BIST 100 73.971 % 0,79
USD/TRY 3,5302 % 0,26
EUR/TRY 3,7759 % 0,50
Piyasalar
73.976
% 0,80
3,5301
% 0,26
3,7759
% 0,50
1,0694
% 0,28
11,00
0,07
1.167,69
% -0,83
54,84
% 0,70

Sendika Başkanı Betil konuştu

Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası Başkanı Mehmet Betil, otomotivi sarsan işçi eylemlerinin yasa dışı olduğunu ifade etti.

TAHSİN AKÇA, AHMET KIVANÇ - HABERTÜRK 21 05 2015, 06:17

Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) Başkanı Mehmet Celal Betil, 1 haftaya yakın süredir 15 bine yakın işçiye ulaşan otomotiv işçilerinin iş bırakma eylemini değerlendirdi.

Eyleme çıkılmasında gerekçeler arasında öne çıkan Bosch işçilerin nisanda imzaladığı sözleşmenin 38 aylık gecikmenin sonucunda imzalandığını ve oradaki işçilerin bu dönemde sıkıntı yaşadığını kaydeden Betil, bugün otomotiv ve yan sanayii şirketlerinde süren eylemin hukuki boyutu konusunda, 'barış borcu' kavramını gündeme getirdi.

8 ŞİRKETTE FARKLI DURUM

İşçilerin eylemlerinin yasa dışı olduğunu ifade eden Betil, “Çünkü işçilerimiz işyerini terk etmeyerek topluca iş bırakmışlardır” dedi. Dün Habertürk’te yer alan MESS’le imzalanan grup toplu iş sözleşmesi kapsamından çıkarak 8 şirketin ayrı sözleşme imzalamasının, devam eden sözleşme değil, süresi bitmiş imza aşamasında gerçekleştiğine dikkat çeken Betil, “Oysa bu işyerleri için imzalanmış ve 31 Ağustos 2017 tarihine kadar yürürlükte olan bir toplu iş sözleşmesi bulunmaktadır. Bu itibarla işçi sendikası tarafından alınmış kanuni bir grev kararı yoktur. Kanuni grev için aranan şartlar gerçekleşmeden yapılan grev yani halihazırdaki iş bırakma eylemi, 6356 sayılı kanun madde 58/3’e göre kanun dışıdır. Dolayısıyla toplu iş sözleşmesini değiştirmek için üretimi durdurmak kanun dışı grev kapsamındadır” diye konuştu.

6356 sayılı kanunun 35’inci maddesinde devam eden sözleşmelerle ilgili bağlayıcı hüküm bulunduğuna dikkat çeken Betil, “Bu maddenin temelinde, toplu iş sözleşmesiyle kurulmuş ‘çalışma barışını sağlama borcu’ yatıyor” dedi.

3 YIL BAĞLAYICIDIR’

MESS’e üye bazı otomotiv ana ve yan sanayii işyerlerinde başlatılan işyerini terk etmeme ve topluca iş bırakma şeklindeki yasadışı eylemlerin ‘maalesef’ katlanılamaz boyutlara ulaştığını da kaydeden Betil, “Bu tür eylemler yoluyla 3 yıllık süre için bağlayıcılığı olan grup toplu iş sözleşmesi şartlarına yönelik haksız taleplerde bulunulmaması gerekir” diye konuştu.

35’İNCİ MADDE NE DİYOR?

Mehmet Celal Betil’in dikkat çektiği 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 35’inci maddesinde şu ifade yer alıyor: “Mevcut bir toplu iş sözleşmesi yürürlükteyken, söz konusu sözleşmenin süresi içinde işçilerin iş bırakma eylemleri yasadışı grev niteliğine bürünecektir. Kural olarak en az 1 ve en çok 3 yıl süreli olarak yapılabilecek olan toplu iş sözleşmesi ise imzalandıktan sonra, taraflarca uzatılamayacak, kısaltılamayacak ve sözleşme süresinden önce sona erdirilmeyecektir"

'YÜRÜRLÜK SÜRESİ HARİÇ İÇERİĞİ DEĞİŞTİRİLEBİLİR'

Kocaeli Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aziz Çelik, eylemin ‘yasadışı’ olduğu iddiasının doğru olmadığını söyledi.

Çelik, “Türkiye’nin toplu iş hukuku sisteminde bağıtlanmış toplu iş sözleşmelerinin yürürlük süreleri hariç içeriğinin taraflarca değiştirilebilmesi mümkündür. İşçilerin talebi yasaya ve uygulamaya uygundur” diye konuştu. Çelik, İLO sözleşmelerine göre grev hakkının yalnızca toplu iş sözleşmelerini kapsamadığına işaret etti.

Çelik, “Bu eylem sendikal yaşamda ‘toplu eylem’ olarak adlandırdığımız ve kendi kendine gelişen bir süreci ifade ediyor” dedi.

Yukarı

Business HT×