BIST 100 75.727 % -0,27
USD/TRY 3,4772 % 1,00
EUR/TRY 3,6724 % 0,43
Piyasalar
75.727
% -0,27
3,4772
% 1,00
3,6724
% 0,43
1,0561
% -0,51
10,94
0,31
1.159,86
% -0,93
54,33
% 0,82

Tekne insanları

Avrupa'nın mülteci trajedilerini engllemek için Ortadoğu ve Afrika’daki düzensizliği tersine çevirebilecek stratejik kararlar alması gerekiyor

WSJ 21 04 2015, 11:00

Haftasonu tek bir teknenin batmasının ardından kaybolan 700 kişi de dahil olmak üzere geçtiğimiz hafta Akdeniz’de 1,000’den fazla kişinin hayatını kaybetmesi Avrupa’da göçmenler konusunda acilen adımlar atılması için liderleri harekete geçirdi. Keşke konunun çözümü Avrupa Birliği’nin ele aldığı gibi sahil güvenliği harekete geçirmek veya diğer yamaları dikmek gibi bazı öneriler kadar kolay olabilseydi.

Bu teknelere binen binlerce umutsuz beden, Avrupa ve ABD’nin Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da istikrar sorumluluğunu terk etmesinin ardından ortaya çıkan en son toplu zarar. Bu insanlar IŞİD, Boko Haram, Esad ve diğer bölgesel çetelerden kaçabilmek için bu teknelere biniyorlar. Yol üzerinde ise bölgenin gittikçe artan hukuksuzluğundan faydalanan insan tacirlerine yakalanıyorlar.

Haftasonu gerçekleşen faciada çoğunluğun Sahara Afrikası’ndan geldiği tahmin ediliyor. Ve her biri büyük ihtimalle birkaç yüz dolardan birkaç bin dolara kadar değişen fiyatlar vererek tehlikeli derecede doldurulmuş teknede kendilerine yer aradılar.

Avrupalı siyasetçiler şimdi politikalarının göçmenleri çekip çekmediğini tartışıyorlar. İtalya geçtiğimiz yıl Mare Nostrum olarak adlandırdığı bir arama kurtarma programı başlatarak denizdeki göçmenlere yardım etme çabası göstermişti. Aylık 9 milyon euroluk program Roma’ya daha fazla göç yarattığı endişelerini de ortaya çıkarırken, daha sonra revize edilerek daha küçük çaplı bir sınır koruma programına dönüştürüldü.

Fakat Avrupa’nın en az çekici faktörlerle ilgilendiği kadar itici faktörlerle de ilgilenmesi lazım. NATO’nun Avrupalı üyeleri Kaddafi rejiminin Libya’dan atılmasına dair kampanyı başlatarak öncülük etmişlerdi. Fakat tıpkı ABD gibi Avrupalılar da yeni Libya hükümetine yardımcı olmak için gerekli olan bütün sorumluluğu terk ettiler. Fransa’yı ayrı bir yana koymak gerekirse hem Mali’de El Kaide’ye karşı direkt bir müdahale gerçekleştirdi hem de Afrikalı müttefiklerine Boko Haram’a karşı verdikleri mücadelede yardımcı oldu. Fakat Paris tek başına çok fazla bir şey yapamaz.

Avrupa denizdeki insanlara yardım edebilmesi için en azından elinden geleni yapması lazım, tıpkı ABD’nin komünist rejimden kaçan Vietnamlılara 1975 yılında yaptığı gibi. Avrupa’nın kronik bir şekilde eksik fonlanmış deniz kuvvetlerine yapılacak acil yatırımlar bu önlemlerden bir tanesi olabilir.

Fakat Batı, Ortadoğu ve Afrika’daki düzensizliği tersine çevirebilecek stratejik bir karar almadığı sürece mülteciler buradaki komşu ülkelerden teknelere atlamaya devam edecek ve trajedinin boyutu daha da genişleyecek.

Yukarı

Business HT×