BIST 100 75.727 % -0,27
USD/TRY 3,4772 % 1,00
EUR/TRY 3,6724 % 0,43
Piyasalar
75.727
% -0,27
3,4772
% 1,00
3,6724
% 0,43
1,0561
% -0,51
10,94
0,31
1.159,86
% -0,93
54,36
% 0,87

Acem oyunu mu, Acem güzeli mi?

İran anlaşması Türk iş dünyasında da sevinçle karşılandı. Peki, Dünya Ticaret Örgütü üyeliği başvurusu 1996 yılından bu yana sonuçlandırılmayan İran’la iş yapmak gerçekten sanıldığı kadar kolay mı?

CANAN ÖZDAN 04 08 2015, 11:04

Uzun zamandır uykuda olan bir ülkeydi İran, zorunlu uykudan uyandı artık.

Ülkeye yıllardır uygulanan ambargoların kalkması bütün dünya ülkelerinin adeta iştahını kabarttı.

Zira doğal zenginlikleri ve yenilenmeye muhtaç alt yapısıyla yatırımcılar için eşsiz bir pazar İran.

Dünya kesinleşmiş ham petrol rezervlerinin yüzde 11,5’ine sahip olan ve dünyanın en büyük 3. petrol üreticisi olan İran, doğalgaz rezervleri açısından da Rusya’nın ardından 2. sırada yer alıyor. İran’ın ihracat gelirlerinin yüzde 80-90’ı, bütçe gelirlerinin ise yüzde 40-50’si petrolden elde ediliyor.

Ambargoların kalkması Türk iş dünyasında da sevinçle karşılandı. Peki, Dünya Ticaret Örgütü üyeliği başvurusu 1996 yılından bu yana sonuçlandırılmayan İran’la iş yapmak gerçekten sanıldığı kadar kolay mı?

İRAN İYİ PARTNER OLABİLİR AMA

İTHİB Başkanı İsmail Gülle soruyu, "İran Türkiye için kesinlikle iyi partner olur, ama çizgilerini iyi çizmek ve doğru kişiyi seçmek kaydıyla", diye özetliyor.

Eğlencelerinin, kültürlerinin ve mutfaklarının Türk insanına yakın özellikler taşımasının önemli olduğunun altını çizen Gülle, "Bu kadar kolay anlaşma ve neticede mesafenin çok çabuk alınması, ilişkilerde kolay erozyon yaratabiliyor. O flört devresi uzun sürmediği için çok çabuk yol alıyorlar ve çok çabuk tüketiyorlar. Bunu da gördüğümüz için Türkiye bu ortaklık resmini doğru insanlarla yaparak oraya gitmek zorunda", diyor. 

TEMKİNLİ OLMAKTA FAYDA VAR

İKMİB Başkanı Murat Akyüz ise daha temkinli. “İran çok iyi bir ticari partner olabilir, ama kendi başına kendi kurallarını koyan bir ülke. DTÖ'ye üye olmamış bir ülkeyle yapılacak ticareti çok iyi takip etmek ve hiç beklenmedik gelişmelere alışık olmak lazım. Halk arasında da bilinen Acem oyunu denilen şey bizde ticarette de İranlı ve Türk firmaları çok fazla bir arada tutamamış. Karşılıklı olarak sürekli birbirlerini suçlayıcı pozisyona gelmiş. Ticaretin sonucunda mutlaka bir taraf bir tarafa zarar vermiş. Yani iyi şekilde ayrılınmamış. Her zaman kavga ederek ayrılmışlar", diyor. 

 

İran'la yapılan ticaretin şu anda potansiyelin yüzde 10'u bile olmadığına dikkat çeken Akyüz, "Ama karşılıklı kuralların kesinlikle yazılı olarak yapılmasında fayda var. Gerek İran, gerekse Türk tarafı canını acıtacak derecede tecrübeler yaşadı. Bu tecrübelerin üstüne pozitif şekilde kurgu yapmakta fayda var", diyor. 

İRAN TÜRKİYE’YE HEP MESAFELİ OLDU

SOCAR Türkiye Başkanı Kenan Yavuz da ambargonun kalkması sonrasında oluşan atmosferde aşırı bir iyimserliğin doğru olmayacağını, temkinli olmak gerektiğini belirtiyor. İran'ın ambargo yıllarında, ihtiyacı olduğu dönemlerde bile Türkiye'ye ticaretinde yer vermediğini hatırlatan Yavuz, İran’ın tek alıcısının Türkiye olduğu doğalgazda dahi indirim yapmadığını, Türkiye’ye en pahalı doğalgazı İran’ın sattığını belirtiyor. Hemen hemen İran'dan ithal edilen her ürünün Türkiye'ye sıfır gümrükle girdiğini ancak Türkiye'nin İran'a aynı ürünü sattığında yüzde 60 vergi ödediğini söyleyen Yavuz, "İran Türkiye'ye karşı her zaman mesafeli oldu, dış ticaretinde arzu edilen payı vermedi. Ambargo kalktı. Uçacak, kaçacak gibi değerlendirmelerden uzak durmak, temkinli olmak lazım", uyarısında bulunuyor. 

TÜRKİYE İRAN ARASINDA KAN UYUŞMAZLIĞI OLMAZ

Türk-İran İş Konseyi Başkanı Rıza Eser ise “Tabii ki diğer ülkelerde olduğu gibi İran'da da gümrük meselelerinde, bankacılıkta, bürokraside bazı sorunlar ortaya çıkabiliyor. Biz gayet normal karşılıyoruz bunu. Çünkü hiçbir ülke güllük gülistanlık değil. Dört dörtlük yatırımda problem çıkmayacak diye bir şey yok. Bundan rahatsız olan bazı girişimcilerimiz olabiliyor. Zaman zaman bazı yatırımcılarımız geri de dönebiliyor. Ama genele baktığımız zaman yatırımcılarımızın şu anda devam etmeleri ve başarılı olmaları bize örnek teşkil ediyor", diyor. Eser, yatırımların iki ülke arasında yakınlaşma sağlayacağını ve kesinlikle bir kan uyuşmazlığı olmayacağı kanısında.

YUMUŞAK GÜÇ İRAN

İran’ın Batı’yla yıllarca süren müzakereleri hepimizin malumu. İranlıları tanıyanlar onları ‘sakin, sıcak, saatlerce müzakere yapabilecek kapasitede, yumuşak bir güç olarak tanımlıyor.

İran nüfusunun yaklaşık yüzde 42’si bir tür Türkçe konuşuyor. Büyük bir kısmının İran’ın kuzeyinde yaşadığı ve kendilerini Azeri Türkü, bizleriyse Osmanlı Türkü olarak tanımlayan İranlılarla iş yapacak iş  insanlarının ülkenin bu özelliklerini bilerek hareket etmelerinde fayda var.

Yukarı

Business HT×