kamunun önemli şirketleri FDI'ın ilk dalgasında satıldı. Bunlar hem katma değer hem de kârlılık olarak global sermayeye çekici geliyordu.  İkinci dalga genelde daha küçük ama katma değerli şirketlere olmalıydı. Ama bu tür şirketlerin sayısı ülkemizde sınırlı. Verimlilik, insan kaynakları, girişimcilik seviyemiz arz tarafını sınırlıyor” diyerek ikinci dalga yabancı yatırım için katma değerli şirketler üretebilmeyi vurguluyor. Saltoğlu Türkiye’nin marka yaratamaması ve emek piyasasında ücret-verimlilik konularında bazı rakiplerin geride kalmasına neden olabileceğini de ekliyor.

REGÜLASYONLAR KRİTİK ROL OYNAYACAK

Peki bankacılık sektörü için yabancı yatırım çekmek kolaylaşacak mı?

Dünyada yabancı yatırımın kriz sonrası daha sınırlı hareket ettiğine dikkat çeken Kadir Tuna Türkiye açısından önemli sınırın regülasyonlar olduğunu söyledi. Bankacılıkta karlılığı regülasyonların etkilediğini belirten Kadir Tuna " Son 10 yılda bankacılık kanunu dahil tüketiciyi korumaya yönelik düzenlemeler yapıldı. Bu gelişmeler bankaların hareket alanını daraltıyor. Artık bankacılıkta o yüksek karlılıkları kimse beklemesin. Bu açından bankaları maliyet yönetimini ön plana tutmuş durumda. Sektörde karlılığı fiyatlama değil, maliyet belirliyor" diye konuştu.

Düşük büyüme oranlarının sektörü doğrudan etkileyeceğine dikkat çeken Tuna "Büyüme hedeflerinin sınırlanması özelikle kurumsal ve ticari bankacılık açısından önemli. Türkiye’nin en az yüzde 5 büyümeye ihtiyacı olduğu bir dönemde büyüme oranlarının düşmesi bankacılık sektörünün özkaynak ve aktif karlılığını negatif etkileyecek" dedi. 

Yukarı

Business HT×