BIST 100 73.391 % 1,20
USD/TRY 3,5210 % 0,49
EUR/TRY 3,7573 % 0,53
Piyasalar
73.391
% 1,20
3,5210
% 0,49
3,7573
% 0,53
1,0664
% 0,03
10,93
0,10
1.177,43
% 0,49
54,46
% 0,96

Merkez bankalarına bağımlılık

Yatırımcıların ekonomiye para pompalayarak hisse piyasasını destekleyen merkez bankalarına güveni sonsuz. Ama Bank of America Merrill Lynch stratejistleri bu durumu 'stockholm sendromu' olarak değerlendiriyor ve merkez bankaları para basmayı keserse yatırımcıların neyle karşılaşabileceğini anlatıyor

BUSINESS INSIDER 04 06 2015, 09:36

Yatırımcıların ekonomiye para pompalayarak hisse piyasasını destekleyen merkez bankalarına güveni sonsuz. Ama Bank of America Merrill Lynch stratejistleri bu durumu 'stockholm sendromu' olarak değerlendiriyor ve merkez bankaları para basmayı keserse yatırımcıların neyle karşılaşabileceğini anlatıyor.

"Stokholm sendromu", rehinenin kendisini rehin alan kişiyle arasında empati oluşması olarak özetlenebilecek bir ruh halini anlatır. BOAML da yatırımcıların işte bu sendromun kurbanı olduğunu düşünüyor. Bu durumda yatırımcıları 'rehin tutan' kişiler ise merkez bankaları.

Bankanın Avrupa Hisse Stratejisi analistleri, yatırımcıların çift kayıp yaşayabilecekleri bir durumla karşı karşıya olduklarını söyleyen bir belge hazırladı.  

Yatırımcılar riski kabullendiği için dünya çapında hisseler şimdiye kadar yüzde 5'e kadar artarken daha güvenli tahvillerin borsası yüzde 3 düştü. Bunun nedeni yatırımcıların, dünya çapında ekonomiye para pompalayan merkez bankalarının bir karar alırken onların iyiliğini düşündüğünü sanmaları. Bu da aslında 'stockholm sendromunun' bir göstergesi.

Ama BOAML'in baş yatırım stratejisti Michael Hartnett, yatırımcıların merkez bankalarına bu kadar çabuk güvenmemeleri gerektiğini söyledi ve onları daha dikkatli olmaya davet etti. Hartnett ve ekibi, güncel durumun büyük hisselere yatırım yapanlara çift kayıp yaşatabileceğini vurguladı. 

Karşılaşabileceğimiz senaryolardan ilkine göre merkez bankaları, özellikle Fed, parasal genişleme çerçevesinde ekonomiye para aktarmayı kesebilir. 

Böyle birşey hisselerde daha yoğun bir volatilite oluşturur çünkü dünya çapında hisse piyasasını destekleyen şeylerden biri, merkez bankalarının yoğun miktarda borç satın alması ve bunun böyle devam edeceği varsayımı.

Çoğalan volatilite, daha fazla hissenin düşmesine ve artmasına yol açarak hisselerini hedge etmemiş olanların hayal kırıklığına uğramasına neden olur.

İkinci senaryo ise, merkez bankaların para basmaya devam etmesi yönünde. Ama bunun gerçekleşebilmesi için tek neden, GSYH ve hisse başına kazançlar gibi esas ekonomik göstergelerin istenildiği kadar yükselmemesi olur. 

Böyle bir durumda, yükselen hisse fiyatları ekonomik gerçekle uyuşmadığı için hisse balonu eninde sonunda patlar.

Bu özellikle ABD tüketici harcamalarına bağlı olan şirketlere güvenenler için ciddi riskler teşkil ediyor. Piyasanın bu kesimi, hayal kırıklığına uğratan harcama verilerine rağmen son zamanlarda yoğun bir tempoda ilerliyor. 

Yatırımcılar durumun yakında düzeleciğini düşünüyor ama eğer düzelmezse, büyük bir şok yaşayabilirler. 

Yukarı

Business HT×