BIST 100 75.002 % 1,91
USD/TRY 3,4634 % -1,73
EUR/TRY 3,7190 % -1,97
Piyasalar
75.003
% 1,91
3,4647
% -1,69
3,7204
% -1,94
1,0736
% -0,26
10,82
-0,18
1.171,67
% 0,11
53,76
% -2,15

Ramazanda zam yok

TGDF Başkan Şemsi Kopuz, ramazana denk gelecek bir zam beklemediklerini belirterek, "Fiyatların anormal bir şekilde artmasını gerektiren herhangi bir zorunluluk bugün itibariyle yoktur" dedi

AA 11 06 2015, 16:36

Türkiye Gıda ve İçecek Sanayi Dernekleri Federasyonu (TGDF) Başkan Şemsi Kopuz, ramazana denk gelecek bir zam beklemediklerini belirterek, "Buradan bu arkadaşları uyarıyorum. Sakın ola ramazanda, seçim sonrası oluşturulacak fırsatçılığa meyil yapmasınlar. Şayet bunu yaparlarsa bir daha basın toplantısı yaparım, sektörel bazda bu arkadaşları, bu sektörleri deşifre ederim" dedi.

Türkiye'deki gıda fiyatlarının son zamanlarda ciddi bir artış eğilimi gösterdiğine dikkati çeken Kopuz, "Nitekim OECD verilerine göre dünya gıda fiyatları ortalamasında şu an için Türkiye olarak yüzde 20 daha yüksek seyrediyoruz" dedi.

Buradaki artışın kaynağının üretici ya da gıda sanayicisi değil spekülatörler olduğunu, sorunun kamunun iradesini spekülatörler üzerinde disipline etmesinde yetersiz kalmasından kaynaklandığına işaret eden Kopuz, "Çünkü fiyatların anormal bir şekilde artmasını gerektiren herhangi bir zorunluluk bugün itibariyle yoktur. Sanayici işlenmiş gıda sektörü olarak talepleri karşılayacak şekilde hazırdır. Sanayici de bu sorumluluğun farkında olarak karından fedakarlık ederek ürünlerine zam yapmayacaktır" dedi.

Küresel iklim koşullarının ve rekolte kayıplarının fiyatlar üzerindeki etkisinin yadsınamaz olduğuna dikkati çeken Kopuz, şunları kaydetti:

"Ancak haziranda yapılan yeni hasatla birlikte kırmızı mercimekte fiyatlar gerileme eğiliminde. Temmuzda çıkacak yeşil mercimek ve nohutta da düşme eğilimi bekleniyor. Ayrıca çeltik ekim alanlarının genişlemesiyle, havalar da iyi giderse 800 bin ton gibi pirinç rekoltesi söz konusu olabilir. Beyaz et grubunda kuş gribi iddiaları ve ihracatın stabil olmasıyla geçen yıla oranla yüzde 4 gibi küçük miktar fiyat düşüşü gözlenmektedir. İklim şartlarındaki olumsuz etkiler salçalık domates rekoltesinin düşmesine sebep olduğu için salça fiyatları bu yıl tırmanışa geçmiş, aşağı yukarı yüzde 30 artış göstermiştir. Fakat 2015 yılı hasadı rekolte kalitesinde yükseliş beklentisi fiyatları aşağı çekeceği yönündedir."

Ramazan ürünlerinden kayısıda, geçen yıl don olaylarının etkisi ile fiyatların beklenenin çok üzerinde artış olmasına rağmen bu yıl yüzde 15'lik bir fiyat düşüşünün söz konusu olduğunu belirten Kopuz, sözlerine şöyle devam etti: "Fındık yüzde 78'lik artış ile birinci sırada olup kuru incir ve ceviz bu fiyat artışlarını takip etmektedir. Fıstık ve fındık fiyatlarındaki anormal artışlar bu konuda üreticileri zorlamaktadır. Ve farklı arayışlara yönlendirdiğinden ülkemiz için önemli bir değer olan fındık ve Antep fıstığı fiyatlarındaki spekülatif fiyatlamanın engellenmesi önemli."

"DÜNYADA GIDA FİYATLARI HİÇBİR ÜLKE İÇİN YEREL SORUN DEĞİL"

Kopuz, globalleşen dünyada gıda fiyatlarının artık hiçbir ülke için yerel sorun olmadığını söyledi.

Dünyanın artık birbirine bağımlı olduğunu, bunun küresel petrol fiyatlarından dünyanın herhangi bir bölgesinde yaşanan kuraklığa kadar birbirini etkileyen bir dizi gelişmeler zinciri ile ortaya çıktığını belirten Kopuz, bu nedenle hiçbir ülkenin, aslında tarım, gıda ve içecek konusunda kendine yeterli olmadığını kaydetti.

Bu tespiti yapmakla birlikte küresel et, süt, hububat, bakliyat, şeker ve yağ gibi tarımsal ürünlerin üretiminin her yıl arttığını vurgulayan Kopuz, küresel gıda fiyatlarının bu dönemde düşüş eğiliminde olduğunu, Dünya Bankası gibi uluslararası kuruluşların 2015-2025 yılları arasında inişli-çıkışlı olsa da gıda fiyatlarının genel düşme eğilimini koruyacağı tahmininde bulunduğunu aktardı.

