BIST 100 76.031 % 0,79
USD/TRY 3,3899 % -1,62
EUR/TRY 3,6481 % -1,24
Piyasalar
76.031
% 0,79
3,3898
% -1,62
3,6482
% -1,24
1,0760
% 0,39
10,66
-0,16
1.174,62
% 0,41
53,10
% -1,54

Finansal ceza var ama suçlu yok

ABD'de eskiden yasa dışı aktiviteleri itiraf etmek iflası garantileyen bir durumdu. Ama artık öyle değil. Son olarak 6 bankaya kesilen 5.8 milyar dolarlık ceza gösterdi ki daha fazla kabahat ve cezalar var ama ortada suçlu yok

THE ECONOMIST 21 05 2015, 16:02

Sahne tanıdıktı: Regulatörler ve soruşturmayı yürütenler bankalara rekor cezalar yağdırıyor, işlenen ağır suçlarla ilgili sert açıklamalar yapılıyor ancak hiç kimse yasal olarak suçlanmıyor, dolayısıyla kimse bankaların neyi kabul ettiğine emin değil.

20 Mayıs'ta Amerikan ve İngiliz devlet otoritelerinden oluşan bir kurul altı uluslararası bankaya kur ve libor manipülasyonu yaptıkları iddiaları doğrultusunda kesilecek cezaları açıkladı. Bank of America, Barclays, Citigroup, JPMorgan Chase, Royal Bank of Scotland (RBS) ve UBS'den oluşan bu altı bankalık grup toplamda 5.6 milyar dolar ceza ödemeyi kabul etti. UBS hariç tüm bankalar yasadışı davranışlarını kabul etti.

Bu uzlaşma, altı bankada görevli yaklaşık 20 çalışanın yaptığı usulsüzlüklerle ilgili uzun süredir devam eden bir soruşturmanın sonucu olarak geldi. Kendilerine "kartel" diyen bu çalışanların 2007 ve 2013 yılları arasında internette bir sohbet odasında şifreli konuşmalarla iletişim kurarak birbirlerine para kazanmakta yardımcı oldukları ortaya çıktı.

Grup, dolar ve euro arasındaki günlük döviz kuru oranlarını ayarlamak suretiyle piyasa manipülasyonu ve gizli anlaşma kurallarını çiğnemişti. Çalışanlardan birinin sohbet odasında "Hile yapmıyorsan, denemiyorsun sayılır" dediği ortaya konuldu.

UBS yasadışı aktivitelerde bulunduğunu kabul etmek zorunda kalmadı çünkü UBS altı banka içinden otoritelere bünyesinde gerçekleşen şüpheli davranışlarla ilgili raporda bulunan ilk bankaydı.

Ancak bu UBS'in ikinci yargılanmadan uzlaşmaya vardığı dava: üç yıl önce, bir gösterge faiz değeri olan liboru manipüle etmek suçundan Amerikan otoritelerine 1.2 milyar dolar ödemişti.

Anlaşma UBS'nin başka bir yanlış yapmaması üzerine kuruluydu fakat son davada ortaya çıkanlar sonucunda ABD Adalet Bakanlığı bu anlaşmayı fesetmiş durumda. Bunun tek sonucu ise UBS'in fazladan ödemesi gereken 203 milyon dolarlık bir ceza alması oldu, ki geçen sene büyük bankaların ödediği 87 milyar dolarlık cezanın yanında bu meblağ önemsiz kalıyor.

Benzer şekilde, UBS libor davasına yönelik de sahtekarlığı kabul ediyor ancak görünen o ki bunun bir anlamı yok: Yapılan bir açıklamada UBS bu suçu kabul etmelerinin sonuçlar üzerinde "finansal bir etkisi olmayacağını" söyledi.

Amerika'da eskiden yasadışı aktivitileri itiraf etmek iflası garantileyen bir durumdu. En azından yasadışı aktiviteleri ortaya çıkınca müşterilerini kaybeden ve çalışma lisanslarını kaybeden yatırım bankası Drexel Burnham Lambert ve muhasebe şirketi Arthur Andersen gibi şirketlerin kaderi bu olmuştu. Fakat Adalet Bakanlığı ve diğer düzenleyiciler bu durumda böyle sonuçları ortadan kaldırmış gibi görünüyor.

Geçtiğimiz yıl çokuluslu başka bir şirket olan Credit Suisse müşterilerinin vergi kaçakçılığına yönelik suçlamaları kabul etmiş, ancak SEC'den edindiği muhafiyet haklarıyla iflas etmemeyi başarmıştı.

Federal Başsavcı Loretta Lycnh bu durumda da aynı şeyi yapıp yapmama kararının düzenleyicilerin elinde olduğunu açıkladı. Yatırım bankası Rafferty Capital'dan Rıchard Bove durumla ilgili "Gerekli muhafiyetlerin edinildiğini düşünüyoruz ancak emin değiliz" diye yorum yaptı.

Özel davalar açılacaktır. Sadece dolar euro piyasasında günlük 500 milyar doların el değiştirdiği yabancı kur piyasası çok büyük. Dolayısıyla manipülasyon geçici olabilir ancak bundan etkilenen kişi sayısı çok fazla.

Bir grup yatırımcı Citigroup'la 394 milyon dolarlık bir anlaşma yaptıklarını açıkladı bile ve arka odalarda anlaşmalar yapılmaya devam ediyor.

Yukarı

Business HT×