BIST 100 74.550 % 1,29
USD/TRY 3,5112 % -0,37
EUR/TRY 3,7806 % -0,35
Piyasalar
74.550
% 1,29
3,5112
% -0,37
3,7806
% -0,35
1,0766
% 0,02
10,92
-0,08
1.170,71
% 0,03
54,88
% -0,11

Analiz: Sütte kota kaygısı

AB'nin 31 yıl aradan sonra süt üretiminde kotaları kaldırması süt piyasalarında dengeleri değiştirebilir. Türkiye gibi yüksek girdi maliyetleri yüzünden sınırlı rekabet gücüne sahip ülkeler bu uygulamadan olumsuz etkilenebilir

İRFAN DONAT 30 03 2015, 15:14

Avrupa Birliği’nde süt üretim kotaları 1 Nisan itibariyle kaldırılıyor.

Söz konusu gelişmenin hem dünyadaki süt piyasasına etkileri hem de Türkiye'deki yansımalarına değinmeden önce isterseniz AB'de süt kotalarının ne zaman ve ne amaçla konulduğuna kısaca değinelim.

Avrupa Birliği, tarım bütçesi rakamlarının çok yükseldiği ve buna bağlı olarak artan üretim sonucunda, ürün stoklarındaki fazlalık yüzünden 1984 yılında inek sütü üretimine kota getirdi. Kararın ardından, belirlenen kotaların üzerinde inek sütü üretimi yapan ülke ve üreticilere yaptırımlar uygulandı. Aslında kota önce 5 yıllığına konulmuştu ancak sonraki yıllarda piyasa şartları gözönünde bulundurularak süre uzatıldı.

Ama artık 31 yıllık politika değişiyor. Avrupa Birliği ülkelerindeki üreticiler istedikleri miktarda inek sütü üretip işleyebilecek. AB'de süt üretilen toplam çiftlik sayısı 650 bin civarında. Bu çiftliklerden çıkan sütü ise toplamda 300 bin kişinin istihdam edildiği 5 bin 400 civarında Avrupalı şirket işliyor.

 

Avrupa Birliği, peynir başta olmak üzere birçok süt ürününde dünya pazarında lider ihracatçı konumunda. Kotaların kaldırılması ile birlikte söz konusu ihracat pazarında daha fazla paya sahip olunması hedefleniyor. Çünkü her ne kadar Avrupa'da süt tüketimi son yıllarda sabit kalsa da dünyada süt ve süt ürünleri tüketimi artıyor, talep yükseliyor.

Kotaların kaldırılması kararı, aynı zamanda ekonomik büyüme ve istihdamda da Avrupa açısından olumlu bir etki yaratacak. Özellikle düşük üretim maliyetlerine sahip olan Hollanda, İrlanda gibi ülkeler bu karardan olumlu etkilenecek.

AB'NİN 5 YILDA SÜT İHRACATI %45 ARTTI

Kotalara rağmen son 5 yılda AB'nin süt ihracat hacmi yüzde 45, ihracat değeri ise yüzde 95 artmış durumda. Kotaların kalkması ile AB'li üreticilerin 2020 yılında bugünkünden en az yüzde 50 daha fazla süt üretmesi bekleniyor. Zaten bu yönde de kapasite artırımına yönelik yatırımlar çoktan başladı. Avrupa'da son birkaç ayda bu alanda yapılan yatırımın toplamı 1.5 milyar euroyu aştı.

Söz konusu gelişme ile birlikte AB'li süt üreticilerinin küresel piyasa fiyatları açısından daha rekabetçi bir konuma gelmesi bekleniyor.

Peki Avrupa, kotaların kaldırılması sonrası oluşabilecek arz-talep dengesi ve fiyat risklerini hesaplamış mı?

Cevap, evet..

Kotaların kaldırılması ile oluşabilecek olası fiyat dalgalanmalarını sınırlandırmak için Avrupa'da 'Ortak Piyasa Organizasyonu'nun kullanabileceği 'enstrümanlar' hazır. Yani Avrupa bu kararı alırken olası olumsuz etkilerini ve süt piyasasına yansımalarını hesaplayarak bir takım önlemler aldığını ve müdahale edecek araçlara sahip olduğunu açıklıyor. Avrupa Yatırım Bankası da üye ülkelere süt endüstrisinin yeniden yapılandırılması için yeni finansal enstrümanlar sunacak.

TÜRKİYE'DE SÜT SEKTÖRÜ OLUMSUZ ETKİLENEBİLİR

Avrupa Komisyonu’nun tarımdan sorumlu üyesi Phil Hogan, “Süt üretim kotalarının kaldırılması fiyat oynaklığı ile ilgili endişeye yol açaçak ancak ortaya çıkabilecek krizlere müdahale etmek için bazı mekanizmalar bulunuyor. Avrupa Yatırım Bankası yardımı sayesinde süt endüstrisinin yeniden yapılandırılması için dileyen bütün üye ülkelerde yeni bir mekanizma olacak” diyor.

Bu durumda akla hemen şu iki soru geliyor:

1 - AB süt kotalarının kalkması Türkiye’de süt sektörünü nasıl etkiler?

2 - Olası risklere karşı üretici ve sanayiciyi korumak adına Türkiye’nin bir hazırlığı, stratejisi var mı?

Türkiye'deki sektör temsilcileri söz konusu gelişmelerin süt piyasasında fiyat dalgalanmaları ve ihracat pazarında olumsuz etkiler yaratma riski olduğundan bahsediyor.

Kotaların kaldırılması Avrupa’da üretimin daha da artması ve fiyatların gerilemesi anlamına geliyor. Bu durum tüketicileri memnun ederken bazı üreticileri fazlasıyla üzebilir.
AB'de süt üretiminin talepten fazla artması, özellikle süt tozu üretiminde artışa ve dünya süt fiyatlarında düşüşe yol açabilir.

Son dönemde özellikle dolar kurundaki yükselişin de etkisiyle girdi maliyetlerindeki artışların engellenememesi ise Türkiye'deki süt üreticilerini sıkıntıya sokabilir.

Türkiye'nin bu karardan olumsuz etkilenmemesi ve ihracat tarafında rekabet edebilmesi için süt sektörünün başta yem olmak üzere tüm girdi maliyetlerini azaltmak yönünde ciddi adımlar atması zorunlu gözüküyor.

AB’nin kararının, sektörde mevcut sıkıntıları daha da derinleştirmesinin önüne geçmek için yeni politikalara ihtiyaç duyulabilir. 

Yukarı

Business HT×