BIST 100 75.929 % -0,13
USD/TRY 3,4513 % 0,25
EUR/TRY 3,6667 % 0,28
Piyasalar
75.929
% -0,13
3,4513
% 0,25
3,6667
% 0,28
1,0620
% 0,05
10,63
-0,03
1.170,50
% -0,02
53,89
% 1,68

Analiz: Küçükbaşta büyük sorun

Türkiye, uzun yıllar ihmal ettiği küçükbaş hayvancılıkta yanlış politikaların faturasını pahalı et tüketerek ödüyor. Küçükbaş hayvancılık sorunları kırmızı ette arz-talep ve fiyat dengesinde önemli etken

İRFAN DONAT 06 03 2015, 13:36

Türkiye'de ne zaman kırmızı et fiyatları yükselse küçükbaş hayvancılığın bu sorunu gidermesi açısından önemine vurgu yapılır.

Aslında küçükbaş hayvancılık Türkiye'nin hem et hem de süt politikaları açısından stratejik önemde.

Son yıllarda bu alanda devletin üretimi artırmak adına bir takım teşvik ve destek politikaları oldu. Bunlar sektörün gelişimi açısından çok önemli ancak yeterli mi?

İsterseniz bu sorunun cevabını vermeden önce sektörün geneline bir göz atalım.

Türkiye’de 1980 yılından sonra gereken destek sağlanmadığı için küçükbaş sayısında 2011 yılına kadar büyük bir gerileme yaşandı. Son yıllarda koyun ve keçi yetiştiriciliğine sağlanan devlet destekleri ile sektör yeniden canlandırılmaya çalışılıyor. Bu teşvikler neticesinde 2011 yılı itibariyle ise kısmi olarak küçükbaş hayvan sayısında bir artış söz konusu ancak yıllar boyu üretimde o kadar büyük bir gerileme yaşandı ki bunun yeniden eski seviyelerine gelmesi yarından bir güne olacak bir şey değil.

Tabii küçükbaş hayvancılık üretiminde gözden kaçırılmaması gereken bir diğer önemli nokta da niceliksel artış kadar niteliğin de sağlanması. Daha net bir ifade ile mevcut arz-talep dengesi, fiyat dalgalanmaları ve dönem dönem gündeme gelen ithalat gözönüne alındığında üretimin daha da artırılmasına paralel olarak verimliliğin de yükseltilmesi gerektiği aşikar.

KIRMIZI ET ÜRETİMİNİN %13'Ü KÜÇÜKBAŞTAN KARŞILANIYOR

Paylaşacağımız rakamlar üretim ve tüketim rakamlarını özetler nitelikte.

Şu an yaklaşık 230 bin koyun ve keçi yetiştiricisinin bulunduğu Türkiye’de 2014 yılında kırmızı et üretiminin yüzde 87,5'i sığır etinden, yüzde 9,8'i koyun etinden, yüzde 2,65'i keçi etinden ve yüzde 0,05'i manda etinden oluştu.

Türkiye’de koyun eti tüketim alışkanlığı, kuzu eti talebindeki sürekli artış ve Kurban Bayramı nedeniyle her yıl kesilen yaklaşık 2 milyon baş koyun küçükbaş hayvancılığın önemini ortaya koyuyor.

Türkiye'de yıllık kırmızı et üretimi 1 milyon ton civarında (Bu rakamın sadece 99 bin tonu koyun eti, 27 bin tonu da keçi eti üretimi) iken yaklaşık 1 milyon 200 bin ton kırmızı et ihtiyacı söz konusu. Yani 200 bin tonluk kırmızı et açığımız var. Mevcut potansiyele bakarak bu açık koyun ve keçi etiyle rahatlıkla karşılanabilir.

Türkiye'de kişi başına koyun ve keçi eti üretimi 1991-1994 döneminde 6,5 kg seviyelerinde iken 2010-2014 döneminde 1,8 kg'a geriledi.

Koyun ve keçi etine olan talebin düşmesinde hem kentleşmenin hem de düşük kazanç ve zor üretim koşulları sonucu meraya dayalı üretim yapanların bu işten vazgeçmesinin de etkisi var. 

