BIST 100 95.204 % 1,19
USD/TRY 4,7713 % -0,45
EUR/TRY 5,5993 % -0,29
Piyasalar
95.211
% 1,20
4,7715
% -0,45
5,5994
% -0,29
1,1730
% 0,05
20,44
-0,02
1.229,60
% 0,01
73,12
% 0,07
En son haberlerden haberin olsun istemez misin?

“Merkez fiyat istikrarını düşünüyorsa daha fazla tedbir almalı”

Özyeğin Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ümit Özlale, BusinessHT'ye Merkez Bankası’nın para politikası tedbirlerini değerlendirdi

“Merkez fiyat istikrarını düşünüyorsa daha fazla tedbir alması lazım”
BUSINESSHT 07 11 2017, 10:59

Merkez Bankası kur artışını frenlemek adına dün peş peşe düzenlemelere giderken, uzmanlar bu hamlelerin kısa vadede kurlarda bir miktar gevşemeye yol açsa da orta ve uzun vadede kur ve enflasyona etkisinin sınırlı kalacağını belirtiyor.

Türk varlıklarında son dönemde görülen gerilemenin ardından MerkezBankası (TCMB) dün rezerv opsiyon mekanizması ve reeskont kredilerinde yeni düzenlemeye gitti .Merkez Bankası’nın para politikası tedbirlerini BusinessHT'ye değerlendiren Özyeğin Üniversitesi İşletme Fakültesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ümit Özlale, TCMB’nin uzunca bir süredir faizleri değiştirmeden kur piyasasındaki olumsuzlukları dengelemeye çalıştığının altını çizerek “Son iki hamleyi de bu çerçevede değerlendirmek gerekiyor” dedi.

“KUR PİYASASINDA YAKLAŞIK 4,5 MİLYAR $’LIK RAHATLAMAYA YOL AÇACAK”

Reeskont kredilerindeki ayarlamanın bir benzerinin bu sene başında yapıldığını ancak elde edilen sınırlı iyileşmenin daha sonra ortalama fonlama maliyetini artıracak tedbirlerin alınmasını engelleyemediğine dikkati çeken Özlale, şunları söyledi:“Burada da benzer bir durum söz konusu: 2017’nin son iki ayında ödenecek olan reeskont kredilerinin piyasanın değerinin altında bir kurdan TL’ye çevrilerek ödenmesinin sağlanması döviz piyasası üzerinde kısa vadede olumlu bir etki sağlayacaktır.

TCMB’nin bu adımı rezerv opsiyon mekanizmasında döviz tutma oranını tüm dilimler için 5’er puan indirerek desteklemesi –azalan merkez bankası rezervleri pahasına da olsa- kur piyasasında 4,5 milyar dolara yakın bir rahatlamaya yol açacaktır.”

KISA, ORTA VE UZUN VADEDE BEKLENTİ NE?

Bununla beraber, bu noktada esas sorulması gerekenin bu tedbirlerin olumlu etkilerinin orta ve uzun vadeye yayılıp yayılmayacağı olduğunu vurgulayan Özlale, sözlerine şöyle devam etti:“Konumuz Merkez Bankası ve para politikası tedbirleri olduğuna göre doğal olarak enflasyon üzerinde yoğunlaşmamız gerekiyor. Son bir seneye bakacak olursak TL’nin döviz kuru sepetine karşı yaklaşık yüzde 25’lik bir değer kaybı olduğunu görüyoruz.

Her yüzde 10’luk değer kaybının yılsonu enflasyonunu tek başına 1,5 puanın üzerinde arttırdığı bir iktisadi yapı var. Bu tabloya kötüleşen enflasyon beklentileri, üretici maliyetlerindeki artışın henüz tüketici fiyatlarına yansımaması, gıda fiyatlarında beklenen iyileşmenin sağlanamaması ve kamu tarafından gelmesi muhtemel zamlar eklendiğinde fiyat istikrarından giderek uzaklaşıldığı çok açık.

Dolayısıyla TCMB’nin bu son iki hamlesi kurlarda bir miktar gevşemeye yol açsa da bunun orta ve uzun vadede enflasyona etkisinin sınırlı kalacağını söyleyebiliriz.”

“KÜRESEL KONJONKTÜRDE DE RÜZGAR TERSTEN ESİYOR”

Bütün bu süreçte küresel konjonktürtarafında da rüzgarın tersten estiğini aktaran Özlale “Bütün dünyada faizlerin artacağı bir döneme giriyoruz. Yani TCMB’nin sözde sıkı duruşunu devam ettirmesi için bile faizleri artırması neredeyse kaçınılmaz.

Bütün bunlara bölgedeki siyasi gerilimden dolayı artan petrol fiyatlarını ve küresel talebin yavaş da olsa toparlanmasından dolayı artan emtia fiyatlarınıdahil ettiğimizde TCMB’nin çok daha aktif tedbirler üretmesi gerekebilir” dedi.

 

Yukarı

Business HT×