BIST 100 76.031 % 0,79
USD/TRY 3,3904 % -1,60
EUR/TRY 3,6493 % -1,21
Piyasalar
76.031
% 0,79
3,3909
% -1,59
3,6491
% -1,22
1,0760
% 0,39
10,66
-0,16
1.174,72
% 0,42
53,08
% -1,58

Babacan ortak yayında konuştu

BloombergHT ve Habertürk ortak yayınında konuşan Başbakan Yardımcısı Ali Babacan otomotiv grevlerinin zamanlamasının manidar olduğunu ifade etti.

BUSINESSHT 20 05 2015, 11:22

BloombergHT ve Habertürk ortak yayınında Yavuz Semerci ve Abdurrahman Yıldırım'ın sorularını yanıtlayan Başbakan Yardımcısı Ali Babacan son günlerde etkisi genişleyen otomotiv sektöründeki grevlerle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Otomotiv sektöründeki gelişmeleri Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun yakından izlediğini belirten Babacan grevin zamanlamasının manidar olduğunu ifade etti. Babacan "Konu sadece işçi ve işveren arasındaki bir konu mu yoksa başka bir ideolojik sebep var mı bu konuda şüphelerimiz var" diye konuştu.  

Muhalefet partilerinin vaatleri ile ilgili soruları da yanıtlayan Babacan kaynak gösterilmeden verilen vaatlerin enflasyonu artıracağını söyledi. Babacan asgari ücret konusundaki vaatlerle ilgili "Burada önemli olan asgari ücretin ve emekli maaşının ne kadar olduğu değil satın alma gücüdür. Biz geldiğimizde aylık asgari ücretle 64 litre ayçiçecek yağı alınabiliyordu şu an 144 litre alınıyor" ifadelerini kullandı.  

Söz konusu vaatlerin bütçe açığını yüzde 7-8'lere çıkarabileceğini söyleyen Babacan cari açık ve bütçe açığından oluşan ikiz riskin ekonominin riskini artırdığını söyledi. 

Babacan geçmiş dönemdeki ekonomi yönetiminin performansına ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. Geçmiş dönemde ekonomi yönetiminde yer alanların önemli katkıları olduğunu söyleyen Babacan, "Koalisyon döneminin ekonomik programına bakıldığında yazılı olarak birçok doğru unsur bulunuyordu. Ama uygulanmasında ve siyasi olarak sahiplenilmesinde sorunlar vardı.Programların siyasi sahibi yoksa olumlu sonuç vermesinin imkanı yok.Bizim başarımızın temelinde siyasi istikrarın etkisi var" diye konuştu.

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan orta gelir tuzağı ile ilgili soruya karşılık olarak da şu yanıtı verdi. kavramına ilişkin de şunları söyledi:

"Türkiye dışa açık bir ekonomi. Dolayısıyla dünyada olup bitenlerden etkilenmememiz mümkün değil. Kendi içimizdeki gelişmeler de bu durumu etkiledi. 2010-2011 yıllarında arka arkaya yüzde 9 büyüdük. Ama cari açık da arttı. Demek ki potansiyele ulaşmıştık. Bundan sonra konunun yapısal reformlarla çözülmesi gerekiyor. Daha yüksek katma değerli üretim, teknolojisi yüksek ihracata yönelmek gerekiyor. Büyümeyi yükseltmenin yolu yapısal reformlardan geçiyor. Bundan sonra ne kadar yapısal reform o kadar büyüme. Mali reformlarla büyüme kısa soluklu olur. Kısa vadeli büyüme çabasına girildiğinde bu hiç gerçekleşmeyebilir. Bunu test etmeden görmek zor. Piyasa kısa vadeli büyümenin sonundaki felaketi görüyorsa büyümeye de izin vermeyebilir." 

Yukarı

Business HT×