BIST 100 75.727 % -0,27
USD/TRY 3,4772 % 1,00
EUR/TRY 3,6724 % 0,43
Piyasalar
75.727
% -0,27
3,4772
% 1,00
3,6724
% 0,43
1,0561
% -0,51
10,94
0,31
1.159,86
% -0,93
54,36
% 0,87

"Bu Fed'in hatası"

Hisselerin değeri yükseldikçe yatırımcıların kendine olan güveni de artıyor; bu da bir sonraki başarısızlıkta birçok mazeret üretmelerine neden oluyor

MARKETWATCH 26 05 2015, 10:21

ABD hisseleri altı yıldır artmakta olduğu için bu piyasaya yatırım yapanlar şüphesiz çok daha zengin. Ama bu yüzden de daha hatalı düşünmeye meyilli olabilirler.

Kaliforniya Üniversitesi'nde finans profesörü ve davranışsal finans uzmanı Brad Barber, bu konu hakkında “Boğa piyasasında yatırımcıların mükemmel olduklarını düşünme eğilimi oluyor" dedi. Gerçekten de hisse fiyatları yükseldikçe yatırımcının kendine olan güveni artıyor ve kuşkulu istemlerde bulunabiliyor.

İşte belki daha önce bir arkadaşınızdan duyduğunuz hatta belki kendinizin bile yaptığı 7 hatalı yorum:

1. "Piyasayı alt ettim"

Yatırımcılar sıklıkla kendi hisse portföylerini ABD'nin büyük şirket hisselerinin endeksi olan S&P 500 ile kıyaslıyor. Bu, 2015 gibi bir yılda yabancı ve daha küçük Amerikan şirketlerinin hisseleri S&P 500'ü geçerken yapılabilecek en kolay karşılaştırma. 

Yabancı ve küçük hisselerin daha iyi bir performans sergilemesi portföy kazancını artırabilir ve bu yüzden de S&P 500'ü geçebilir. Ama porföy kazancı artsa bile belki de küresel menkul kıymetler borsasını takip eden başka bir endeksi geçemeyebilir. 

Eğer S&P 500 uygun bir kıyaslama sunmuyorsa yatırımcılar sürekli endeks değiştirirler ya da senelik sonuçları gözardı ederek 3-5 senelik kazançlara odaklanırlar. 

Ya da belki hiç endeks kullanmadan elde ettikleri sonuçları arkadaşlarının satın aldığı ve çok iyi yönetemediği yatırım fonları ile karşılaştırırlar.

2. "Hisse tahminlerim o kadar paza kazandırdı ki"

Hisse fiyatları 2009'dan beri üç katına çıktığı için altı yıldır hisse sahibi olan herhangi biri şimdiye kadar muhtemelen sağlam kazançlar elde etmiştir. Ama Barber, "Kazançlarımızı kendi becerilerimize atfediyoruz" diyor.

Bunun bir avantajı var elbet: Kendine güvenen insanlar genellikle daha mutlu oluyor. Ama sorun aynı zamanda çok daha fazla alım satım yapıp büyük ve çeşitlendirilmemiş yatırımlarda bulunuyorlar.

Barber'a göre bu eğilim hisseler yüseldikçe daha kötü bir hal alabilir. Porföyleri büyüdükçe yatırımcılar sadece daha ukala olmakla kalmıyor, aynı zamanda oyunun önüne geçtiklerini düşünüyorlar. Bu tıpkı gece başında şanslı olan kumarbazlara  da olduğu gibi "'ev parası' etkisi altında kalıyorsunuz. Daha fazla riske girmek isiyorsunuz çünkü kazanmaya devam edeceğinizi düşünüyorsunuz" diyor Barber. 

3. "Bu fed'in hatası"

Peki yatırımlarımız başarısız olunca ne yapıyoruz? Kendimizi suçlamak yerine günah keçisi arıyoruz. 

'Yatırım Psikoloji' kitabının yazarı ve Alaska Üniversitesinde finans profesörü John Nofsinger, “Tahvil portföyümüz geçtiğimiz yıllarda iyi bir performans sergilediyse bunun nedeni aldığımız iyi kararlar. Ama eğer kötü performans sergilediyse, Fed'i suçlarız." dedi.

Son aylarda tahviller kötü zamanlar geçirdi: 10 yıllık ABD Hazine bonosu yüzde 1.9'dan yüzde 2.2'ye yükselerek tahvil fiyatlarını düşürdü.

4. "Portföyüm o kadar büyüdü ki"

Bu doğru olabilir. Ama bu büyümenin ne kadarı yatırım kazançlarından ziyade bizim eklediğimiz birikimlerden kaynaklanıyor?

Eğer yatırım performansımız bizi hayal kırıklığına uğrattıysa, “Yatırım getirilerini ölçmekten ziyade yatırım seviyelerini ölçmeye odaklanabiliriz" diyor Nofsinger. “Eğer getirim olumsuzsa ama katkılar seviyenin yükselmesini sağladıysa, seviyeye odaklanabilirim."

5.  "Sadece kağıt kayıp"

Eğer 10 dolara satın aldığımız bir hisse daha sonra 8 dolara düşerse, kaybımız olur. Ama birçok yatırımcı bunu böyle yorumlamıyor.

Kaliforniya'da Santa Clara Üniversitesi finans profesörü ve "Yatırımcılar gerçekten ne ister?" kitabının yazarı Meir Statman, “İnsanlar kağıt üzeri kayıpların gerçek kayıplardan farklı olduğunu düşünüyor" diyor. Bunun nedeni ise hisselerin yeniden yükselme ihtimali.

Peki sonuç olarak kaybetmekte olan bir hisseyi satarsak ne olur? Yavaşca zihinsel artimetiğimizden o hisseyi çıkarırız ve yaptığımız her yatırımdan para kazandığımz hakkında komşumuza böbürleniriz.

6. "Çeşitlendirmek için satın aldım"

Eğer bir yatırım beklediğimiz performansı sergilemezse onu yeniden sınıflandırma eğiliminde oluruz. Mesela 2011'e kadar on yılda fiyatı yedi kattan fazla artan altının nasıl moda olduğunu düşünün.

Ama yükselmeye devam etmek yerine Eylül 2011'den beri altın fiyatı, değerinin üçte biri kadar azaldı. Peki ne yapmak lazım? Portföyümüzün "Beni zengin edecek hisse" kısmından alıp "belki eğer yeni bir maddi kriz durumu yaşarsak yeniden iyileşebilir" kısmına yerleştirebiliriz.

7. "Bu sefer düşüşten önce çıkacağım"

Geriye baktığımızda piyasa zirveleri ve dipleri aşikar görünüyor ve bu yüzden bir sonrakilerini de tahmin edebileceğimizi düşünüyoruz. Ama güncel boğa piyasasının zirvesi muhtemelen Mart 2009'daki son ayı piyasasının dip noktası kadar belirsiz olacak.

Yukarı

Business HT×