Bu tahminlere karşın; küresel tarım arazilerindeki sınırlı büyüme, petrol, yem ve gübre gibi hammaddelerin sebep olduğu artan üretim maliyetleri, doğal kaynakların kısıtlı olması ve kuraklık ile kirlilik benzeri çevresel baskıların artması gibi etkenlerin halen risk faktörü olmaya devam ettiğinin altını çizen Kopuz, bu etkenler hesaba katıldığında şayet bir ilerleme kaydedilmezse, gıda fiyatlarının yüzde 10 ila 40 aralığında artacağının hesaplandığını dile getirdi.

"KOALİSYON ZAMMI, SEÇİM ZAMMI" UYARISI

Ramazana denk gelecek bir zam beklemediklerini belirten Kopuz, hiçbir gıda sanayicisinin durup dururken ramazan zammı yapmasını vicdanına sığdıramadığını söyledi.

"Bu sene ramazan zammından ziyade acaba koalisyon zammı mı, seçim zammı mı diye düşünüyorum" diyen Kopuz, bütün gıda sanayisini uyardığını belirterek, "Hiçbir gıda sanayicisi biz spekülatörle uğraşırken, bir de bu bunu fırsat bilip, işte ekonomik istikrarsızlık olur, hükümet kurulur-kurulmaz bunlar bizim işimiz değil. Bizim işimiz vatandaşımıza sağlıklı, gıda güvenliğini dikkate alan, ucuz ve ekonomik fiyatlarla ramazanı geçirmesidir. Buradan bu arkadaşları uyarıyorum. Sakın ola ramazanda, seçim sonrası oluşturulacak fırsatçılığa meyil yapmasınlar. Şayet bunu yaparlarsa bir daha basın toplantısı yaparım, sektörleri bazda bu arkadaşları, bu sektörleri deşifre ederim" şeklinde konuştu.

Gıda sanayisinin zam yapmayacağını, taleplerini tonajlarını büyüterek sektördeki arz talep dengesini baz alarak tonajsal büyüme sağlayacağını aktaran Kopuz, 1 milyon insana 12 milyar dolarlık ihracat yapan bir sektör olduklarını, sanayici olarak hammaddeyi kaliteli, ucuz ve zamanında aldıkları zaman fiyat zammı yapma gibi bir dertlerinin olmadığını dile getirdi.

Yeni kurulacak hükümetin birinci önceliğinin ekonomi, ikinci önceliğinin ise gıda spekülatörleri ile mücadele etmek olması gerektiğini vurgulayan Kopuz, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Devlet denetleyici ve izleyici olacak. Tarladaki patateslere el koyarak değil... Hal yasasısının işlerliğini tekrar gözden geçirecek. Bu spekülatörler meydanı nasıl boş buluyor da OECD raporlarında bizim yüzümüzü karartacak derece gıda fiyatlarını yüzde 20 yukarı çektirecek bir yüz karalığı yapıyor. Bunlarla mücadeleyi el ele verip yapacağız. Bu mücadele bir Kurtuluş Savaşı mücadelesidir. Yağmur var, güneş var, rahmet var, rekoltede sıkıntı yok, nedir bu?

Kapadokya'da depolar mahzenler kurulmuş. sanki silah satıyorlar… Depolarda fındıklar, fıstıklar almış başını gidiyor."

"GIDA ENFLASYONUNDA HEDEF TUTTURULABİLİR"

Kopuz, kur artışlarının her sektörde olduğunu ve maliyetleri artırdığını belirterek, "Biz daha çok ihracatçı olduğumuz için kur artışı lehimizedir. İthal getirdiğimiz kakao gibi, bitkisel yağ ve ham yağ gibi bu tür ürünlerde etkisi olabilir. Ama bunun da etkisi kısmidir, yüzde 3 ile 5 arasında değişir" dedi.

İthal lobisini savunmadıklarını bildiren Kopuz, devletin gıda kalemlerinde envanter çıkararak gıda enflasyonundaki yüzde 9'luk hedefin tutturulabileceğini ifade etti.

Sektörün Türkiye'de 380 milyar liralık katma değer ürettiği bilgisini veren Kopuz, kurulan Tarım Ürünleri Piyasalarını İzleme Kurulu'nun yeterince işlemediğini savundu.

Çikolata üreticilerinin Orta Doğu'da 1 milyar dolara yakın pazarı olduğunu, ancak oradaki bazı durumun Türk şirketlerini vurduğunu anlatan Kopuz, ortamla birlikte şirketlerin tekrar düzelebileceğini, buradaki düşüşlerin yüzde 20'yi bulduğunu söyledi.

Kakaoda dünya genelinde 150 bin ton rekolte düşüklüğü olduğu için bu emtianın fiyatının dünya borsalarında yükseldiğine dikkati çeken Kopuz, arkadaşlarına bu yükselişi vatandaşa yansıtmamalarını söylediğini anlattı.

Devletin ette korumacılık yaptığını vurgulayan Kopuz, dünyada eti en pahalı tüketen ülkenin Türkiye olduğunu, milletin bunu hak etmediğini ifade etti.

Yukarı

Business HT×