BIST 100 73.391 % 1,20
USD/TRY 3,5341 % 0,37
EUR/TRY 3,7342 % -0,61
Piyasalar
73.391
% 1,20
3,5341
% 0,37
3,7342
% -0,61
1,0565
% -0,93
10,93
0,10
1.179,06
% 0,14
53,97
% -0,90

IŞİD Türkiye'yi suçluyor

IŞİD ve Irak, Türkiye'nin Fırat ve Dicle nehirlerini kullanımının haksız boyutlarda olduğu konusunda hemfikir

ZAID SABAH, SELCAN HACAOĞLU VE JACK FAIRWEATHER - BLOOMBERG NEWS 02 07 2015, 10:37

Bir yıldan uzun bir süredir birbirleriyle savaşan Irak hükümeti ve IŞİD militanlarının üzerinde anlaştığı bir nokta var: Türkiye'nin hakkından fazla su kullandığı.

Iraklı yetkililerin verdiği bilgilere göre; Türkiye'nin doğusundan başlayıp tarihi Mezopotamya topraklarından 2,700 kilometre boyunca Irak ve Suriye'ye kadar uzanan Fırat nehrinde su seviyeleri bu yıl içinde yarıdan fazla düştü.

Suyun azalması bir yandan tarım mahsullerini kuruturken bir yandan da bölgede yaşanan çatışmanın genişlemesi riskini artırıyor. Bereketli Hilal olarak adlandırılan bölgedeki durumun kuraklığa yakın bir hal alması milyonlarca insanı etkileyebilir.

Irak ve IŞİD, Türkiye'nin barajlarından daha fazla su bırakarak, nehri yeniden doldurması gerektiğini söylüyor. Irak için durum, IŞİD'in Ramadi'de ele geçirdiği barajı kapatarak hükümetin kontrolündeki alanlarda suyu kesmesiyle iyice kötüleşmiş vaziyette.

Türkiye ise kendi ihtiyaçlarını karşılaması gerektiğini söylüyor ve su kaynaklarını güvenilir tutmak için baraj ve sulama işlerine 35,5 milyar dolar yatırım yapıyor.

NASA su bilimcisi Jay Famiglietti'ye göre bölgedeki sorun “hangi ülkenin suçlanacağı” değil. Bilimadamı, “Esas sorun siyasi sınırlar boyunca nehirlerin suyunun nasıl yönetileceğine dair uzlaşmaya varılamaması” diyor.

Famiglietti ayrıca, Türkiye'nin barajları inşa ederken tek başına hareket ettiğini ve “Suriye gibi ülkelere nehir akım miktarını önemli oranda değiştirdiğini” söyledi. 

TARİHİ AKIM

Türkiye, 1987 yılında Suriye'yle yaptığı bir anlaşmada Fırat'ın ortalama akışının yaklaşık üçte biri seviyesini koruma taahhüdü vermişti, ancak Irak'la böyle bir anlaşma yok.

Dicle'yle ilgili ise hiç bir düzenleme yok. İsmini vermeyen bir Türk yetkili, Türkiye'nin Dicle için de benzer bir oran düzenlemesi için ikna edilebileceğini söyledi.

Su Savaşları: Orta Doğu'da Beklenen Çatışma adlı kitabın yazarlarından Adel Darwish, “Türkiye'nin daha da fazla su kullanma isteği bölgenin daha da büyük bir çalkantının içine çekilme riskini artırıyor” dedi. Yazara göre, “Türkiye, diğer ülkeler IŞİD'le savaşmakla meşgulken dokunulmaz bir şekilde hareket edebileceğini düşünüyor.”

SINIRÖTESİ HAVZALAR

Selçuk Üniversitesi öğretim görevlisi ve su politikaları yetkilisi Vakur Sümer, Türkiye ve Suriye ile Suriye ve Irak arasında su paylaşımına dair ikili anlaşmalar bulunsa da tüm havzayı kapsayan uluslararası bir anlaşma olmamasının önemli bir sorun olduğunu söyledi.

Dünyada tek su paylaşımı sorunu yaşayan ülkeler de değiller üstelik. Dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 40'ı ihtiyaçlarını 261 sınırötesi havzadan karşılıyor. Birleşmiş Milletler'e göre küresel ısınma kaynaklı oluşacak su kıtlığından etkilenenlerin sayısının 2025 yılına kadar iki katına çıkarak 1,8 milyon olması bekleniyor.

ADİL PAY?

Diğer Orta Doğu ülkeleri kaynaklarının büyük çoğunluğunu kullanırken kendi su kaynaklarının sadece yüzde 41'ini kullanan Türkiye, su seviyelerindeki düşüşün sebeplerinin diğer ülkelerin kötü akış yönetimi, gerekli onarımların yapılamaması ve çatışmalar olduğunu söylüyor. Uluslararası Kızılhaç Komitesi de (ICRC) sadece sızıntıların Suriye'nin sularının yüzde 60'ına mal olduğunu söylemişti.

Ancak Türkiye'nin duruşu Iraklıları pek de yatıştırmamış görünüyor.

Irak meclisi Tarım ve Su Komitesi Başkan Yardımcısı Shorooq al-Abayachi, “su seviyelerinin rekor düşük seviyede,” çünkü Türkiye adil olan payından çok daha fazlasını kullanıyor diyor.

IŞİD de aynı görüşte. Mayıs'ta yayınlanan bir videoda örgüt, su sıkıntısının önündeki “en büyük zorluk” olduğunu söylemişti. Geçtiğimiz Ağustos ayında da Türkiye'yi bölgedeki kontrolünü artırmak için kaynakları kısmakla suçlamıştı. Ancak Türk yetkilileri bunun doğru olmadığını söylüyor.

Öte yandan terörist grubun kendisi; ICRC tarafından “rahatsız edici yeni bir trend” olarak adlandırılan politikaları çerçevesinde Irak'ın Ramadi kentindeki su tesislerini ve Haditha barajını hedef almıştı.

Irak'ın su kaynaklarının korunmasına destek veren bir STK'yı yöneten Azzam Awash, “Tarımın yükseldiği topraklarda ölümünü görme riskiyle karşı karşıyayız” dedi.

YIKICI DÖNGÜ RİSKİ

Irak'ta pek çok toprak 1990'larda kendisine karşı olanları cezalandırmak isteyen diktatör Saddam Hüseyin tarafından kurutulmuştu. Bu bölgeler ancak yakın zamanda tekrar sulanabilmiş ve bitki ve hayvan ekosistemi canlanmaya başlamıştı.

Fakat Arap gazetesi Asharq Alawasat geçen ay yayınladığı bir haberde aynı bölgeledeki bataklıkların bu sefer de IŞİD tarafından kurutulduğunu söyledi. Awash, şimdilik yeterince su olduğunu, ancak IŞİD'in varlığının Suriye ve Irak'ın kaynak paylaşımı anlaşması konusunda Türkiye'yle pazarlık edebilirliğini zayıflattığını vurguladı.

Durumun böyle devam etmesi, su sıkıntılarının çatışmayı şiddetlendirdiği, çatışmanın ise kaynak yönetimini körelttiği yıkıcı bir döngüye sebep olabilir.

Suyun Suriye'deki iç savaşın tetiklenmesinde büyük rolü olduğunu söyleyen Famiglietti, “Peki devam eden çatışmalarda hala rolü var mı? Sezgilerimle öyle olduğunu düşünüyorum” diyor. 

Yukarı

Business HT×