BIST 100 73.391 % 1,20
USD/TRY 3,5210 % 0,49
EUR/TRY 3,7573 % 0,53
Piyasalar
73.391
% 1,20
3,5210
% 0,49
3,7573
% 0,53
1,0664
% 0,03
10,93
0,10
1.177,43
% 0,49
54,46
% 0,96

Türkiye kendine yetiyor mu?

TÜİK bitkisel üretim tarafında tarımda yeterlilik verilerini açıkladı. Sebze ve meyve tarafında kendine yeten Türkiye, tahıl ve diğer bitkisel ürünlerde ithalata bağımlı gözüküyor

İRFAN DONAT 01 04 2015, 17:40

Türkiye İstatistik Kurumu, meyve, sebze, tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerde 2013-2014 yılına yönelik yeterlilik derecelerini açıkladı.

Veriler kısmen de olsa Türkiye'de tarım sektörüne yönelik tabloyu ortaya koyar nitelikte.

En son söylenecek sözü en başta söylemekte fayda var: Türkiye tarımında üretimin niceliği kadar nitelik sorunu da bulunuyor.

TÜİK verilerine göre meyveler, sert kabuklu ve içecek bitkilerinde en yüksek yeterlilik derecesi yüzde 1,524 ile incir oldu. Sert kabuklu meyvelerde ise fındık yüzde 586 ile en yüksek yeterlilik derecesine sahip ürün olarak karşımıza çıkıyor.

Turunçgiller grubunda yer alan meyvelerin tamamında kendine yeterliliğin olduğu görülürken, kayısıda kendine yeterlilik oranı %369, narda %166, üzümde ve elmada ise %130 olarak gerçekleşti.

Toplam çay üretiminde %99,8 yeterlilik derecesine sahip olan Türkiye'nin muzda ise kendine yeterlilik oranı %50 oldu.

Bu arada hatırlatmakta fayda var. Söz konusu değerlerin 100'den küçük olması üretimin yurt içi talebi tam olarak karşılayamadığı anlamına geliyor. 100'den büyük olan değerler ise normal iç ihtiyaçları geçen, ihraç edilebilir veya stoklanabilir miktar anlamına geliyor.

SEBZEDE ÜRETİMİN TALEBİ KARŞILAMA ORANI %107

Toplam sebze ürünlerinde ise 2013-2014 piyasa döneminde yurt içi üretimin, yurt içi talebi karşılama derecesi %107 olarak gerçekleşti.

Sebzeler tarafında en yüksek yeterlilik derecesi %141,5 ile taze soğanda.

TÜİK verilerine göre toplam sebze arzının büyük bir kısmı yurt içinde tüketilirken sadece %7’lik bölümü ihraç edildi.

Meyvesi için yetiştirilen sebzeler grubunda ise toplam sebze üretiminde en büyük paya sahip domatesin yeterlilik derecesi %112,3 olurken, hıyarın %109, biberin ise %108 oldu.

Baklagil sebzeleri grubunda ise yeterlilik derecesi baklada %101,9 ve bezelyede %100,5 iken en düşük yeterlilik derecesi %100,2 ile taze fasulyede gerçekleşti.

TAHILDA YETERLİLİK ORANI 100'ÜN ALTINDA

Tahıl tarafındaki veriler ise dikkat çekici.

Toplam tahıl ürünlerinde 2013-2014 piyasa döneminde yurt içi üretimin yurt içi talebi karşılama derecesi %98,8 olarak gerçekleşti.

Toplam tahıl üretiminde en büyük paya sahip olan buğdayın yeterlilik derecesi %101,8 iken yem sanayinin en önemli girdilerini oluşturan arpanın yeterlilik derecesi %100,8 oldu. Mısırın yeterlilik derecesi ise %86,1 olarak gerçekleşti. Pirinçte ise yeterlilik derecesi yüzde 80'e kadar gerilemiş durumda.

Kuru baklagillerden kendine yeterlilik oranının en yüksek olduğu ürün %96,6 ile nohut oldu. Tüketimin fazla olduğu kırmızı mercimeğin yeterlilik derecesi %90,3'te kaldı. Yeşil mercimekte ise kendine yeterlilik oranı yüzde 41,7'ye kadar düştü. Kuru fasulyede ise bu oran yüzde 78,5 seviyesinde.

Son yıllarda bakliyat tarafında artış gösteren ithalat rakamları da yeterlilik derecesindeki düşüşün sağlaması niteliğinde.

Diğer bitkisel ürünler tarafında kendine yeterli ürünlerden birisi olan patateste yeterlilik derecesi %101 iken, yurt içi talebin büyük kısmının ithalat ile karşılandığı yağlı tohumlar ürün grubundan ayçiçeğinde %59, soyada %9,9 ve kolzada %27,7 düzeyinde gerçekleşti.

TÜİK verilerine göre toplam şeker üretiminin büyük kısmı yurt içinde tüketilirken, yeterlilik derecesi %109,2 olarak gerçekleşti.

TÜİK verilerinin tamamına bakıldığında Türkiye tarımda kendi kendine yetebilen bir ülke olarak görülebilir. Peki kendi kendine yeten bir tarım ülkesinde neden gıda fiyatları enflasyonun çok üzerinde artış gösteriyor? Neden tarımsal ithalatta düşüş bir yana artış yaşanıyor?

Tarımdaki üretim ve tüketim dengeleri ile fiyatlardaki dalgalanmaları anlamak için belki de bu rakamların ötesine bakmakta yarar var.


Yukarı

Business HT×