BIST 100 75.727 % -0,27
USD/TRY 3,4772 % 1,00
EUR/TRY 3,6724 % 0,43
Piyasalar
75.727
% -0,27
3,4772
% 1,00
3,6724
% 0,43
1,0561
% -0,51
10,94
0,31
1.159,86
% -0,93
54,33
% 0,82

Tarımda alarm zilleri

Business HT muhabiri Burak Karagöz, gıda fiyatlarındaki yüksek seyrin nedenini araştırmak için yollara düştü. Tarım sektörünün üretici gözünden son durumunu yerinde inceleyen Karagöz, Ege Bölgesi'ndeki izlenimlerini kaleme aldı

BURAK KARAGÖZ 12 05 2015, 11:15

Tarım ürünlerinde son dönemde yaşanan fiyat artışları kontrol edilemez düzeye ulaştığından kamuoyunda da sesler yükselmeye başladı.

Meyve ve sebze fiyatlarındaki artışı kontrol altına almak amacıyla karar verici mekanizmalar başta ithalat olmak üzere bir dizi önlemin alınacağının sinyalini verdi.

Peki nasıl bu duruma gelindi?

Söz konusu durum geçici mi kalıcı mı olacak? Tüm bu soruların cevabını bulmak için biz de düştük yollara...

İlk olarak güzel Ege'nin dört bir yanı meyve ağacı kaplı ilçelerinden Kemalpaşa'yla uğradık. Hem üreticiye hem tüccara sorduk.

Bu arada hatırlatmakta fayda var. Kemalpaşa, kuzey yarımkürede konumu ve iklim şartları gereği kiraz hasadının en erken başladığı yer.

Mis kokulu uçsuz bucaksız kiraz ağaçları kaplı arazilerde hasad yapanlara sordum; dediler ki evvelki yıl yaşanan kuraklık geçen sene yağan yağmurlarla beraber toprağa bereket getirmiş fakat tam derin bir nefes çekilecekken bu sefer de art arda yaşanan don olayı meyve ağaçlarında öyle bir kalıcı hasar bırakmış ki üreticinin yüzündeki kederden anlayabiliyorsunuz durumun vehametini.

Tabii bölge kiraz ağaçlarıyla dolu olmasına rağmen rekolte kaybı fiyatlara da büyük baskı yapıyor.

Yılın ilk hasadı olması sebebiyle de tüccarın üreticiden aldığı kaliteli ürünün - kaliteden kastım kirazın boyu, rengi, parlaklığı ve lezzeti – fiyatlara etkisi oluyor. Fiyat, 20 TL'ye kadar çıkıyor. Son tüketiciye ulaşana kadar belirecek fiyatı artık siz düşünün.

Ağaç kaplı arazilerden çıktık; kiraz alım merkezine geldik. Çiftçi, tüccarla kıran kırana pazarlık yaparak en iyi fiyattan vermeye çalışıyor ürününü.

Bir amca sinirli sinirli yaklaştı yanımıza. Tüccarla anlaşmış ve kirazını 18 TL'den vermiş ancak 2 saat sonra ktüccar kasaları geri getirmiş ve “Bunların arasında rengi çok beyaz olan var; beğenmedim almayacağım ama kilosunu 13 TL'ye verirsen alabilirim belki” demiş. “Tabi maksat fiyat kırmak” diyor üretici amca ve ekliyor: “Bunları yazın evladım.. Olan hep üreticiye, bizlere oluyor.”

ÜRETİCİ KOOPERATİFLEŞMEK İSTİYOR

Üretici artık birlik olmanın önemini kavrıyor. Amca bu konuyu şu sözlerle ifade ediyor: “Bir kooperatifimiz olsaydı başımıza böyle işler gelmez. Mutlaka kurulması gerekli. Böylece hem üretici hem de tüketici mağdur olmaz." Biz de söz verdik amcaya, “Peki yazarız” dedik ve vedalaştık.

Bu sefer de erik satmaya çalışan bir teyzeyle karşılaştık. Erikte tabi durum daha kötü. Kiraz ağaçlarına oranla daha az olan erik ağaçları dondan daha fazla etkilenmiş durumda. Örneğin 100 ağaçtan toplanan erik hasadı yarı yarıya düşmüş.

İstedikleri fiyata satamadıkları için 2 gündür beklediklerini söyledi köylü teyze. “Bugün de satamazsınız ne yapacaksınız?” diye sordum. “Yarın da gelip bütün gün bekleyeceğim” dedi ve tüketiciye kötü haberi verdi: “Erikle beraber şeftali ağaçlarımız da dondan çok yara aldı, bu sene erik ve şeftaliyi ucuza yemek zor gibi gözüküyor.”

Buradan rotamızı yaklaşık 30 dakika uzaklıkta bulunan Turgutlu'daki üzüm bağlarına çevirdik. Burada da durum çok farklı değil.. Üst üste gelen don felaketi bir çok bağı tahrip etmiş.

Üreticiler bize yan yana olan iki bağ gösterdi. Birinde hemen hemen bütün asmalar tahrip olmuşken, diğerinde yüzde 50 hasar var. “Peki ama neden böyle?” dedim. Nasip, kısmet işi dediler.

Üreticiler, umutla asmaların yeniden yapılanıp kendi kendilerini onarmasını bekliyor.

Anlaşılan o ki bu yıl da yaş sebze ve meyve fiyatları yine yüksek seyretmeye devam edecekmiş gibi gözüküyor.

Yukarı

Business HT×