BIST 100 75.862 % -0,09
USD/TRY 3,4574 % 0,43
EUR/TRY 3,6713 % 0,40
Piyasalar
75.854
% -0,10
3,4576
% 0,43
3,6722
% 0,43
1,0618
% 0,03
10,63
-0,03
1.171,06
% 0,02
54,18
% 0,54

Bankaların sürpriz performansı

Güçlü ilk çeyrek banka performansları, analistlerin kur riski uyarılarının abartılı olduğu sinyalini veriyor

ISOBEL FINKEL - BLOOMBERG NEWS 30 04 2015, 15:32

Bu yıl gelişen ülkeler arasında en çok zayıflayan para birimi TL oldu, ancak bu durumun Türk bankaları üzerindeki olumsuz etkisi analistlerin beklediğinden çok daha az gözüküyor. Deutsche Bank'a göre de eğer bir felaket olmazsa zarar muhtemelen beklendiği kadar olmayacak.

Ülkenin en büyük beş bankasından üçü beklentilerin üzerinde kar açıklarken, hiçbiri takipteki kredilerde bir kötüleşme işareti göstermedi.

Deutsche Bank ekonomisti Kubilay Öztürk, ülkenin döviz kurunun yarattığı risklerin etkisinin yatırımcıların çoğu tarafından abartıldığını söylüyor.

28 Nisan'da yayınlanan bir raporda görüşlerine yer verilen Öztürk, “Şirketlerin döviz yükümlülüklerinden gelen riskler konusunda piyasaların algısı ve gerçek arasında büyük fark var. Türk şirketlerin açık döviz pozisyonlarının ciddi bir probleme dönüşmesi için muhtemelen (Lehman Brothers'ın çöküşü gibi) yeni bir felaket olay yaşamamız gerekiyor” diyor.

Öztürk'ün söyledikleri, son aylarda sık sık TL'deki hızlı zayıflamanın Türk şirketlerin borç ödemelerini zorlaştıracağı konusunda uyarıda bulunan analist ve kredi değerledirme kuruluşlarının tam tersi bir görüşü savunuyor. Fitch geçen ay, EMEA Bölgesi'nde kur gerilimi senaryosunda en fazla riskin Türk şirketlerinde olduğunu söylerken, Moody's sorunlu kredilerin bankaların varlık kalitesi ve karları üzerinde baskı yaratacağı konusunda uyarmıştı.

BATIK KREDİLER

Burgan Yatırım analisti Duygun Kutucu, “Bilançoların beklenenin üstünde gelmesinin arkasındaki en büyük sebep güçlü takipteki kredi tahsili performansı” diyor.

KAP açıklamaları ve sektör verilerine göre, Türk banklarının batık kredi oranları 2014 seviyesine göre değişmedi. Her ne kadar  sektördeki takipteki kredi oranının yüzde 2.9 seviyesinde bulunmasında bankaların bu tarz kredileri varlık yönetimi şirketlerine satıyor olmalarının önemli desteği olsa da, oran Rusya'daki yüzde 5.6 ve Polonya'daki yüzde 8 ile kıyaslandığında düşük duruyor.

İlk çeyrekte, Türkiye'nin toplam hisse değeri açısından en büyük bankası olan Garanti'de batık kredi oranı geçen yılın son çeyreğine göre iyileşme gösterdi. Bunda kısmen bu yılın ilk çeyreğindeki kredi tahsilinin 2014'ün herhangi bir çeyreğine göre daha yüksek olmasının etkisi oldu.

SORUNUN BOYUTU

Garanti ilk çeyrek için 785 milyon lira (296 milyon dolar) net gelir açıklayarak Bloomberg anketine katılan 14 analistin beklentilerini aştı. Kamu bankası Hakbank ise 583 milyon liralık ilk çeyrek kazancıyla beklentilerin yüzde 10 üzerinde performans gösterdi. Akbank'ın da 732 milyon liralık net geliri tahminlerin üzerinde geldi.

Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla, “Doğrusunu söylemek gerekirse, hiçbir müşterimizin sadece Türk lirası zayıfladığı için sorun yaşadığını görmedik” dedi. Atilla liradaki güçlü oynaklıklar karşısında bankalar üzerindeki en büyük riskin “spekülatif pozisyonlar” almak olduğunu söyledi.

Merkez Bankası verilerine göre, finansdışı şirketlerin net açık döviz pozisyonları, Aralık ayında 182.1 milyar dolarla rekor seviyeye yükseldikten sonra Ocak'ta ufak düşüş gösterdi. 

Deutsche Bank'a göre, temel istatistikler döviz cinsinden borcu olan pek çok şirketin döviz cinsinden alacağı da olduğu gerçeğini gizliyor.

BGC Partners bankacılık analisti Çağdaş Doğan, “Bazı şirketler sorun yaşayabilir, ancak sistemsel bir çöküş yaratacak kadar çok olduklarından emin değilim. En olası senaryo düşe kalka ilerlemeleri” diyor.

TEK ÇEYREK

Yine de tek bir çeyrek liradaki zayıflamanın etkisini görmeye yetmeyebilir. 7 Haziran'daki seçimler üzerine endişeler ve hükümetin ekonomi ekibine dair belirsizlik de etkili olabilir.

Halkbank ve Akbank yıl sonu hedeflerini ikinci çeyrekten sonra tekrar gözden geçireceklerini söylemişti. Garanti de yıl sonu beklentilerini değerlendireceğini, ancak üzret geliri beklentilerinin yukarı yönelü dahi revize edilebileceğini söylemişti.

Deutsche Bank analisti Öztürk,“ Bankalar, Lehman'ın çöküşünden bu yana uzun vadeli dış borçlarında ciddi sorun yaşamadılar”dedi. Para biriminde o dönemden bu yana gerçekleşen değer kaybı yüzde 53'ü bulmuş olsa da.

Ancak yine de Fed'in 2006'dan beri ilk kez faizleri artırmaya hazırlandığı bu dönem de Öztürk de temkinli olmayı ihmal etmiyor: “Geçmiş performanslarının olumlu olması, şirketlerin kur uyumsuzluklarının bir noktada bağlayıcı olmayacağı anlamına gelmiyor.”

 

 

 

Yukarı

Business HT×