BIST 100 75.929 % -0,13
USD/TRY 3,4433 % 1,58
EUR/TRY 3,6568 % 0,30
Piyasalar
75.929
% -0,13
3,4434
% 1,59
3,6565
% 0,29
1,0612
% -1,31
10,63
-0,03
1.170,42
% -0,30
53,94
% 1,77

Şirketlerin 'doğal hedge' yöntemi

Kur oynaklıklarının etkisini minimuma indirmek isteyen Avrupalı şirketler 'doğal hedge' yöntemlerine yöneliyor

BUSINESS INSIDER 06 04 2015, 12:55

Euro'daki dramatik düşüş sayesinde Avrupalı üreticilerin yurtdışı merkezlerinde üretim maliyetleri önemli oranda azaldı. Ancak döviz kurlarında aylardır devam eden keskin değişimler sonrası, bu şirketlerin birçoğu bir sonraki keskin hareketten önce faaliyet gösterdikleri piyasa çeşitliliğinin daha da artmasını umuyor.

İsveç’in otomotiv devi Volvo da bu şirketlerden biri. Şirket, doların şu anki aşırı güçlü durumuna karşı uzun vadeli bir koruma sağlama amacıyla geçen ay ABD’de 500 milyon dolarlık bir fabrika açmayı planladığını açıklamıştı.

Volvo CEO’su Hakan Samuelsson şirketin kararını, “Farklı bölgelerdeki uzun süreli müşterilerin bağlılığı için hiç iyi olmayan kısa dönemli döviz oynaklıklarının etkisini ortadan kaldırıyor ve doğal bir hedge yaratmış oluyoruz” diyerek açıkladı.

'Doğal hedge'ler şirketin yapısının onu döviz kuru oynaklıklarından koruyacak biçimde şekillendirilmesiyle oluşuyor. Örneğin, tedarikçiler, fabrikalar ve müşteriler aynı para biriminde faaliyet gösteriyorlar.

Bu model özellikle üretimini müşterilere yakın konumlandırmak zorunda olan kolay bozulan yiyecek ve içecek üreticilerinde çok sık uygulanıyor. Ancak düşük işçi maliyetleri ve ölçek ekonomileri tercih eden otomotiv, elektronik veya giyim gibi ürünlerin üreticilerinde daha az rastlanıyor. En azından yakın zamana kadar öyleydi.

Geçtiğimiz aylarda bu model euro ve dolardaki sert hareketler sonrası Avrupa Birliği ve ABD ekonomilerini görünümünün de hızla değişmesiyle şirketler için sıkıntı yaratmaya başladı. Geçen Ekim ayında ABD Merkez Bankası Fed beş yıl önce ekonomiyi güçlendirmek için başladığı dev tahvil alım programını sonlandıracağını, çünkü ekonominin toparlanma yolunda olduğunu söylemişti. Ancak Ocak ayında da Avrupa Merkez Bankası blok ekonomisini canlandırmak için kendi parasal genişleme programını başlattı.

Bu süreçte dolar ve euro keskin bir şekilde ayrışırken, gelecek oynaklık risklerine karşı hedging maliyetleri de üç katına çıktı. Sabun üreticisi PZ Cussons CFO’su Brandon Leigh, “Bir döviz kuru özellikle oynaksa, finansal olarak onu hedge çok pahalı hale geliyor” dedi.

Sonuç olarak, Liberum tüketici malları analisti Robert Waldschmidt, “Doğal hedging bazı alanlarda uzun zamandır popüler olsa da döviz piyasalarındaki oynaklık düşünülürse, şu anda her zamankinden çok daha mantıklı bir strateji” diyor.

KUTSAL KASE

Sterlindeki güçlenmeden zarar gören İngiliz online giyim devi Asos, bu ay yaptığı bir açıklamada, Euro Bölgesi’nden Euro, ABD’de dolarla kıyafet satın alacağını açıkladı.

Asos operasyon direktörü Nick Beighton “Buradaki esas amacımız, kullanabileceğimiz maksimum oranda doğal hedge kullanabilmek. Buradaki ilacımız, hem ürünü hem de fiyatı aynı para biriminde tutarak döviz faturaları ve kur çıkışlarını dengelemek” diyor.  

Özellikle Afrika’daki gibi gelişmekte olan ülkelerde yerelden satın almanın yerel ekonomi aktörlerinin gelirlerine katkıda bulunarak alım gücünü arttırmak gibi başka faydaları da var.

Nestle, SABMiller ve Unilever gibi yiyecek-içecek şirketleri de uzun zamandır yerel tedarikçilerle iş yaparak hem arz güvenliğini saplıyor hem de ürünleri daha uygun olarak piyasaya sunabiliyor.

Nestle Rusya CEO’su Maurizio Patarnello, geçen yıl Rusya’nın Avrupa Birliği'nden gıda ithalatına koyduğu yasaklardan en az etkilenen şirketlerden biri olmalarını da yerel satın almaya bağlıyor.

SABMiller’ın risk ve finansman direktörü Philip Learoyd’e göre, yerel kaynakları kullanmak operasyonel sebeplerle de olabilir ancak şirketlerin döviz oynaklıklarından korunmasını sağlayarak risk yönetimi açısından çok önemli avantajları var. Learoyd, ayrıca dünyanın en büyük ikinci bira üreticisi şirketin oynaklık etkisini azaltmak için fırsat arayışına devam edeceğini de söyledi.

Hollandalı elektronik şirketi Philips’in de gelirlerinin yüzde 35’i gelişen ülkelerden ancak üretiminin çok sınırlı bir kısmı bu ülkelerde. Bunu sonucu olarak şirketin kar marjları özellikle Rus rublesi ve Arjantin pezosundaki olumsuz değişimlerden çok etkilendi.

Philips CEO’su Frans van Houten, “Doğal hedge tabi kir kutsal kâse, çünkü böylece risklere karşı daha korunaklı oluyorsunuz” diyor.

Yukarı

Business HT×