BIST 100 74.385 % 1,07
USD/TRY 3,5163 % -0,23
EUR/TRY 3,7886 % -0,14
Piyasalar
74.395
% 1,08
3,5179
% -0,18
3,7912
% -0,07
1,0774
% 0,09
11,00
0,07
1.172,98
% 0,22
54,67
% -0,49

Economist'ten seçim analizi

İktidarda olan siyasetçiler bilirler ki eğer ekonomi iyi gidiyorsa seçimi kazanma şansları da bir o kadar yüksektir

THE ECONOMIST 22 04 2015, 10:11

İktidarda olan siyasetçiler bilirler ki eğer ekonomi iyi gidiyorsa seçimi kazanma şansları da bir o kadar yüksektir.

Maaşlar yükseldiğinde ve istihdam imkanları yaygın olduğunda çalışanlar kendilerini mutlu hissediyorlar. Dolayısıyla birçok hükümetin siyasi kazanımlarını artırmak için ekonomiyi manipüle etmeleri çok şaşırtıcı değil. Yeni araştırmalar ise siyasetçiler ne kadar yoğun denerse denesin ekonomiyi seçim ihtiyaçlarına uydurmanın zor bir iş olduğunu gösteriyor.

Yale University’den William Nordhaus 1975 yılında yazdığı bir yazıda 'siyasi iş döngüsü'nü (PBC) tartıştı. Nordhaus seçimlere doğru ilerlendikçe siyasilerin daha fazla para harcadığını öne sürerken, bunların içerisinde işsizlik maaşlarının artırılması veya vergi indirimleri gibi bazı önlemlerin de olduğunu belirtti.

Siyasilerin umudu bu önlemlerin ekonomiye kısa vadede bir hız kazandırması ve seçimler öncesinde kendilerinin şansını bir nebze daha artırması. Seçimlerden sonra ise genellikle bu önlemlerden geri adım atarak ekonominin aşırı ısınmasını engellemeye çalışırlar.

Geçtiğimiz 40 yıl boyunca ekonomistler bu fikir etrafında belirli araştırmalar yaparken, birçoğu Nordhaus’un bulgularını onaylar nitelikte. Stanford University’den Kenneth Schultz’un 1961 yılından 1992 yılına kadar geçen sürede para transferleri üzerine yaptığı araştırmada siyasilerin seçim zamanlarında harcamaları artırarak seçmenleri yumuşatmaya çalıştığını not ediyor.

PBC özellikle seçim mücadelelerinin çetin geçeceği dönemlerde güçlü oluyor. Kaybetmekten korkan iktidar siyasetçileri popülaritelerini devam ettirebilmek için harcamaları artırıyor. Özellikle hesap vermenin az ve yönetici gücünün yüksek olduğu gelişen ülkelerde bu durum daha sık görülüyor. Bütün bunlar bazı siyasetçilerin yalnızca para transferi gerçekleştirerek değil bazen de oyları direkt satın alarak sistemi kendi çıkarlarına kullanmalarını kolaylaştırıyor.

Diğer yandan seçim harcamalarının istenen ekonomik büyümeyi tetiklediğine dair çok az destekleyici kanıt var. Brandice Canes-Wrone ve Christian Ponce de Leon tarafından 1975 ve 2012 yılları arasında 16 zengin ülke ve 56 gelişen ülke üzerinde yapılan bir araştırmaya göre harcamalardaki artışa rağmen her iki grubun da seçimler öncesi daha büyük bir ekonomik tecrübe etmediği görülüyor.

Buna dair muhtemel birkaç açıklama var. Bazı seçmenler seçimlerden sonra kemer sıkma olacağı beklentileriyle harcamalarında azalmaya giderek üretimi değişikliğe uğratmıyor olabilir. Veya hükümet ve kişisel harcamaların dışında milli gelirin bazı diğer kollarının (yatırım gibi) cevabı elinde bulundurduğu da söylenebilir.

Deloitte tarafından 14 Nisan’da açıklanan bir anket mekanizmanın nasıl işlediğine dair ipuçları veriyor. Ankete göre büyük Britanya şirketlerinin CFO’ları yaklaşan seçimlerden dolayı daha az risk almaya başlıyor. İki çeyrek önce CFO’ların yüzde 72’si bilançolarını esnetmek için iyi bir zaman olduğunu söylerken bu rakam bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 51’e indi.

Bu tipik görülen bir patern. 2012 yılında yapılan bir çalışma 1980 yılından 2005 yılına kadar 48 ülkede yaklaşık 100 bin şirkete göz atıyor. Çalışmaya göre şirketler seçim dönemlerinde diğer zamanlara göre yatırımlarını yüzde 4.8 azaltıyorlar. Ekonominin belkemiği olan pahalı uzun vadeli projeler, başladıktan sonra geri dönüşleri zor olduğu için özellikle baskı altında kalıyorlar.

GÜVEN OYUNU

Milli geliri artırmak isteyen iktidar siyasetçileri tam seçimler öncesinde yatırımların duraksamaması için ne yapabilirler? Araştırmalar zengin ülkelerdeki siyasetçiler için bu konuya dair basit cevaplar veremiyorlar. Böyle yerlerde yatırım yalnızca seçim sonuçları az belirsizlik yarattığında ve yatırımcının aklı karışmadığında istikrarlı hale geliyor. Fakat bu tür durumlarda ekonominin zaten iyi bir performans gösterdiği tahmin ediliyor.

Fakat yazarlar gelişen ülke siyasetçileri için bir umut ışığı yakıyor. Ülkelerin “siyaset skorları”nı hesaplayan araştırmacılar, şeffaflık ve yürütme gücünün üzerindeki dizginleri gözönüne alıyor. Yüksek “siyaset skoru” olan ülkelerde yatırım seçim dönemlerinde çok daha az sekteye uğruyor. Yani iktidardaki siyasetçiler için devletin parasını harcamak işe yarayabilir ama şeffaflığı ve hesap verilebilirliği artırmak çok daha fazla verim sağlayabilir.  

Yukarı

Business HT×