BIST 100 76.031 % 0,79
USD/TRY 3,3843 % -0,16
EUR/TRY 3,6496 % 0,10
Piyasalar
76.031
% 0,79
3,3843
% -0,16
3,6494
% 0,10
1,0778
% 0,23
10,66
-0,16
1.178,09
% 0,35
53,04
% 0,08

Podemos SYRIZA olur mu?

Analiz | Aralık ayında gerçekleştirilecek İspanya seçimleri, yeni bir “Euro Bölgesi krizi” doğurur mu?

ERSİN ŞENEL * 24 07 2015, 15:34

Yunanistan’da SYRIZA hükümeti, altı aydır süren borç müzakerelerinin ardından nihayet Troyka (AB, AMB, IMF) ile bir anlaşmaya vardı. Söz konusu tedbirlerin Yunan meclisinden geçmesi ile “3. kurtarma paketi” resmi olarak devreye girerken, tüm bu süreçleri ilgiyle izleyen bir ülke dikkatleri çekiyor: İspanya.

İspanya’nın kemer sıkma (iktisat literatüründe faiz dışı fazla sağlamak adına bütçede kesintiye gidilmesi) karşıtı partisi olan Podemos, Yunanistan’da hükümet olmayı başaran müttefiki SYRIZA’nın borç krizi ile mücadelesinden “potansiyel bir iktidarda ne tür süreçler ile karşı karşıya kalacağına” ilişkin dersler çıkarmaya çalışıyor. Öte yandan, Podemos’un geçtiğimiz Mayıs ayındaki yerel seçim zaferinin ardından iktidar olma olasılığının güçlenmesi üzerine, SYRIZA ile ne tür benzerlikler taşıdığı sorusu da güncelliğini koruyor.

Kimilerine göre Podemos, SYRIZA ile yakın ilişkisinde temkinli davranıyor. İspanyol araştırma şirketi Metroscopia başkan yardımcısı José Pablo Ferrándiz, “Her şey yolunda gittiği sürece Yunan hükümetini desteklemeye devam edeceklerdir. Fakat bir olumsuzluk durumunda, söz konusu destek sınırlarına ulaşacaktır” düşüncesini taşıyor. 

El Confidencial gazetesinde yayınlanan 2 Temmuz tarihli bir haberde, “Podemos seçim sathında. Syriza’ya alkış tutmaktan, ‘İspanya, Yunanistan değildir’ moduna geçtiler. Sandıktaki kaderleri, önemli ölçüde kardeşi SYRIZA’nın Yunan krizini nasıl yöneteceğine bağlı” değerlendirmesine yer verildi.

Açıklanan son anketler, 36 yaşındaki siyaset bilimci Pablo Iglesias liderliğindeki Podemos’un oy oranının ülkenin iki büyük partisi (sosyal demokrat PSoE ve muhafazakar PP) ile başa baş seyrettiğini ve ülkenin 3. büyük partisi haline geldiğini gösteriyor. El País gazetesinin duyurduğu 4 Temmuz tarihli anket sonucuna göre; PP yüzde 23, PSoE yüzde 22,5 ve Podemos yüzde 21,5 oy oranına sahip oldu. Antena 3 televizyonunun 15 Temmuz tarihinde duyurduğu anket ise PP yüzde 26,1, PSoE yüzde 22,2 ve Podemos yüzde 19,1 şeklinde sonuçlandı.

Madrid Otonom Üniversitesi’nden siyaset bilimi profesörü Fernando Vallespín, “Yunanistan'ın durumunun daha iyiye gitmeyeceğinden kaygılanan Podemos'un temkinli davrandığını” ifade ediyor. Vallespín ayrıca, “Podemos’un temkinli olmasının ılımlı seçmenleri kaçırmak istememesinden kaynaklandığını” belirtti.