İşte bu noktada bakanlığın küçükbaş hayvan üretimi ve tüketiminin yaygınlaştırılması ile besicilerin desteklenmesine yönelik çalışmaları kritik önemde.

Buraya kadar değindiğimiz noktalar kısmen bilinenlerin tekrarı.

Peki Türkiye et ve süt üretiminde arz-talep dengesi ile sürdürülebilir bir fiyat istikrarı sağlamak adına küçükbaş hayvancılığa yönelik yeterli adımları attı mı?

Türkiye’de son yıllarda trend küçük aile çiftliklerinin bu alanı terketmesi, orta ve büyük ölçekli şirketlerin yatırımlarının artması yönünde.

Sektörel bazda artan ilgi olumlu ancak aile işletmeciliği mantığından uzaklaşılması ve endüstriyel odaklı üretim modeli uzun vadede kırsal kesim açısından hem ekonomik hem de sosyal riskler teşkil ediyor.

Eğer küçükbaş hayvancılık sektörünün gelişimi, ırk ıslahı, verimliliğin artırılması, sürdürülebilir üretimi ile et ve süt ürünlerinin doğru şekilde pazarlanmasını konuşuyorsak birkaç alanda birbiri ile uyumlu politikalar oluşturulması gerektiği aşikar.

İşte bu yüzden verimli arazilerin ve bitki çeşitliliğinin korunması ile bitkisel üretim tarafında artacak olan üretim, hayvansal üretimin de itici gücü niteliğinde.

Söz konusu politikaları oluştururken, Türkiye’de bitkisel ve hayvansal üretimi birbirinden farklı ya da bağımsız düşünmek büyük hata olur.

İşin özü, Avrupa'nın et üretim ve tüketim dengesi ile kırmızı et fiyatlarında istikrarı sağlamasında önemli bir etkiye sahip olan domuz etinin Türkiye'deki karşılığı koyun etidir. Koyun eti üretimi ve tüketimindeki artış ve verimlilik, fiyatların dengeye oturmasında önemli rol oynar.   

KÜÇÜKBAŞ HAYVANCILIK SEKTÖRÜNÜN KRONİK SORUNLARI

Sektör temsilcileri, küçükbaş hayvancılık alanında karşılaşılan engeller ve varolan başlıca sıkıntıları şu şekilde özetliyor:

* Mera alanlarının hızla yokolması, kalitesinin azalması ve varolan alanların aktif şekilde kullanılamaması,

* Nitelikli damızlık üretimi ve ıslah çalışmalarının yetersizliği. Buna bağlı olarak besi ve süt hayvanlarında verim düşüklüğü,

* Başta yem olmak üzere yüksek girdi maliyetleri ve istikrarsız piyasa koşulları,

* Kaliteli hammadde temin edilememesi,

* Hayvan ve et kaçakçılığı, kayıtdışılık,

* Hayvancılıkta sürü yönetimi eğitimi, teknoloji, araştırma ve geliştirme faaliyetleri için yeterince kaynak ayrılamaması ve yatırım noktasındaki eksiklikler,

* Et ve süt ürünlerine yönelik katma değer yaratılamaması ve markalaşma sorunu,

* Pazardaki istikrarsız fiyat oluşumu ve pazarlama kanalları ile ilgili sorunların devam etmesi,

* Sağlıklı koşullarda yapılamayan bakımlar yüzünden yaşanan hayvan kaybındaki yüksek oran,

* Üretici örgütlenmesinde yetersizlik, üreticilerin çok az bir bölümünün birlik veya kooperatif çatısı altında örgütlenmesi,

* Kamu destekleri ve kamu politikalarının sürekli olmaması,

* İthalata ortam yaratacak belirsiz ve kısa vadeli politikalar.

Aslında söz konusu sorunlar birbirleriyle doğrudan bağlantılı ve etkileşim halinde.

Tüm bunların yanında küçükbaş hayvancılık, geleceğin parlayan ve büyük potansiyel barındırdığı öne sürülen yatırım alanlarının başında gösteriliyor.

Farklı sektörlerden hem keçi hem de koyun yetiştiriciliği alanında yatırım kararı alan ve bu alana yöneleceklere ışık tutan iki yatırımcıyla yaptığımız sohbet ise bir sonraki yazıya kaldı.

#pagebreak#

Yukarı

Business HT×