BIST 100 75.727 % -0,27
USD/TRY 3,4772 % 1,00
EUR/TRY 3,6724 % 0,43
Piyasalar
75.727
% -0,27
3,4772
% 1,00
3,6724
% 0,43
1,0561
% -0,51
10,94
0,31
1.159,86
% -0,93
54,33
% 0,82

Eksi büyüme ne anlama geliyor?

Negatif büyüme resesyon demek olmayabilir, ancak yetkililer alarm zillerini duymazdan gelmemeli

WSJ 29 05 2015, 16:03

Yavaş bir ekonomide negatif çeyrekler kimseyi şaşırtmamalı.

Azalan bir gayrisafi yurtiçi hasıla değeri (GDP), ekonomik durgunluk anlamına gelmeyebilir ancak politika yapıcılar tehlike sinyallerini görmezden gelmemeli.

Bugün açıklanan ABD gayrisafi yurtiçi hasıla değerleri, Amerikan ekonomisinin ilk çeyrekte gerilediğini göstiyor ancak bu Amerika'nın ekonomik durgunluğa girdiği anlamına gelmiyor.

Fakat ilk çeyrekteki ekonomik durgunluk daha köklü sorunlara işaret ediyor.

Son on yıl içinde Almanya ve Japonya, bir ülkenin büyüme hızının nasıl negatiflere inebileceğinin en iyi örneği. Amerikan ekonomisi her iki ülkeninkine göre daha sağlıklı omasına rağmen, eğer politika yapıcılar dikkatli olmazsa, döngüsel ve yapısal sorunlar yüzünden negatif büyüme görülen çeyrekler yaşamaya devam edebilir.

Amerika'nın bir ekonomik durgunluk yaşama eşiğinde olması çok da inanması güç bir fikir değil. Neredeyse altı yıldır devam eden genişleme, savaş sonrası ekonomik genişleme ortalamasını geçti bile. Tam istihdam olarak kabul edilen yüzde 5'lik bir işsizlik oranı, daha önce kullanılmayan işgücü ve kapasite de artık kullanıldığına göre ekonomik döngünün sonuna gelindiğine işaret ediyor.

Ancak öbür yandan, ekonomik döngüler genelde kendi kendilerine bitmez, onun yerine yüksek faiz oranları ve finansal kriz gibi bir çeşit şok yüzünden sona ererler. 

Günümüzde yaklaşan bir ekonomik durgunluğun neredeyse hiç bir habercisi yok. Enflasyon yüksek yerine tam tersine alçak seyrediyor, petrol fiyatları düşük ve eğer istemsiz olarak yarım zamanlı çalışanları da sayarsak işgücü sıkıntısı da yok. Bu nedenlerden dolayı, Fed 2008'den beri sıfıra yakın olan faiz oranlarını yükseltmiyor.

En önemlisi ise, işsizlik oranı gittikçe düşmeye devam ediyor. Şu ana kadar tarihte azalan işsizlik oranı her zaman beraberinde büyüyen bir ekonomi getirmiştir.

GDP ile işsizlik arasındaki ilişki Nüfus yaşlandıkça, iş gücü azalabilir ve daha az üretim olması iş sayısının azalmasına, yani işsizlik oranın düşmesine neden olacaktır. Eğer üretkenlik (işçi başına düşen üretim) aynı seviyede ilerlerse, üretim (yani GDP) düşerken işsizlik oranı yükselmeye devam edebilir. Bu durum gittikçe daha çok ülkenin başına geliyor. Bir ticaret araştırma grubu Conference Board'un verilerine göre, gelişmiş pek çok ülkenin nüfusu yaşlanıyor ve verimlilik oranı gittikçe azalıyor.

Bugün ABD Ticaret Bakanlığı Ekonomik Analiz Bürosu (BEA) tarafından yapılan açıklamaya göre, ülkede ikinci tahminlerle büyüme hızı revize edilerek birinci çeyrekte yüzde 0,2 artıştan yüzde 0,7 düşüşe çekildi. Böylece 2015'in ilk çeyreği bir süredir devam eden ekonomik genişlemenin üçüncü negatif çeyreği oldu. Önceki üç ekonomik genişlemede (1982-1990, 1991-2000 ve 2001-2007 tarihleri arasında) hiç negatif çeyrek yaşanmamıştı.

Yakın zamanda yaşanan negatif çeyrekler hem kötü şansa hem de tuhaf verilere addedilebilir. Bu kış, geçtiğimiz kış gibi, çok sert geçti ve Batı yakasında gerçekleşen bir liman grevi taşımacılığı kötü etkiledi.

Ancak Japonya ve Almanya örneklerinde olduğu gibi, ekonomik politika seçimleri de önemli bir rol oynadı. Fed yetkilileri sürekli olarak faiz oranlarını yükseleterek daha sıkı para politikası izleyeceklerini tahmin etti, ancak euro alanının rahatlamasıyla beraber dolar yükseldi ve ihracatı kötü etkiledi.

Fakat ekonomik daralmadan bu yana büyüme ortalaması sadece yüzde 2.2'de kaldı ve emekli olan "baby boomer" jenerasyonuyla beraber işgücü büyüme oranı azalarak, üretkenliğin 1970'lerden beri en düşük seviyeye inmesine neden oldu.

Az büyüyen bir ekonomide, politika yapıcılar her negatif çeyreğe gerileme sinyali olarak bakmalılar. Ancak negatif çeyrekleri gerçekten de gerilemeye dönüştürebilecek tipte hatalardan kaçınılmalı.

Yukarı

Business HT×