20 Aralık 2015’te gerçekleştirilecek milletvekili seçimleri öncesinde, her iki partinin faaliyet yürüttüğü politik ve ekonomik çerçevedeki farklılıklar dikkat çekiyor. #pagebreak#

EKONOMİK GÖRÜNÜM

Podemos, haftalık çalışma süresinin 35 saate düşürülmesini hedefliyor. Partinin dikkat çeken ekonomik hedefleri arasında; emeklilik yaşının 60’a çekilmesi, emekli maaşlarında iyileştirmeler, reel ücretlerde bir üst sınırın belirlenmesi, kar eden şirketlerin işçi çıkarmasının önüne geçilmesi ve tüm İspanya yurttaşları için temel düzeyde “vatandaşlık geliri” yer alıyor.

SYRIZA gibi Podemos da, yaklaşık 1,1 trilyon euro (1,2 trilyon dolar) olan ülke borcunun yeniden yapılandırılmasını gündeme getiriyor. “Kamu harcamalarının yurttaşların denetiminde olması gerektiğini” ifade eden parti yetkilileri, “ülkeye bugüne dek sağlanan kredilerin hangilerinin gerçekten kamuya harcandığının ve hangilerinin bankalar aracılığıyla özel sektöre transfer edildiğinin belirsiz olduğunu dolayısıyla borcun gayrimeşru olduğunu” tartışma konusu ediyorlar.

Bu şartlar altında, “başarabiliriz” anlamına gelen Podemos’u, Avrupa’nın 5. büyük ekonomisi olan İspanya’da yaklaşan seçimlerde iktidar olması halinde SYRIZA’nın karşılaştığından çok daha zorlu bir süreç bekliyor olabilir. Öte yandan İspanya ekonomisi, Avrupa ülkelerinin Gayri Safi Yurtiçi Hasılasının (GSYİH) yüzde 7’sini oluşturuyor. Ülke, Almanya, Fransa, Birleşik Krallık ve İtalya’dan sonra kıtanın 5. büyük ekonomisi durumunda. Yunanistan ise Euro Bölgesi’ndeki toplam hasılanın yüzde 2’sine tekabül ediyor.

Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF), Uluslararası Para Fonu (IMF) verileri doğrultusunda hazırladığı derlemeye göre, Kamu borcu/Gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYİH) oranı yüzde 99,44 seviyesinde olan İspanya dünyanın en borçlu 18. ekonomisi durumunda. Söz konusu oranın yüzde 172,73 seviyesinde olduğu Yunanistan ise, Japonya’nın ardından 2. sırada yer alıyor.

Ancak söz konusu oranların yüksekliği, Avrupa ekonomisinin genel görünümü içerisinde büyük bir çelişki ifade etmiyor. Avrupa Birliği'nin (AB) istatistik kurumu Eurostat verilerine göre, 2015'in ilk çeyreğinde Euro Bölgesi ülkelerinde Kamu borcu/GSYİH oranı yüzde 92,9'a yükseldi. Bloomberg'e konuşan HSBC’den sabit getirili varlıklar küresel araştırma müdürü Steven Major, “Bazı ülkelerin düşük faiz döneminden faydalanmak istemelerinin borçlanmadaki artışta etkili olduğunu” belirtti. Dolayısıyla 2007 yılından beri darboğazda olan İspanya ekonomisinde, söz konusu rakamın yılsonu itibarıyla yükselmesi beklense de “Sprexit” henüz tedavülde değil zira uzmanlara göre yüksek borcuna rağmen İspanya’nın geleceği Yunanistan gibi gözükmüyor.

Euro Bölgesi’nin kırılgan ekonomilerden olan İspanya, 2012 yılında konut piyasası aracılığıyla bankacılık sektörü krize girdiğinde, kısmi bir kurtarma programı talebinde bulunmak zorunda kalmıştı. Kriz öncesi dönemde yılda yaklaşık 800 bin konutun inşa edildiği ülkede, verilen gayrimenkul kredilerinin geri dönmemesi ile ekonomi adeta durdu. Ekonomiyi içinde bulunduğu zorluktan çıkarmak için epey çabalayan İspanya, Avrupa Birliği tarafından sağlanan yardım programını Ocak 2014’te sonlandırdı. İspanya’nın mali görünümü, harcamalarda gerçekleştirilen kesintiler ve vergi artışları ile kısa vadeli olsa da toparlanmayı başardı. 

