BIST 100 75.727 % -0,27
USD/TRY 3,4772 % 1,00
EUR/TRY 3,6724 % 0,43
Piyasalar
75.727
% -0,27
3,4772
% 1,00
3,6724
% 0,43
1,0561
% -0,51
10,94
0,31
1.159,86
% -0,93
54,33
% 0,82

Avrupa zıtlaşması güçlenebilir

IMF’in yeni başekonomisti Maurice Obstfeld’in fikirleri ileride IMF-Almanya karşılaşmasının daha sık yaşanacağına işaret ediyor

BARIŞ BALCI 22 07 2015, 11:14

2008 finans krizi ile IMF’de yaşanan dönüşüm başekonomistliğe Obama’nın ekonomi danışmanlarından Maurice Obstfeld’in atanmasıyla yeni bir soluk kazanacak. IMF başkanı Christina Lagarde’ın özellikle uluslararası makroekonomi alanındaki çalışmalarıyla övdüğü Maurice Obstfeld, selefi Oliver Blanchard’ın hız verdiği dönüşümü devam ettirecek gibi gözüküyor.

Özellikle küresel ekonomideki dengesizliklere dikkat çekmesiyle Keynesyen ekonomi anlayışına yakın bir görüntü çizen Obstfeld geçmişte yazdığı makalelerde, Yunanistan’a borç indirimi konusunda IMF ile zıtlaşan Almanya’nın hoşuna gitmeyecek fikirler sergilemişti.

Obstfeld’in çalışmalarının Euro bölgesi’ne yoğunlaşması ileride canlanacak Euro bölgesi kimlik tartışmalarında IMF’in de canlı katkı vereceğine işaret ediyor.

İşte yeni IMF başekonomisti Maurice Obstfeld’in özellikle Almanya ile ters düşebileceği 4 fikri:

1) EURO ZONE İÇİN MALİ BİRLİK GEREKİYOR

Maurice Obstfeld’in en çok atıfta bulunulan görüşlerinden biri, bir parasal birliğin karşılaşacağı çelişkiler üzerine.

Obstfeld herhangi bir parasal birlik gibi Euro bölgesinin de üçlü çelişki yaşadığına dikkat çekiyor. Obstfeld’e göre parasal birliklerde hem uluslararası finans entegrasyonunu ve finansal istikrarı, hem de ulusal mali bağımsızlıkları temin etmek mümkün değil.

Bu noktadan yola çıkan Obstfeld, Avrupa Komisyonu tarafından 2011’de yayınlanan “Finance at Center Stage: Some Lessons of the Euro Crisis” başlıklı çalışmasında Euro Bölgesi'nin daha ileri seviyede mali ve politik entegrasyona hazırlıklı olması gerektiğini söylüyor.

Bunun için merkezi mali denetim kurumunu öneren Obstfeld bu görüşüyle Berlin’e yakın gibi gözükse de, Euro Bölgesi'nin bu amaç için küçülmesi ve Almanya etrafında çekirdek ülkelerden oluşan birlik haline gelmesini önermiyor.

2) ORTAK BANKACILIK BİRLİĞİ ÖNERİSİ

Maurice Obstfeld Euro Bölgesi için merkezi ve mevduat sigortası kurumunu da içinde barındıran bir bankacılık birliği kurulması gerektiğini savunuyor.

Bu öneriye göre bankacılık birliği kapsamındaki düzenleyici ve denetleyici kurumlar merkezi hükümetler tarafından durdurulamayacak yetkilere sahip olacak.

Bu görüşe Almanya’nın uzun yıllar muhalefet ettiği biliniyor.

Ancak Obstfeld tam bir bankacılık birliğinin belli oranda mali etkinlik gerektirdiğini hatırlatırken, “mali açıdan bazı ülkeler sağlıklı olsa da büyük bir kriz durumunda bu ülkelerin kaynak aktarmada isteksiz davranmaları soru işareti yaratıyor” diyor. 

3) RESESYON SIRASINDA KEMER SIKMAYA KARŞI

Yeni IMF Başekonomisti Obstfeld’in kemer sıkma düşmanı ekonomist Paul Krugman ile uluslararası makroekonomi üzerine yazdığı ders kitabı yaygın bir üne sahip.

Tabii ki Obstfeld’i Krugman ile eş pozisyonda görmek hata olur. Yine de kategorik olarak kemer sıkmaya karşı olmasa da özellikle resesyon dönemlerinde harcamaların kısılıp vergiler artırılırken dikkatli olunmasını öneriyor (ki Almanya 2008 krizi sonrası sadece 11 ay genişlemeci politikayı takip etmiş ve bu politikayı terk eden ilk Avrupa ülkesi olmuştu).

Bu kapsamda resesyon zamanlarında Euro Bölgesi içinde mali sıkışıklık durumunun ülkeler arasında paylaşılmasını da öneriyor.

4) CARİ AÇIK KADAR CARİ FAZLA DA TEHLİKELİ

Obstfeld’in belki de Almanya ile en çok çatışacağı alan küresel dengesizlikler olacak. IMF ve Berkeley Üniversitesi çalışmalarında Maurice Obstfeld’in en çok vurguladığı konu küresel dengesizliklerin krizleri daha uzun ömürlü hale getirdiği yönünde.

2011 yılının Ekim ayında Berkeley Üniversitesi’nde yayınlanan “Financial Flows, Financial Crises, and Global Imbalances” başlıklı makalesinde, cari dengesizliklerin para ve maliye politikası araçlarının etkilerini düşürdüğüne dikkat çekerken, özellikle küresel varlık ve borçların eğilimlerin karar vericiler tarafından dikkatle takip edilmesi gerektiğini öne sürmüştü. Obstfeld’e göre aşırı cari açık kadar aşırı cari fazla da krizlerin ömrünü uzatıyor.

Hatta American Economic Association’da 2012 yılında verdiği bir derste Obstfeld doğrudan Almanya’nın ismini de telaffuz ediyor: “Almanya 2000’lerde sürekli cari açık ya da emlak balonu yaşamasa da küresel dengesizliklerin yarattığı etkilerden kendini kurtaramadı.”

Obstfeld’in cari açık ve cari fazlanın rolünü IMF başekonomisti olarak da devam ettirmesi, Almanya ile sık sık karşı karşıya gelmesine yol açabilir.

BONUS: BİR MESAJ DA ÇİN’E

Obstfeld’in başekonomistlik görevine başlayacağı Ekim ayında sıcak konulardan biri de Çin’in para birimi yuanın IMF para birimi SDR’a dahil edilmesi olacak.

Obstfeld yuanın SDR sepetine dahil edilmesine şüphe ile yaklaşıyor.

Maurice Obstfeld 2011 yılında International Growth Center tarafından yayınlanan ve SDR’ın geleceğini konu alan makalesinde yuanın tam olarak konvertıbl bir para birimi olmadığı için SDR’a dahil olmasının zor olduğunu belirtiyor. Obstfeld Çin’in yuanı dolara karşı kontrolünün sürmesi durumunda SDR’ın ve SDR’a sabitlenmiş diğer kurların dolara karşı esnekliğinin azalacağına, SDR’ın rijit bir kur haline gelmesi riskine dikkat çekiyor. Kısacası bu haliyle yuanın kabul edilmesi SDR bağlantılı döviz kurlarında daha az esneklik anlamına geliyor. 

Yukarı

Business HT×