BIST 100 75.727 % -0,27
USD/TRY 3,4772 % 1,00
EUR/TRY 3,6724 % 0,43
Piyasalar
75.727
% -0,27
3,4772
% 1,00
3,6724
% 0,43
1,0561
% -0,51
10,94
0,31
1.159,86
% -0,93
54,33
% 0,82

Durgunluk tartışması

Ben Bernanke Larry Summers arasındaki yapısal durgunluk tartışması

BUSINESSHT 07 04 2015, 12:54

Geçtiğimiz hafta yazmaya başladığı blog ile yeniden ses getiren ABD Merkez Bankası Eski Başkanı Ben S. Bernanke, faizin neden düşük olduğu konusunu tartışmaya devam ediyor.

Düşük faizi sorguladığı ilk yazısında Fed’in gerekçelerini ele alan Bernanke, bu yazısında da eski ABD Hazine Bakanı Larry Summers’in “kurumsal durgunluk” (secular stagnation) tezini ve eksik kaldığı noktalarını ele alıyor.

Summers’in teorisine eleştirilerde de bulunan Bernanke, ekonomi politikası için en önemli 3 şeyin tam istihdama ulaşma, enflasyonu düşük ve istikrarlı tutma ve mali istikrarı devam ettirme olduğunu söylüyor ve Summers’in “yapısal durgunluk” teorisinin bu 3 hedefin aynı anda yakalanmasının çok zor olabileceğini varsaydığını belirtiyor.

Summers’in bu konudaki çözüm önerilerinden bir tanesinin ise daha fazla altyapı yatırımı olduğunu söyleyen Bernanke, “fakat eğer gerçekten bir yapısal durgunluk dönemindeysek daha fazla mali harcama tatmin edici bir uzun vadeli çözüm olmayabilir çünkü hükümet borcu zaten tarihi standartlara göre çok yukarıda” ifadelerini kullanıyor.

ABD ekonomisi yapısal durgunluk yaşıyor mu? Ben bundan şüpheliyim. Ve şüphelerimin kaynağı yalnızca ABD ekonomisinin tam istihdama doğru ilerlediği düşüncemden daha da ötede” diyen Bernanke, reel faiz oranlarının sürekli bir şekilde negatifte tutulmasının kalıcı bir şekilde karlılık yaratacak yatırım projelerini artırmayacağını savunuyor: “Larry’nin amcasının bana MIT’de öğrettiği gibi, negatif faiz oranlarında neredeyse bütün yatırımlar karlı olur. Dolayısıyla bu faiz oranlarını uzun süreli negatifte tutmak biraz imkansız.”

Summers’e ikinci itirazının yine diğer ekonomistler tarafından ortaya atıldığı gibi mali balonlar olmadan on yıllar boyunca tam istihdamın görülmediği yolunda. Ekonomistlerin şu sıralar yaşanan yavaş büyümeyi kurumsal durgunluktan çok ekonominin yaşadığı geçici zorluklara bağladığını söyleyen Bernanke, “Fed başkanlığım döneminde ben de kriz sonrası karşımıza çıkan zorlukları sıklıkla dile getirmiştim: konut sektörünün yavaş toparlanması; ve hem federal hem de merkezi yönetimdeki sınırlayıcı mali politikalar” ifadelerini kullanıyor.

Bernanke en sona sakladığı “en büyük endişesi”ni ise Summers’in uluslararası açıya yeterince ilgiyi göstermemesinden kaynaklandığını söylüyor. Bernanke, Summers’e eleştirisini “Yerel sermaye yatırımı ve hanehalkı harcamasını etkileyen faktörlere yoğunlaşıyor fakat her şey eşit tutulduğunda dünyanın herhangi bir yerindeki karlı sermaye yatırımının ulaşılabilirliği yerelde yaşanan kurumsal durgunluğu yenmeye yardımcı olabilir” şeklinde sonlandırıyor.

ABD’nin eski hazine bakanlarından Larry Summers ise Bernanke’ye verdiği cevaba “Bernanke’nin kurumsal durgunluk hakkında yazdıkları benim düşüncelerimi de netleştirmemi sağladı ve belki de kafaların karıştığı birkaç noktaya dikkat çekme imkanı sundu” ifadeleriyle başladı.

Kurumsal durgunluğun kronik bir mevduatın yatırımdan aşırı fazla olması anlamına geldiğine dikkat çeken Summers, “Faiz oranlarının tam istihdamda mevduat ve yatırım sevielerini dengelemesi gerekmiyor mu?” diye soruyor ve ekliyor; “Ben bu önemli faktöre şüpheyle yaklaşıyor…”

Bernanke’nin negatif faiz oranlarının işe yaramadığı konusundaki tartışmada amcasını örnek verdiğini hatırlatan Summers, buna gelişmiş diğer ülkelerdeki faiz oranlarıyla karşılık veriyor; “Ben’in meşhur yaptığı bir deyimi kullanmak gerekirse negatif reel faiz oranları her zaman teoride değil, pratikte de gözlem yaptığımız bir fenomen. Almanya’da 10 yıllık nominal faizler 18 baz puanda ve negatif reel faiz olduğunu gösteriyor. Britanya’da 50 yıl endeksli tahvil faizleri çok uzun süredir negatif alanda.”

Bernanke’nin, Summers’in kurumsal durgunluk teorisi hakkında “en büyük endişem” dediği uluslararası perspektife de değinen eski ABD hazine bakanı, “Keşke bu noktada kendimi daha anlaşılır yapabilseydim. Doğru, düşük faiz oranları, deflasyon tehdidi, ve düşük ekonomik performans kurumsal durgunluğun ABD’den çok Avrupa ve Japonya’nın başına bela olacağını gösteriyor” darken, diğer bölgelerdeki ekonomik yavaşlığın küresel talebi yavaşlattığını kabul ediyor.

Yazısının son kısmında “Kurumsal durgunluk konusunda Alvin Hansen’in olduğu gibi yanlış olmaktan başka bir şey istemem” diyen Summers, henüz hatalı olmadığını düşündüğünü belirterek uyarılarını yapıyor: “Belki de büyüme gelişmiş ekonomilerde yakında  toparlanacak ve mali şartlar normale dönecek. Eğer öyle olursa yavaş büyümenin ekonomik zorluklardan kaynaklandığını savunan Ben gibileri haklı çıkacak ve kurumsal durgunluk endişeleri boşa gidecek.

Fakat gelişmiş ülkelerde ekonomik büyüme beklentileri uzun yıllardır aşağı yönde hareket ediyor. Dolayısıyla yatırıma göre çok fazla mevduatın bulunduğunu ve bunun kronik bir hal almaya başladığını dikkate alma önerimi tekrar ediyorum. Eğer durum gerçekten buysa, para politikası daha uzun bir süre normale dönmeyecek, daha fazla kamu ve özel yatırım ihtiyacı olacak, ve yeterli talebin yaratılması için küresel işbirliğine ihtiyaç duyulacak.” 

Yukarı

Business HT×