Mevcut görünüm ile ülke, Avrupa Merkez Bankası’ndan (AMB) Yunanistan’a kıyasla daha düşük borçlanma maliyetleri ile kredi sağlayabiliyor. İhracata dayalı olan İspanya ekonomisi, gerçekleştirilen yapısal reformlar ile büyümenin ivmesini arttırdı. Ulusal İstatistik Enstitüsü (INE) 2015 için büyüme beklentisini yüzde 2,9’dan yüzde 3,3 seviyesine revize etti.

POLİTİK AJANDA

2004 yılında kurulan “Radikal Sol Koalisyon” SYRIZA, iktidar olmadan evvel dört ayrı seçime katıldı. Podemos ise yalnızca bir yaşında ve kurumsal yapısını henüz tam olarak oturtabilmiş değil. Ankara Üniversitesi SBF’den karşılaştırmalı siyaset öğretim görevlisi Kazım Ateş, bir koalisyon partisi olan SYRIZA’nın “Podemos’a kıyasla daha deneyimli olduğunun ve daha geniş kitlelere seslenme fırsatı bulduğunun” altını çiziyor.

Ateş ayrıca, “Podemos ve SYRIZA, Avrupa ölçeğindeki sosyal sorunların ‘basit bir idari mesele’ olarak görüldüğü yaklaşıma yönelik bir itirazı temsil etme iddiasındalar. Bu iddia, geleneksel sosyal demokrat partilerin çaresiz kaldığı neoliberalizm karşısında sosyal adalet olgusunu yeniden kamusal tartışmanın bir parçası haline getirmesi bakımından önemli” değerlendirmesinde bulundu.

SYRIZA’nın zaferi, geleneksel sosyal demokrat partilerden olan PASOK’un ülkenin borçlanmasına öncülük ederek çözülmesi ile eşgüdümlü olarak gerçekleşti. İspanya’da ise krize rağmen, borçlanmada pay sahibi olan sosyal demokrat PSoE’nin (İspanyol Sosyalist İşçi Partisi) veya muhafazakar PP’nin (Halk Partisi) desteği tükenmiş değil.

Yunanistan’da geçerli olan seçim sistemine göre en yüksek oyu alan parti iktidar olurken; İspanya’daki nispi temsil sistemi, seçimlerden 2 büyük partinin galip çıkmasını destekliyor. Aralık ayında gerçekleştirilecek olan genel seçimlerde, üç büyük partiden birinin geriye düşmesi ile ikili bir yapı ortaya çıkması muhtemel görünüyor. Ancak Podemos, bir koalisyon hükümetine dahil olması halinde, borcun yeniden yapılandırmasına yönelik söyleminde ısrarcı olamayabilir.

İktisadi danışmanlık şirketi Oxford Economics'in konuyla ilgili raporunda ekonomist Angel Talavera, “Podemos, kemer sıkma programlarının asıl yükünü çeken İspanya’da bir değişimin gerekli olduğunu tartışacaktır” tespitinde bulunarak, “Yunanistan ile sürdürülen borç müzakerelerinin Almanya’nın dayattığı bir anlaşma ile sonuçlanmasının, AB’ye karşı itirazların başını çeken kemer sıkma karşıtı partileri yaralayacağını” ifade etti.

Tıpkı Yunanistan gibi, İspanya’da da genç işsizliği rekor seviyelerde seyrediyor. 2015’in ikinci çeyreği istatistiklerine göre, genç işsizliği yüzde 49,2 ve işsizlik yüzde 22,4 oldu. Ülkedeki her iki gençten biri işsiz. Söz konusu veri, üye sayısı itibariyle İspanya’nın en kalabalık 2. partisi olmayı kısa zamanda başaran Podemos’un özellikle gençlik arasında neden bu kadar popüler olduğunu da ortaya koyuyor.

* Ersin Şenel 
BloombergHT.com Editörü
esenel@bloomberght.com
@senelersin

Yukarı

Business HT×