BIST 100 73.391 % 1,20
USD/TRY 3,5210 % 0,49
EUR/TRY 3,7573 % 0,53
Piyasalar
73.391
% 1,20
3,5210
% 0,49
3,7573
% 0,53
1,0652
% -0,11
10,93
0,10
1.177,43
% 0,49
54,46
% 0,96

"Fed faizi değil QE'yi artırabilir"

Ünlü yatırımcı Marc Faber, küresel ekonomiye yönelik beklentileri BusinessHT'ye değerlendirdi. Fed'in faiz artırımının gelecek yıla sarkabileceğini söyleyen Faber, "Daha fazla QE olabilir" dedi

İRFAN DONAT 10 03 2015, 10:43

'Doktor Kıyamet' lakaplı ünlü yatırımcı Marc Faber, BusinessHT'ye konuştu.

ABD, Euro Bölgesi, gelişen piyasalar ve jeopolitik riskler çerçevesinde küresel ekonomideki tabloyu değerlendiren Faber, Fed politikalarına yönelik çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Fed'den gelen açıklamaları ve atılan adımları değerlendiren Marc Faber, “Tüm bu uygulamalara bakıldığında mevcut tabloda Fed'in faizleri artırmayacağı oldukça net” dedi.

2009 yılından buyana faiz oranlarının sıfır seviyesinde olduğunu hatırlatan Faber, Fed'in faiz oranını artıracak olsa dahi bunun yılsonunda maksimum yüzde 0.25 ya da yüzde 0.50 gibi ufak bir artırım olacağını ifade etti.

ÜÇ KUŞKU NEDENİ

Faber, bu nokta da üç nedenden ötürü kuşkusu olduğunu belirterek şöyle konuştu: “Öncelikle ABD ekonomisi diğer ekonomilerden farklı olarak bilinenin aksine aslında zayıflıyor. İkinci nokta ise güçlü dolar. Fed'in güçlü bir dolardan hoşnut olduğunu sanmıyorum. ABD açısından güçlü dolar şirket kârları ve ekonomi üzerinde negatif sonuçlar doğuruyor. Üçüncü bir nokta ise önceki açıklamaları tartışma yaratan Fed, varlık piyasaları ile ilgili kaygı duyuyor. Faiz oranlarının artışı özellikle borsalar olmak üzere varlık piyasaları üzerinde negatif etki yaratabilir.”

Bu nedenlerden ötürü Fed'in faiz oranlarını bu yıl artıracağını düşünmediğini kaydeden Faber, Fed'in faiz artırımının gelecek yıla sarkabileceğini söyledi.

Faber, faiz artırımı bir yana şu öngörüde de bulundu: “Eğer ekonomi benim tahmin ettiğim kadar zayıflarsa ki zayıflacağını düşünüyorum, işte o zaman daha fazla QE (parasal genişleme) bile olabilir” dedi.

'Doktor Kıyamet' Euro Bölgesi'nin de ekonomik açıdan çok fazla büyümeyeceği görüşünde.

YUNANİSTAN JEOPOLİTİK BİR MESELE

Yunanistan tarafındaki krizin görününden farklı olduğu yorumunda bulunan Faber, tartışmanın daha çok politik kararlar noktasında olduğunu ve konuya ABD'nin de dahil olduğunu söyledi. Faber, “Bu grup, Yunanistan'ın Avrupa Birliği'nden kopmasını istemiyor. Çünkü biliyorlar ki Yunanistan Avrupa Birliği'nden ayrıldığı günün ertesinde Rusya ve Çin gibi ülkeler kapılarını açarak Yunanistan ile daha yakın ilişkiler kurmak isteyecek. O yüzden ABD'nin de içinde bulunduğu Batı ülkeleri çok pahalıya mal olsa bile Avrupa Birliği'ni bir arada tutmak istiyor “dedi.

Ukrayna'daki karmaşa ve jeopolitik krizin kendilerine çok açık olarak Rusya'nın Kırım'dan vazgeçmeyeceğini gösterdiğini kaydeden Faber, “Eğer Yunanistan Avrupa Birliği'nden ayrılırsa Karadeniz'e çok uzak değil. ABD açıkça Akdeniz'de bir Rus üssü istemiyor” diye konuştu.

Bir diğer nokta olarak da meselenin ekonomik boyutuna değinen Faber, Yunanistan'ın AB'den ayrılmasa bile Avrupa'dan para alacağını ifade ederek, sonrasında İtalya, Portekiz ya da İspanya gibi ülkelerin de bu konuda sıraya girebileceğini savundu. Faber, “Bu dipsiz bir kuyu” dedi.

EN PAHALI BORSA ABD'DE

ABD, Avrupa ve gelişen ekonomilere baktığında en pahalı borsanın ABD borsası olduğunu kaydeden Faber, “Avrupa borsaları daha iyi bir değere sahip, gelişen ekonomiler ise en iyi değere sahip. Bana göre 5-10 yıl vadeli yatırım anlayışına göre gelişen ekonomilerde ABD'dekinden daha fazla para kazanılır” dedi.

Fırsatlar açısından zaman zaman Türkiye'ye baktığını kaydeden Faber, şu an daha çok yaşadığı bölge itibariyle Asya piyasalarına odaklandığını belirtti.

2015 yılı için hem ekonomik hem de jeopolitik risklerin varolmaya devam ettiğini söyleyen Faber, makro ekonomik açıdan en büyük risk olarak 2008-2009 küresel krizini takiben finansal sistemdeki kaldıraçlı risklerin düşürülmemesini gösterdi.

Faber, küresel borcun küresel ekonomideki büyümeye paralel olarak artmasına dikkat çekti. Faber, “Toplam borç seviyesi 2007'den bugüne kadar 57 trilyon dolar arttı. Şuan oldukça kaldıraçlı bir ortamdayız. Asıl risk bu” dedi.

Yukarı

Business HT×